Deri Sanayinde Alışılmışın Ötesine Geçiş -Balık Derileri

26 Ekim 2020

1900’lü yılların başlangıcına kadar ancak 2 milyar bile olmayan dünyadaki insan nüfusu özellikle son 70 yıl içerisinde yaklaşık dört kat artarak 8 milyara yaklaşmıştır. Bu hızlı artışın nedenleri arasında yaşam koşullarının, hızla gelişen bilim ve teknoloji sayesinde iyileşmiş olmasını ve birçok ölümcül hastalığı tedavi edecek sağlık yöntemlerinin bulunmuş olmasını gösterebiliriz. Ayrıca tüm bu gelişmelerin bir sonucu olarak ortalama yaşam süresinin uzamış olması da nüfus artışını doğrudan etkilemiştir.

Muslow’a göre beslenme yani yeme ve içme insanların en temel ihtiyaçlarının başında gelmektedir. Diğer ihtiyaçlarımız bu temel ihtiyacımız karşılanmadığı sürece fazla bir önem arz etmez. İnsanlığın tarihsel gelişiminde, beslenme ihtiyacı sonucu ortaya çıkan tarım ve hayvancılık insanlığın bugünkü seviyesine ulaşmasının da temel etkenleri olmuştur. Ancak yaşanılan coğrafyanın sahip olduğu besin kaynaklarının zenginliği ya da fakirliği o coğrafik bölgenin gelişmesine ya da geri kalmasına büyük katkıda bulunmuştur. Milyonlarca insan, farklı kötü beslenme biçimlerinden mustariptir. Aslında, 1,9 milyar yetişkin fazla kilolu veya obezken 462 milyonu düşük kiloludur. Çocuklar arasında, beş yaşın altındaki 52 milyon çocuk, kilolarının düşük olduğu yerlerde yetersiz beslenmeden kaynaklı zayıflıktan mustariptir.

Şekil 1. Kevin Carter- Akbaba ve küçük kız,1993, orijinal isim: Mücadeleci Kız

Şekil 1. Kevin Carter- Akbaba ve küçük kız,1993, orijinal isim: Mücadeleci Kız

 

Anadolu insanının daima medeniyetler kuşağında yaşama şansı olmuştur. Çünkü yaşadığımız coğrafya “Bereketli Hilal” olarak adlandırılan dünyanın en zengin tarımsal ve hayvansal besin kaynaklarının bir parçasıdır. Uzmanların görüşlerine göre de insanlığın beslenmesinde temel olan bu besinler tüm dünyaya da buradan yayılmıştır. Karasal tarım ürünlerinin ve hayvansal gıdaların çeşit olarak az ve miktar olarak yetersiz olduğu durumlarda, özellikle denizlere ve su kaynaklarına yakın olan bölgelerde balık ve su canlıları temel besin olarak ön plana çıkmaya başlar.

Kabuklu deniz ürünleri ve yüzgeçli balıklar, birçok hayvan türü ve insan tarafından tüketilen önemli besin kaynaklarından biridir. Deniz ürünleri, besin değeri yüksek hayvansal proteinlerin en ucuz kaynaklarından biridir bulunabilirliği ve satın alınabilirliği diğer hayvansal protein kaynaklarına göre daha iyidir. Zengin bir protein kaynağı olmanın yanı sıra, suda yaşayan canlılar daha düşük kalori yoğunluğuna sahiptir ve diğer protein kaynaklarına kıyasla yüksek oranda Omega 3 uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri içerir.

