Çocuklarda İşitme Kaybının 6 Önemli Belirtisi

23 Mayıs 2019

 

Günümüzde yaklaşık olarak yeni doğan her 1000 bebeğin 1 ila 4’ünde işitme kaybı görülüyor. Yaklaşık yılda 1 milyon 290 bin bebeğin dünyaya geldiği ülkemizde bu rakam 1500 ila 2000 kadar işitme kayıplı bebeğin doğduğu ifade ediliyor. Üstelik bu sayı bebeklik döneminde gelişen kulak enfeksiyonları, orta kulak boşluğunda sıvı birikmesi, yaşanan travmalar ve bazı ilaçlar nedeniyle sonradan oluşan işitme kaybı eklendiğinde daha da artıyor. Günümüzde oldukça başarılı sonuçlar alınan tedaviler sayesinde çocuğun işitme ve konuşabilme yetisini kazanabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazım Korkut, tedaviden etkin sonuç alınabilmesinde ise erken tanının son derece önemli olduğunu vurguladı. Korkut, “Ancak belirtiler bazen gözden kaçabiliyor, özellikle de tek kulakta işitme kaybı olan tablolarda. Bu nedenle ebeveynler işitme kaybı belirtilerini bilmeli ve bunu fark ettiklerinde zaman kaybetmeden hekime başvurmalılar” şeklinde konuştu.

İşitme Merkezi İlk Yaşlarda Sesle Uyarılmazsa, Köreliyor

Ülkemizde her yeni doğan bebeğe hastaneden taburcu edilmeden önce işitme taraması uygulanıyor. İşitme taramalarının amacı, işitme engelli doğan bebekleri kısa sürede belirlemek, işitme engelli tanısı alanlara 6 aylık olmadan gerekli müdahalede bulunmak. Ancak orta kulak boşluğunda sıvı birikmesi, orta kulak iltihabı ve travmalar gibi etkenler nedeniyle bazı çocuklarda işitme kaybı sonradan da gelişebiliyor. Dolayısıyla ebeveynlerin işitme kaybı belirtilerine karşı dikkatli olmaları son derece önemli. Çünkü dile ait öğelerin kazanılmasında ilk 4 yaş çok kritik bir süreci oluşturuyor.

Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazım Korkut “İşitme merkezi ilk yaşlarda sesle uyarılmazsa, köreliyor. İşitme kaybı saptanamamış çocuklarda bu dönem tedavisiz geçirildiği takdirde, sonradan yapılan tedaviler maalesef 4 yaş öncesi kadar etkili olmuyor. Ayrıca, ileri derecedeki işitme kayıplarında koklear implanttan başka çözümü olmayan durumlarda, çocuklar belli bir yaşa kadar bu cihazdan faydalanamazlarsa sağır/dilsiz kategorisine girecekken, bu cihazı kullanan çocuklar ise akranlarıyla aynı sınıfta eğitimlerine ve sosyal yaşamlarına devam edebiliyor. Bu nedenle sorun ne kadar erken dönemde tanımlanır ve çocuk gereken tedavi ile rehabilitasyon programlarına dahil edilirse, bu olumsuz etkiler en aza indirgenebiliyor” dedi.

Dikkat! Çocuğunuzda bu belirtilerden biri bile varsa…

İşitme kaybını ifade edemeyecek yaştaki çocuklarda bazı belirtilere dikkat etmek erken tanı için çok önemli. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazım Korkut, aşağıda yer alan 6 belirtiden biri bile varsa mutlaka hekime başvurulması gerektiği ifade ediyor.

  • Görüş alanı dışında konuşan kişileri fark edemiyorsa,
  • Yüksek volümdeki seslere tepki vermiyorsa,
  • Gürültü seviyesinden bağımsız olarak, adının söylendiğini fark ettiğinde, korkmuş veya şaşırmış gibi bakıyorsa,
  • Ses düzeyi ailenin diğer üyelerinin duyabileceği yükseklikteyken televizyona yakın oturuyorsa,
  • Televizyon veya müzik cihazlarının sesini normalden daha yüksek düzeylere çıkarmak istiyorsa,
  • Telefondaki konuşmalara yanıt vermiyorsa, sık sık kulağını değiştiriyorsa.