Glütensiz Beslenme ile İlgili Önemli Bilgiler

06 Ağustos 2019

 

Glütensiz beslenme son dönemde popüler beslenme trendlerinden birine dönüştü. Ancak glütensiz beslenme ile ilgili tartışmalar sürüyor. Glütenin buğday, arpa ve çavdarda bulunan bitkisel kökenli bir protein olduğunu ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Eğer vücudunuz glüten yediğiniz zaman olumsuz bir reaksiyon gösteriyorsa tüketmeniz elbette doğru olmaz, fakat vücudunuzda herhangi bir reaksiyon olmamasına rağmen glüten tüketmiyorsanız harika bir prebiyotikten de vazgeçmiş oluyorsunuz” şeklinde konuştu. 

Glüten tüketiminin bazı bireylerde vücut savunma sistemi tarafından zararlı madde olarak algılanıp bağışıklık hücreleri tarafından tepki görebildiğini dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Tüketimin devamı halinde bu tepki ortamı yerini uzun süreli tahribatlara bırakır ve uzun vadede bağırsak hasarları gözlemlenebilir. Fakat herhangi bir kilo probleminiz veya glütenle ilgili bir şikâyetiniz olmamasına rağmen glüten tüketmek istemiyorsanız enerji kaybına ve hipoglisemik etkiye bağlı olarak kontrolsüz kilo kayıplarına, bunun sonucunda da bağırsak deformasyonlarına maruz kalabilirsiniz” dedi.

Kilo Verme Glüten ile İlgili Değil, Yetersiz Enerji Alımı ile İlgili

Glütenin çoğu karbonhidratın yapısında bulunan bir madde olması sebebiyle günlük diyetten basit karbonhidratların çıkarılmasının kilo vermeye dolaylı yoldan yardımcı olduğunu ifade eden Özdemir, “Kilo verme etkisi tamamen yetersiz enerji alımına bağlı. Yani arpa, pilav, makarna, ekmek, bulgur gibi çoğu karbonhidrat glüten içeriyor. Bunlar diyetten çıkarıldığı zaman haliyle kilo verme hızı da artıyor” şeklinde konuştu.

Çölyak Hastalığı ve Glüten Hassasiyeti Aynı Değildir

Glüteni çölyak hastalığı ve glüten hassasiyeti olmak üzere iki aşamada incelemek gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Arpa, pilav veya makarna gibi besinler tükettiğinizde veya ekmek yediğiniz zaman kendinizi konforsuz ve şişkin hissediyorsanız veya daha ağır semptomlar yaşıyorsanız bir gastroenteroloğa gitmenizde fayda var çünkü o zaman sadece hassasiyet değil çölyak hastası olabilirsiniz. Bu da genellikle kan testi ile ortaya çıkar. Fakat rahatsız edici bir semptom görmüyor iseniz sadece yüksek miktarlarda tükettiğiniz zaman kendinizi biraz şişmiş veya konforsuz hissediyorsanız glüten hassasiyetiniz var demektir” dedi.

Glüten Hassasiyetinin Artmasının Nedeni Farkındalığın Artışı

Son dönemde glüten ile ilgili hassasiyet yaşayan kişilerin sayısındaki artışın temel nedeninin farkındalığın artması olduğunu söyleyen Ulaş Özdemir, “Bunun yanı sıra özellikle her yeni jenerasyonun bağırsak florası bir öncekine göre daha hassas. İlaç kullanımı, zirai ilaçlar, şehir problemleri ve stres gibi faktörler neticesinde öncelikle etkilenen flora bağırsaklarımız oluyor. Her birinin artış faktörü neticesinde de hassasiyet artıyor” açıklamasında bulundu.

“Çölyak hastalığının birincil tedavisi glütensiz beslenme”

Glüten Ekmeğin Mayalanmasını Sağlıyor

Ekmek yapımı sırasında oluşan hamurun yapısını oluşturan, yani hamurun kendi yapısından sorumlu olan glüten olmadan ekmeğin mayalanmadığını ve kabarmadığını söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Çünkü buğdayda birçok farklı tür protein bulunur ve bunlardan sadece ikisi -glütenin ve gliadin- suyla birleştiğinde glüten olarak bilinen sakıza benzer sert ve esnek maddeyi oluşturur.

Buğday unu, suyla karıştırılıp yoğrulduğunda bu iki protein suyu tutar ve esnek glüten zincirlerini oluşturmak üzere birbirine bağlanır” şeklinde konuştu.

Glüten Olmayan Besinler

  • Et ve et ürünleri
  • Süt ve süt ürünleri
  • Çiğ kuruyemişler
  • Mısır
  • Zeytinyağı
  • Sebze çorbaları
  • Kuru baklagiller