Balık eti ayrıca kalsiyum, fosfor, magnezyum, potasyum gibi mineraller ve eser elementler, çinko, iyot, demir, bakır, manganez, kobalt, selenyum ve florin yanı sıra yüksek düzeyde A, D ve B kompleks vitaminleri içerirler. Yani deniz ve su ürünleri insanlar ve diğer canlılar için ucuz ve kaliteli bir besin maddesi anlamına gelmektedir. Bunu istatistiklerden de görmek mümkündür: FAO’nun verilerine göre 2018’de 179 milyon ton balık ya avlandı ya da yetiştirildi ve bunun 156 milyon tonu sofralarımıza ulaştı. 1990 verileri ile karşılaştırıldığında, balık avcılığında %14, kültür balıkçılığında %527, balık tüketiminde %122’lik bir artış meydana gelmiştir.

Balık endüstrisi, yakalama ve tüketim arasındaki çeşitli aşamalarda üretilen farklı türlerde önemli miktarda atık üretir. Balıkların yaklaşık %70’i nihai satıştan önce işlenir ve bu da, işlem seviyesine ve balık türüne bağlı olarak balık atığının %20-80’ine neden olur. Hammaddenin türüne bağlı olarak bu, iç organlar, sakatatlar, pullar, çerçeve, deri, yüzgeçler, kafa ve kabukları içerebilir. İşlenmiş balık atıkları için en önemli mevcut kullanımlar arasında kozmetik, biyogaz/biyodizel, gübreler, diyet uygulamaları (kitosan), gıda ambalajları (jelatin, kitosan) ve enzim izolasyonu (proteazlar) için kolajen ve antioksidan izolasyonu bulunmaktadır. Gıda, tarım, su ürünleri yetiştiriciliği ve eczacılık gibi birçok endüstrinin ihtiyaç duyduğu değerli mineraller, enzimler, pigmentler ve aromalar bakımından zengindir. Kimyasal bazlı ürünlere göre önemli faydaları olan organik gübre ve kompost üretiminde de balık atıkları değerlendirilebilmektedir. Ayrıca, bu atıklar biyolojik dönüştürme süreci ile çevre dostu kompostlara dönüştürülebilir.

deri balık derisi

Son olarak, balık derilerinden katma değerli ürünlerin üretimi, gıda endüstrisinin atık kullanımının başka bir yolu olabilir çünkü balığın derisi de işleme aşamalarında oluşan bir gıda atığı olarak kabul edilir. Balık derilerinin geri kazanılması verimli su kültürü zincirini daha da genişletir.

İnsanlar çağlar boyunca birlikte yaşadıkları hayvanların derilerini farklı ihtiyaçlarını karşılamak için kullanma imkanlarını da araştırmışlardır. Balık derisi bunlardan biridir. Aslında balık derisinin eski zamanlardan beri üretildiği bilinmektedir. Balık derisi, Arktik toplumlarının giysi ve aksesuarlarını üretmek için nehirler ve kıyılar boyunca paylaştığı yerli miras ve geleneklerdendir.

Özellikle de Alaska ve Kanada’daki Inuit, Yup’ik ve Athabascan; Nivkh ve Nanai gibi Sibirya halkları; Japonya’daki Hokkaido adasından ve Rusya’nın Sakhalin Adası’ndan Ainu; Kuzeydoğu Çin’den Hezhe ve İzlandalılar. Genel olarak, her tür balık derisi tabaklanabilir. Bununla birlikte, pratikte sadece birkaç balık türü deri ve ayakkabı üretimi kaynağı olarak kullanılabilir. Burada temel ölçüt mamul hale dönüştürülecek balık derilerinin ekonomik bir büyüklüğe sahip olmasıdır. Balık derileri, yüksek piyasa değerine sahip çekici ve benzersiz cilt yapıları nedeniyle deri endüstrisi için ek bir hammadde kaynağı olarak tabaklar arasında ilgi görmektedir. Ancak balık derilerinin mukavemeti genellikle zayıf kabul edilir ve tek tip boyutlarda hammadde elde etmek zordur.

