Gebze-İzmir Otoyolu Projesinde Emülzer İmzası

17 Temmuz 2020

Gebze -İzmir Otoyolu, ulaşım süresini kısaltmasının yanı sıra birçok mühendislik yapısı ile farkındalık sunmaktadır. Osmangazi köprüsü 1550 metre orta açıklığı ve 2682 metre toplam uzunluğu ile dünyanın dördüncü en uzun açıklıklı asma köprüsüdür. Osmangazi köprüsü ve bağlantı yollarında birçok Emülzer ürünü kullanılmıştır. Doğa koşullarına direkt maruz kalınarak yapılan imalatlar, gerçekten büyük bir önem ve özveri gerektirmektedir. Büyük Sanat Yapılarının yerinde üretiminde ve prekast kirişlerin montajında birçok yapı kimyasalı ürünleri kullanmaktadır.

Elevasyon yükseklikleri 100 metreye kadar ulaşırken, betonarme imalatın teorideki gibi ilerlemesi mümkün olmayabiliyor. Temellerinde katran-badana olarak, anyonik bitüm emülsiyonu Emülzer Emilkote kullanılmıştır. Elevasyon yapımı devam ederken, temel hava koşulları ve yer altı suyunun etkisi ile aylarca su içerinde kalmak zorunda kalabiliyor. Buna rağmen üründe en ufak bir suda çözünme görülmemiştir. Aynı ürün menfezlerde de kullanılmıştır.

Maalesef, nadiren de olsa, beton dökümünden, demir donatısının sıklığından vb. kaynaklanan sebeplerden dolayı betonda tamir gereksinimi olabilmektedir. Oluşan yapı hasarlarının tamiratında üç bileşenli, epoksi esaslı, yüksek mukavemetli, akıcı grout harcı, Empoxy 420 kullanılmıştır.

Kalıp kurulabilecek alanlardaki beton tamiratlarında tek bileşenli, çimento esaslı esaslı, rötre yapmayan, akıcı Emülzer EM-Grout N kullanılmıştır. Grout’un akıcı özelliğinden dolayı bu uygulama (şayet tamir bölgesi kalıp kurmaya izin verir ise) daha başarılı sonuçlar vermiştir. Demir donatı nervürlerinin arasına sızan harç, aynı zamanda demirin arkasında oluşabilecek boşluklara da ulaşarak geçirimsiz ve boşluksuz bir yapı oluşturmaya izin vermektedir.

Alt geçitlerde, menfez içlerinde tamir ve onarım işleri çıkmaktadır. Ayrışma (segregasyon) olan beton yüzeylerin tamirlerinde ve tie-rod deliklerinin kapatılmasında çimento esaslı, elyaf takviyeli, yüksek mukavemetli, yapısal kalın tamir harcı Emülzer EM-80 T kullanılmıştır. Daha ince beton tamiratlarında, kuş gözlerini kapatmak için çimento esaslı, polimer modifiyeli, ince tamir harcı Emülzer EM-70 T kullanılmıştır.

Üst geçitlerde, betonun çıplak bırakılacağı yerlerde, yüzey görünümü de önemlidir. Aynı gün, aynı beton santralinde dökülen betonda bile renk farklılıkları olabilir. Bu renk farklılıklarını gidermek için beton rengine yakın, akrilik esaslı Emülzer Beyazcoat kullanılmıştır.

Doğadaki zemin koşulları her yerde uniform değildir. Bu değişken toprak yapısı üzerine, geniş açıklıklı betonarme gibi rijit bir yapı malzemesini tek parça halinde koymak, yapıda hasarlara neden olacaktır. Bu nedenle genleşme derzleri bırakılmalıdır.

