Atılım Makina’nın Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Yalçın Şentürk

09 Eylül 2019

 

Atılım Makina’nın Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Yalçın Şentürk ile firmalarının 30 yıllık başarı öyküsüne, yeni proje ve hedeflerine değindiğimiz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve sektördeki profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba kısaca kendimden bahsetmek gerekirse 2001- 2002 yıllarında Koç Üniversitesi’nde Elektrik Elektronik Mühendisliği okuduktan sonra Sabancı Üniversitesi’ne yatay geçiş yaptım. 1,5 sene Mekatronik Mühendisliği okuduktan sonra bölüm değişikliği yaparak 2007 yılında Sabancı Üniversitesi Üretim Sistemleri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Uzun yıllar IT, bilişim ve güvenlik sistemleri sektöründe kendi firmamı kurarak faaliyet gösterdim; bu alanda birçok kurumsal firmarın işlerini yaptım.

2013 yılında kendi şirketimiz Atılım Makina’da çalışmaya başladım. 2014 yılında İş Güvenliği ve Uzmanlığı C Sınıfı sertifikasını alarak yolumuza devam ettik.

Atılım Makina’nın kuruluşundan bugüne gelişim sürecinizden bahsedebilir misiniz?
Şirketimiz 1986 yılından beri kimya ve boya sanayisinin gereksinim gördüğü her türlü proses, anahtar teslim tesis, konstrüksiyon, standart ve özel imalat makinelerin yapımını üstlenmiştir. Sektördeki en eski firmalardan birisiyiz; son 10 yılda %70 ihracat ağırlıklı çalışıyoruz. Başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde hizmet vermekteyiz. Sektörün dünya devlerinden Oliver&Battle İspanyol firmasıyla uzun süre ortaklık yaptık.

Biz tecrübe ve eğitimin bir arada mükemmel sonuçlar doğurduğunun farkındayız; bu nedenle firmamız bünyesinde işinde uzman ve tecrübeli teknik kadromuz ve kuruluşumuzdan bu yana 10, 20 hatta 30 yılı aşkın bizimle birlikte olan ustalarımız ile mükemmel sonuçlar elde etmekteyiz. Uzun yıllar önce başladığımız bu zorlu süreçte, ülke genelinde ve firma bünyemizde birçok badire atlatılmasına rağmen şu an tasarım odaklı teknolojiye yönelik çalışmalarımız ile dünyanın birçok ülkesinde projeler yapmaktayız.

Atılım Makina’nın ürün ve ürün grupları nelerdir? Hangi sektörlere hizmet vermektedir?
Kimya ve boya sektörüne anahtar teslim üretim tesisleri kurarak yeni üyeler katmaktayız.

Bu süreçte makina üretiminden başlayarak tesis kurulumu ilk ürün üretimi ve personel eğitimlerine kadar bütün sorumluluğu almaktayız. Plastifiyan tesisleri, polyester tesisleri, P.V.A tesisleri, stern akrilik tesisleri, alkid reçine tesisleri, formaldehit tesisleri, bio dizel tesisleri, tiner tesisleri, vernik tesisleri, su ve solvent bazlı boya tesisleri, mürekkep tesisleri, holtmelt tesisleri. Başta Türkiye’de olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde kimya ve boya sektöründeki dev firmalara makina üretimi ve mekanik çözüm ortaklığı yapmaktayız. Reaktörler, mikserler, basketmiller, stok tankları, eşanjörler, dekantörler, bunkerler, filtreler, kolonlar, yıkama sistemleri, pilot tesisler.

Son dönemde sektöre sunduğunuz fark yaratan, inovatif bir makine üretiminiz oldu mu?
Sektörde olduğumuz uzun yıllar sektöre katkı sağlayan inovatif birçok proses ve makina imalatımız oldu. Bunlardan önemlerine göre 3 tanesinden bahsetmek istiyorum. Reçine sıyırma veya varil parçalama makinası.

“Başta Türkiye’de olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde kimya ve boya sektöründeki dev firmalara makina üretimi ve mekanik çözüm ortaklığı yapmaktayız.”

