Boya ve Kaplama Sektöründeki Son Teknolojiler

25 Mart 2020

Günümüzde, “sürdürülebilirlik”, “yenilik”, “verimlilik” ve “kalite” terimleri tüm sektörler için olduğu gibi, boya ve kaplama sektörünü de şekillendirmekte, her geçen gün hem ham maddelerin seçiminde hem de üretim süreçlerinde yeni teknolojiler ortaya çıkmaktadır.

Çok genel bir sınıflandırma yapıldığında; (I) iç ve dış cephe boyalarını içeren “inşaat boyaları”, (II) “mobilya ve ahşap boyaları”, (III) “otomotiv boyaları”, (IV) hava-uzay, deniz, askeri ve genel endüstriyel uygulamaları içeren “sanayi boyaları ve koruyucu boyalar” ve (V)”matbaa mürekkepleri” boya endüstrisinin beş temel grubunu oluşturmaktadır.

Tüm bu gruplar için son yıllardaki temel yaklaşım; daha yüksek performans sergileyen, çevre dostu ve ekonomik bir boya sisteminin üretimi üzerine odaklanmaktadır ve tüm yeni teknolojik gelişmeler; yeni tip reçineler, katkı maddeleri ve pigmentlerin üretimini kapsamaktadır. Yeni teknolojik gelişmelerin sıklıkla yaşandığı son yıllarda oldukça popüler olan sistemler ise aşağıda başlıklar halinde özetlenmiştir.

“Akıllı boyalar ve kaplamalar” ana sınıfı altında gruplanabilecek sistemler; kendini temizleyen, fotokatalitik; fotovoltaik; su itici özelliği ve yüksek su buharı geçirgenliği sayesinde nefes alabilen; yüksek yağ itici özelliği sebebiyle lekelerin temizlenmesine imkân veren; havayı temizleyen; küf/mantar oluşumunu engelleyen anti bakteriyel; sıcaklık, ışık ya da basınç değişikliğinde renk değiştirebilen ve bir hasar oluştuğunda kendini iyileştirebilen sistemler şeklindedir.

“Hibrit boyalar ve kaplamalar” ana sınıfı altında gruplanabilecek sistemler; organik ve inorganik esaslı iki veya daha fazla farklı sistemin üstün özelliklerinin birleştirilerek daha yüksek performans elde edildiği hibrit boya/kaplama sistemleri; poliüre esaslı, polisiloksan esaslı ve floropolimer esaslı hibrit kaplamalar şeklindedir.

“Yüksek performanslı boyalar ve kaplamalar” ana sınıfı altında gruplanabilecek sistemler; %100 katı içerikli elastomerik poliüretan sistemler; yüksek katı içerikli epoksi sistemler, epoksi, poliüretan vb. esaslı toz boyalar; silikon reçine esaslı yüksek sıcaklık ve yangına dayanıklı boyalar ve yangın geciktirici (intumescent dahil) boyalar; özellikle askeri uygulamalarda kullanılan UV absorblayıcı boya sistemleri ve yüksek korozyon direnci gösteren koruyucu kaplamalar şeklindedir.

Canlılara, atmosfere, çevreye ve sistemlere daha az zarar veren tüm alternatifleri içeren “Yeşil Kimya” yaklaşımı da boya endüstrisinde oldukça popülerdir. Uluslararası çevre düzenlemelerine uygun olarak üretilen “Yeşil boyalar ve kaplamalar” arasında, “düşük karbon ayak izi sistemleri”; “düşük VOC (uçucu organik bileşik) sistemleri” ve “yüksek katı madde sistemleri” bulunmaktadır.

Doç. Dr. Serkan Emik

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
Mühendislik Fakültesi
Kimya Mühendisliği Bölümü

 

 

 

 

 

Prof. Dr. Işıl Acar

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
Mühendislik Fakültesi
Kimya Mühendisliği Bölümü