Bununla beraber son 25 yıldır moda dünyasında ortaya çıkan en heyecan verici deri tipidir. Balık derisinin doğal yapısına bağlı olarak, ürün bir kez deriye dönüştürüldüğünde estetik olarak zarif, albenili, güzel ve yüksek kalitelidir ve diğer sürüngenlerin derisi gibi egzotiktir. Dokunun boyutu ve zenginliği, pullarının türüne ve balık derilerine uygulanan üretim sürecine bağlıdır, bu nedenle taklit edilmeleri de zordur.

Son yıllarda balık derilerinin deri üretiminde kullanılabilirliği konusunda birçok bilimsel çalışma yapılmıştır. Deri için kullanılan bazı türlerin derileri şunları içerir: Sazan aynası (Cyprinus carpio specularis); vatoz; yazılı orkinos (Katsuwonus pelamis; Afrika yayın balığı, somon (Salmo sala), Baltık morina balığı; tek boynuzlu at deri ceket (Aluterus monoceros); mersin balığı; Sağ göz Avrupa pisi (Pleuronectes neatus); çavuş balığı (Centropomus undecimalis), Nil tilapyası (Oreocchromis niloticus), Atlantik kürek balığı (Chaetodipterus faber; cachara (Yoshida ve diğerleri, 2016); köpek balığı (Naresh, Arumugam ve Sanjeevi, 1997); barramundi (Lates calcarifer); mahi mahi (ortak yunus balığı (Coryphaena hippurus; cobia; pacu (Piaractus mesopotamicus), tambaqui (Colossoma macroporum) ve alabalık, yılan balığı, snapper gibi diğerleri.

Araştırmacılar, farklı tabaklama yöntemleriyle tabaklanmış bu balık derilerinin ve derilerinin histolojik, morfolojik ve dayanıklılığı ve özellikleri üzerinde çalışmışlardır. Bu güzel ve son derece çekici egzotik derilerin hangi son ürün olarak kullanılabileceğini tespit etmeye çalışmışlardır. Bununla birlikte balık derisi deri sanayinin alışılmış hammaddelerine sürdürülebilir bir alternatif olarak da dikkate alınmaktadır.

Fazlı Akyüz

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu
Tekstil, Giyim, Ayakkabı ve Deri Bölümü 
Deri Teknolojisi Programı

Kaynakça 
1- http://www.fao.org/state-of-fisheries-aquaculture 2- FAO (2014) The State of World Fisheries and Aquaculture, Food and Agriculture Organization of the United Nations. Rome. Available at: http://www.fao.org/3/a-i3720e.pdf (Accessed: 13 February 2019) 3- Ghaly, A. E. et al. (2013) ‘Fish Processing Wastes as a Potential Source of Proteins, Amino Acids and Oils: A Critical Review’, Journal of Microbial and Biochemical Technologyiochem Technology, 5(4), pp. 107–129. doi: 10.4172/1948-5948.1000110 4- Mohanty, B. P. et al. (2017) ‘Nutritional composition of food fishes and their importance in providing food and nutritional security’. doi: 10.1016/j.foodchem.2017.11.039. 5- O’Flaherty, F., Roddy, W. . and Lollar, R. M. (1958) The Chemistry and Technology of Leather. New York: Reinhold Publishing Corporation. 6- Souza, M. L. R. et al. (2004) ‘Resistência da pele de carpa espelho ( Cyprinus carpio specularis ) curtida pelas técnicas ao cromo e bioleather’, Acta Scientiarum Animal Sciences, 26(4), pp. 421–427. doi: 10.4025/actascianimsci.v26i4.1711. 7- Yoshida, G. M. et al. (2016) ‘Análises mecânicas e físico-químicas de couros de tilápia, cachara e salmão’, Archivos de Zootecnia, 65(251), pp. 349–355. doi: 10.21071/az.v65i251.696.
Bu konuda İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Deri Teknolojisi Programı bünyesinde son yıllarda atlantik somon, gökkuşağı alabalığı ve balon balığı derileri üzerinde yoğun olarak çalışılmaktadır.