İlk olarak son yaptığımız Ar-Ge çalışmamızdan bahsetmek istiyorum. Bazı tür reçineler belli sıcaklığa getirilerek eriyik halde ince sacdan imal, kolay yırtılabilen varillere doldurulurlar. Daha sonrasında varil içerisinde donar ve bu şekilde nakliye edilirler. Reçineyi hammadde olarak kullanan firmalar el ile parçalayıp içindeki reçineyi alırlar. Ancak bu işlem çok zahmetli ve zaman alıcıdır aynı zamanda varil parçalanırken içerisinde toza dönüşen bir kısım reçine kayıpları meydana gelir. Yurt dışında bu işlem ile ilgili makinalar mevcut ancak fiyat bazında çok yüksektir. Burada aynı işlemi yapan bir makinayı yaklaşık 8 kat daha düşük bir maliyet ile ilk makinamızı ürettik ve şu an müşterimizin kullanımında. İkinci olarak daha geçmiş yıllarda yaptığımız ama benim gibi doğa sever biri için mutluluk veren bir proje olan hem çevre hem de işçi sağlığı açısından çok önemli olduğunu düşündüğüm kazan yıkama makinası ile ilgili çalışma. Kazan yıkama makinası her ne kadar iş gücü, zaman ve maliyet kayıplarını azaltmak için talep görmüş ve tasarlanmış olsa da çalışan sağlığı ve çevre kirliliği için çok önemli bir yere sahiptir. Kimya ve boya sektöründe çevre kirliliğine yapılacak en iyi şey mümkün olduğunca az atık çıkarmak ve bunların geri dönüşümünü sağlayabilmektir. Kazan yıkama makinaları da kendi alanında bu iki işi bir arada yapan bir sistemdir.

Boya, gıda, tutkal vs. alanında üretim yapan birçok firmada farklı ebat ve kapasitelerde seyyar kazanlar kullanılmaktadır. Bu sektörde birçok ekipmanda olduğu gibi ürün değişikliklerinde ekipmanların temizlenmesi gerekmektedir. Bazı kimyasalların çözülüp temizlenmesi için solvent bazlı çözücüler kullanılmaktadır. Seyyar kazanların temizlenmesi genelde çalışanın el gücü ile yapılır. Burada solvent tek seferlik kullanılır ve çalışan solventi sürekli olarak solumak ve temas etmek durumunda kalıyor. TÜBİTAK Ar-Ge desteğinden yararlanarak geliştirmiş olduğumuz kazan yıkama makinası farklı çap ve boylardaki kazanları kapalı bir ortamda kısa süreler içinde yıkayarak solvent kullanımını ve kaybını minimize eder, aynı zamanda kullanılmış solventi ayrıştırıp geri dönüştürerek defalarca kullanılmasını sağlar. Son olarak sektörde ismimizin çokça anılmasına yarayan geliştirdiğimiz bir kimyasal prosesten bahsetmek istiyorum; DOTP (Dioctyl Terephthalate) üretim prosesi.

DOTP; tereftalik asit ve dallı zincirli 2-etilheksanolün diesteri olan ftalat olmayan bir (plastifiyan) plastikleştiricidir. Son yıllarda DOP kimyasal maddesinin kanserojen etkiler gösterdiği gerekçesi ile Avrupa’da yasaklanması ve diğer ülkelerde de yasaklanması beklenen bir üründür. DOTP ise son yıllarda bu ürene çokça alternatif olarak üretilen bir plastifiyan türüdür.

Uzun yıllar edindiğimiz tecrübe ve denemeler neticesinde klasik üretim yöntemlerine göre enerji ve işçilik maliyetlerinde %75 düşüş; aynı 18 saatlik üretim süresini 8 saate indirmeyi başardık.

Yeni teknolojik trendler kapsamında projeleriniz nelerdir?
Son olarak KOSGEB KOBİGEL’in yerli teknoloji iş birliği ve dijitalleştirilmiş iş süreci konulu destek programı kapsamında yaptığımız kaynak robotu kurulumu için çalışmalara başladık. Bu süreçte kaynak işlemlerimizi daha kaliteli ve daha hızlı bir şekilde yapmayı planlıyoruz. Ayrıca firmamıza katmayı düşündüğümüz 3D Printer, drone, 3D tasarım ve dizayn programları 3D animasyon programları, analiz ve simülasyon programları gibi yazılımsal ve donanımsal yatırımlarımızın bir kısmını gerçekleştirdik; en yakın zamanda devlet teşvik ve destekleri ile birlikte kullanabileceğimiz teknolojik yatırım hedeflerimize ulaşmayı planlıyoruz.

Endüstri 4.0 sizler için ne ifade ediyor? Bununla ilgili proje ve çalışmalarınız nelerdir?
Kurmuş olduğumuz tesislerimizin hemen hemen hepsinde otomasyon PLC, Scada sistemleri kullanıyoruz; bu konuda partner firmalarımız ile sürekli dirsek teması halindeyiz. Bu konuya iki yönlü bakıyorum; birincisi şu an bu otomasyon sistemlerinde yaşadığımız yüksek maliyet, takip vs. gibi problemlere çözümler üretebilmesidir.