TS 500’ün 6.3.4. Genleşme, Büzülme ve Sünme Etkileri başlığı altında şöyle detaylar verilmektedir: Sıcaklık değişimleri ve büzülme etkileri göz önünde bulundurularak, uzunlukları fazla olan hiperstatik yapılarda, üst yapıda genleşme derzleri düzenlenmelidir. Dış etkilere açık yapılarda, derz aralıkları 40 m.’yi aşmamalıdır. Sıcaklık değişimlerine karşı korunmuş ve uçlarında rijit perde bulunmayan çerçeve türü yapılarda, derz aralığı 60 m.’ye kadar artırılabilir. Zamana bağlı davranışı göz önüne alan hesapların yapılması veya büzülmeyi azaltan özel önlemler alınması koşuluyla, bu sınırlar aşılabilir. Simetrik olmayan sistemlerde ve simetrik olmasına rağmen iki yanında yanal ötelenmeleri önleyen rijit düşey elemanlar bulunan sistemlerde, derzler arasında kalan blok boylarının daha küçük tutulmasına özen gösterilmelidir. Yaklaşık 30 mm genişliğindeki bu genleşme derzlerine önce astar olarak tek bileşenli Emülzer PU Astar uygulanmış, daha sonra tek bileşenli, poliüretan esaslı Emulseal PU Mastik uygulaması yapılmıştır.

Büyük sanat yapılarında, prekast köprü kirişlerinin altında, kauçuk elastomer mesnetlerinin betona yapıştırılmasında iki bileşenli, epoksi esaslı tamir ve montaj harcı Emülzer Empoxy 310 kullanılmıştır. 1999 Marmara Depreminde de görüldüğü üzere, deprem esnasında en çok hasar, elastomerik köprü mesnetlerinin betona iyi yapışmamasından kaynaklanmaktadır. Betona kimyasal olarak sabitlenmeyen mesnetler yerinden oynarak düşmüştür. Bu nedenle kirişler ya aşağıya düşmüş, ya da kırılmıştır. Karayolları onarım için guse tekniğini de uygulamıştır.

Su geçirimsizlik kimyasalları ile ilgili olarak, K.T.Ş. 312.02.05’te (Karayolları Teknik Şartnamesi) ‘’Malzeme uygulama, güvenlik vb. yönlerden gerekli performans değerleri ve TS EN 1504-2 standardının şartlarını sağlaması ve CE belgeli olması şartıyla İdarenin İzni ile kullanılabilecektir’’ ifadesi yer almaktadır. Böylece likit membranların önü açılmaktadır. Bu projede, köprü, viyadük ve üst geçit tabliyelerinin su izolasyonunda bitüm esaslı membran kullanılmıştır. Ancak astar olarak Emülzer ürünleri tercih edilmiştir.

Otoyollarda bulunan gişeler hidrokarbona CxHy maruz kalır. Benzin gibi bu hidrokarbonlar betona sızarak zarar verir. Beton ek yerlerindeki derzlerin jet yakıtlarına da dayanıklı türleri vardır. Bu derz yerlerinde iki bileşenli, bitüm-poliüretan esaslı Emülzer HDM PU 2K kullanılmıştır.

Özetle;

Bir karayolu projesinde kullanılabilecek birçok yapı kimyasalı ürünleri bulunmaktadır. Şantiyelerdeki kalite kontrol laboratuarlarında beton, toprak, asfalt deneyleri yapılabilmektedir. Eksik kalınan noktalarda ise üniversiteler veya Karayollarının laboratuarları devreye girmektedir. Maalesef şantiyelerde kalite kontrol departmanı pek sevilmez, işi yavaşlatan veya taş koyan birim olarak düşünülür. Ancak, iyi bir kalite departmanı, yapımcı firmaya hem para, hem de itibar kazandırır. Yapı kimyasalları dahil olmak üzere, ‘’Deneysel Mühendisliği’’ öne çıkarmalıyız. Deneyip, testi geçen firmanın ürünleri ile ilerleyip, Fiyat/Kalite performansına bağlı olarak, satın almaya geçilmelidir.