Clariant’ın Sinerjistik Karışımları

04 Temmuz 2019

 

Clariant’ın Sinerjistik Karışımları Yüksek Sürdürülebilirlik Profilleriyle Geleneksel Koruyuculara Alternatif Sunuyor

Clariant, kozmetik sektörüne yönelik yeni ürün ve çözümleriyle Türk ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor. Kimya sektörü, Türkiye’de ihracat açısından öne çıkan sektörlerden biri. İKMİB’nin 2017 faaliyet raporunda genel sektör ihracatının %15,2 artarak 16,1 milyar Dolara ulaştığı belirtildi. Aynı yılda kozmetik sektörü %9,7’lik bir artışla 772,7 milyon Dolara ulaştı, Türkiye ihracatında 7. sıraya yerleşti.[1]

Clariant’ın %100 yenilenebilir sorbitan kaprilat bazlı sıvı karışımlar portföyüne eklenen yeni ürünlerle birlikte Nipaguard®, formüllerindeki belirli içerikleri değiştirmek, farklı bir iddiayla yola çıkmak ve yeşil sertifika almak isteyen formül üreticilerine büyük kolaylık sağlıyor.

Bir kozmetik ürününün, raf ömrü ve kullanımı boyunca tüketici güvenliğinin sağlanması amacıyla mikroorganizmalardan korunması şarttır. Uzmanların, 2020 yılına kadar nüfusun %50’sinden fazlasının nemli tropikal bölgelerde yaşayabileceği yönündeki tahminleri[2] ışığında bilhassa uzun raf ömrü olan yüksek kaliteli kozmetik ürünlere talebin daha da artması bekleniyor. Ancak koruyucular, cilt sorunlarına yol açan en yaygın kozmetik içerikleri arasında parfümden sonra ikinci sırada geliyor.

Formaldehit ve parabenlerin yanında şampuanlarda ve banyo köpüklerinde kullanılan izotiazolin, sıklıkla alerji ve cilt tahrişine sebep olan maddeler arasında yer alıyor.[3][4] Sektörde daha etkili alternatif koruma stratejileri aranırken formül üreticileri, artan tüketici ihtiyaçlarıyla kendi ihtiyaçlarını mevcut kısıtlı seçeneklerle birlikte dengeleme problemiyle yüzleşiyor.

Günümüzde tüketiciler, uzun vadede güvenebilecekleri etkili, doğal, güvenli ürünler ve içerikleri arıyorlar. Formül üreticileri, geleneksel yöntemlere eşdeğer performansa sahip ve benzer fiyatlara sunulan alternatif koruyucu sistemlerle, yasal düzenlemeleri yerine getirmek ve aynı zamanda pazar taleplerini karşılamak zorundalar. Böylece düşük konsantrasyonda etkili olan ve formülasyon açısından kolaylık sunan çözümler öncelik kazanıyor. Doğru koruyucunun seçiminde formülasyonun türü ve pH değerleri; bakteri, maya ve küfe doğru giden etkinlik spektrumunda hedeflenen nokta ve hedef bölgedeki yasal düzenlemeler gibi çok çeşitli faktörler rol oynuyor. Tüm zorluklara ek olarak, bir formülün yeterli derecede korunabilmesi için genellikle birden fazla koruyucu kullanılması gerekiyor.

Daha doğal kozmetik ürünlerinin geliştirilmesinde gerekli olan koruyucular, yeşil sertifika almaya hak kazanmanın önündeki en büyük engeller haline geliyor. Clariant, formül üreticilerinin kapsamlı modern koruyucu kullanımını dengeleme konusunda karşılaştıkları boşluğu doldurmak için %100 sorbitan kaprilat bazlı kullanımı kolay mevcut sıvı karışım portföyünü genişletti. Daha da yüksek sürdürülebilirlik profiline sahip içerikler ve formüllerindeki belirli içerikleri değiştirmenin yanı sıra farklı bir iddia öne sürmek ve yeşil sertifika almak isteyen formül üreticileri için mevcut alternatiflerin artırılması, sektörün en yeni gelişmeleri arasında yer alıyor.