Kurmuş olduğumuz tesislerin birçoğu yurt dışında ve geri kalan tesisler ise Türkiye genelinde farklı şehirdeler. Bu tesislerde yaşanan sorunlara servis ve müdahaleler zorlu ve karmaşık bir durum almakta; kurulumda lisans ve donanım fiyatlarının çıkarmış olduğu yüksek maliyetler konusunda bize çözümler sunabilecek birçok beklentimiz mevcut.

İkinci olarak gelecekte kuracağımız insansız uzaktan erişimli kimya tesislerinden bahsetmek istiyorum. Bilindiği üzere kimya tesisleri iş güvenliği, işçi sağlığı, çevre kirliliği gibi konularda en riskli sektörlerden birisidir. Riskleri azaltmanın en iyi yolunun insani faktörleri minimize etmekten geçtiğini düşünmekteyim. Çalışanların tesisi üretim alanı dışından kontrol edebiliyor olması ve kimyasal maddelerin solunumu, teması gibi risklerin ortadan kalkması herhangi bir tehlike anında o alanda bulunmamaları bu konular için en etkili yöntem olabilir. Ayrıca yorgunluk, dikkat dağınıklığı, eğitim eksikliği vs. gibi nedenlerden kaynaklı kazaların yapay zekâ ile ortadan kaldırılmasına yarayabilir.

“Sektörde bir üniversitede yerleşimi bulunan tek firmayız; Gebze Teknik Üniversitesi’ndeki yerleşkemizde Ar-Ge faaliyetlerini sürdürdüğümüz pilot tesisimiz ve laboratuvarımız mevcut.”

Müşteri beklentilerini belirlemek için uyguladığınız stratejiler nelerdir?
Bu soruya cevap verebilmek için müşterilerimizi iki başlık altında ayırmam gerekecek. Sektörün içerisinde olup ihtiyaç, yenileme veya kapasite artırımı, yeni yan ürün üretimi için yatırım yapanlar. Sektörün dışında bulunup yeni bir yatırım yaparak sektöre giriş yapmak isteyenler. Bu iki gruptan ilki, sektörün içerisinde olanlar için; öncelikle taleplerinin gerçekten ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığını analiz ederiz. Eğer talepleri yanlış veya yetersiz ise ya da daha iyi bir çözümümüz mevcutsa kendilerini bu yönde yönlendiririz. Bizim işimiz mekanik ve fiziki çözümler üretmektir. Bu yüzden ilk olarak müşterilerimizin problemlerini öğrenmek isteriz.

İkinci olarak sektörün dışından olan müşterilerimiz için öncelikle yapacakları yatırımın fizibilitelerinin ne kadar sağlıklı olduğunu anlamaya çalışırız ve bu konu üzerinde tecrübelerimize dayalı önerilerimizi aktarırız. Bizim için asıl başarı yeni iş anlaşmalarından ziyade kurmuş olduğumuz projelerin hayata geçirilip uzun yıllar boyunca karlı bir yatırıma dönüşmesini görmektir.

Günümüzde yaşam kaynaklarımızın tehlike altında olması nedeniyle, çevresel önlemlerin gerekliliği daha da artmış durumda. Sürdürülebilir bir gelecek için yapmış olduğunuz çalışmalar nelerdir?
Bana göre bu konuda kimya ve boya sektörüne yaptığımız en önemli işler kurmuş olduğumuz tesislerin enerji harcamalarını ve atıklarını minimize etmektir. Yeni kurmuş olduğumuz tesislerde bu konuda sürekli Ar- Ge çalışmaları yaparak katkı sağlamaktayız. Ayrıca bu sektördeki müşterilerimizi gerek yönlendirerek gerekse projelerimizdeki kırmızı çizgilerimizi koruyarak firma olarak kendi alanımızda çaba sarf etmekteyiz.

Ar-Ge faaliyetleri konusunda ne gibi çalışmalarınızvar? 
Şirket bünyemizde Ar-Ge merkezi kurmak için çalışmalarımız devam etmekte. Öte yandan sektörde bir üniversitede yerleşimi bulunan tek firmayız; Gebze Teknik Üniversitesi’ndeki yerleşkemizde Ar-Ge faaliyetlerini sürdürdüğümüz pilot tesisimiz ve laboratuvarımız mevcut. Aynı zamanda orada üniversitenin kendi laboratuvarlarını da kullanabilmekteyiz.

Kimyasal prosesler üzerine üniversitedeki hocalarımızdan destek alarak uzun yıllardır sürdürdüğümüz Ar- Ge çalışmalarımız var. Az önce de bahsetmiş olduğum DOTP üretim prosesi de bu çalışmaların meyvelerinden biridir.