Hava Kalitesinin İyileştirilmesi İçin Sıfır Emisyon Hedeflenmeli

02 Ekim 2020

Her 10 kişiden 9’u kirli hava soluduğu gezegenimizde, yılda 8 milyon insan hava kirliliğinin sebep olduğu hastalıklardan etkileniyor. Günümüzde, insan sağlığı ile ilişkili en önemli çevre konularının başında hava kalitesinin korunması geliyor.  Hava kalitesini olumsuz etkileyen en önemli faktörlerin başında ulaşım kaynaklı emisyon kirliliği geliyor.

Avrupa Hareketlilik Haftası’nın her yıl Eylül ayında düzenleniyor ve bu senenin konusu “Herkes İçin Sıfır Emisyon” olarak belirlendi.

Şehirleri ve belediyeleri sürdürülebilir ulaşım tedbirleri almaya teşvik eden hafta boyunca, belediyelerin ulaşım planlamasının ve toplu ulaşım sisteminin geliştirilmesi, bisiklet ve yaya yollarının artırılmasının yanı sıra, vatandaşların bireysel araçlar yerine alternatif ulaşım metotlarıyla seyahat etmesini teşvik etmek için farkındalık çalışmaları yürütüldü.

Türkiye’de 2002 yılında 8,6 milyon olan taşıt sayısı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2020 yılının Temmuz itibarıyla 23 milyonu aştı. Motorlu taşıt sayısında son yıllarda yaşanan bu artış, şehirlerdeki ulaşımdan kaynaklı kirlilik oranlarını da arttırdı.

Dikkat çeken önemli bir konu ise, motorlu araçlar yaşlandıkça tükettikleri yakıt miktarlarının ve kirletici emisyonlarının da aynı ölçüde artması.

Türkiye’de 0-5 yaş arasındaki taşıtların toplam içindeki oranı yüzde 33,4 iken, 6-10 yaş arası taşıtların oranı yüzde 21,7, 10 yaş üzeri taşıtların oranı ise yüzde 44,9’u buluyor.

Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında gerçekleştirilen çalışmalardan biri de T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması Projesi’nin (CityAir), Türkiye Belediyeler Birliği ile ortaklaşa düzenlediği “Herkes İçin Sıfır Emisyon Özel Oturumu” oldu.

Oturuma katılan belediye temsilcileri, ulaşımdan kaynaklı hava kirliliğinin ortadan kaldırılması için oluşturulacak eylem planlarını ve farklı belediyelerin uyguladığı iyi örnekleri masaya yatırdı.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sektör Yöneticisi Göktuğ Kara bir konuşma yaptı.  Türkiye’den 551 belediyenin Bu yıl Avrupa Hareketlilik haftası için kayıt yaptırdığını belirten Kara; “Pandemideki üç aylık eve kapanma döneminde trafiğe çıkan araç sayısındaki azalmanın hava kalitesine yaptığı olumlu katkıyı bizzat deneyimledik. Bunun üzerinde Avrupa Hareketlilik Haftası etkinliklerine katılmak için 551 belediyemizin kayıt yaptırması konunun ne kadar sahiplenildiğinin en iyi göstergesi oldu. Türkiye gelişmekte olan bir ülke. Gelir arttıkça hareket ihtiyacı da artıyor.

Halihazırda sera gazı salımının yüzde 25’i ulaşım kaynaklı ve bunun yüzde 70’i şehirlerde gerçekleşiyor.  Mevcut konjonktürde artan hareketlilik ihtiyacı, kentlerdeki ulaşım kaynaklı salımı artıracaktır.  Asıl zorluk 2050 yılında bu oranı aşağıya nasıl çekebileceğimizdir. Bu yüzden kısa mesafelerde yürüme ve bisikleti tercih edebilecek çözümler öneriliyor olmalı. Sıfır emisyonlu hareketlilik için gerekli altyapı ve ulaşım türleri arasındaki entegrasyon tamamlanmalı. Akıllı ulaşım sistemlerine de önemli bir rol düşecek. Bunun için de yerel otoriteler ile merkezi yönetimlerin bir araya gelip yeni ihtiyaçlara cevap verecek sürdürülebilir hareketlilik planlarını standart olarak ortaya koyması gerekiyor” dedi.

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Mali Yardımlar Daire Başkanı Dr İsmail Raci Bayer de toplantıda önemli noktalara değindi. AB Katılım Öncesi Mali Yardım Fonları (IPA) ile 335 milyon Avro bütçeli “Çevre ve İklim Eylemi Sektör Operasyonel Programı”nı yürütüklerini bildiren Bayer: “Bu çerçevede ülkemize tahsis edilen 335 milyon Avro’nun yaklaşık yarısı, şu ana kadar imzalanan 41 adet proje ile sözleşmeye bağlandı. CityAir’in de bu kapsamda hayata geçirilen bir proje. CityAir’in en önemli farkı toplumsal farkındalık ayağının da olması. Bu farkındalığı oluşturabilirsek her vatandaşımız hava kalitesinin iyileştirilmesi için bireysel olarak katkıda bulunabilir” şeklinde konuştu.

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hava Yönetimi Daire Başkanı Nazan Özyürek CityAir projesi kapsamında yapılan çalışmaları özetledi. Öncelikli hedeflerinin hava kirliliğinin oluşumuna sebep olan bütün kaynakların tespit edilmesi olduğunu söyleyen Özyürek; şöyle devam etti: “Sanayi ve evsel ısınmanın yanı sıra ulaşım da en önemli kirleticiler arasında yer alıyor. Kentlerde kirliliğin yüzde 15’i karayolu taşıtlarından kaynaklanıyor.

Çünkü bizim şehirlerimiz araç öncelikli şehirler. Şehirlerimizi bisiklet, scooter ve yürüyüş gibi alternatif ulaşım araçlarına uygun hale getirmek için bir dizi çalışma yapıyoruz. Hedefimiz yıl sonuna kadar yasal düzenlemeleri tamamlayarak 6835 kilometre bisiklet rotası oluşturmak ve dört ayrı güzergahta kullanıcıların hizmetine sunmaktır.”

Bisikleti hobi değil ulaşım aracı olmalı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Dış İlişkiler Müdürü Nilüfer Sivrikaya bisikletin önemine değindi. Bisikleti bir hobi olmaktan çıkarıp ulaşım aracı haline getirmek gerektiğine dikkat çeken Sivrikaya, “TTB olarak belediyelerimizi teşvik etmek amacıyla yaptığımız çalışmalar meyvesini veriyor. 2018 yılında Avrupa Hareketlilik Haftası için 20 civarında belediyemiz başvuru yapmışken bu yıl 551 belediyemiz başvuru yaptı.

Etkinliklere en yüksek başvuru 600’ün üzerinde belediye ile İspanya’dan yapıldı. Ancak oranladığımızda İspanya’da 8 binin üzerinde belediye varken Türkiye’de 1389 belediye var. Oranladığımızda en yüksek başvuru oranının Türkiye olduğunu sevinerek görüyoruz. Bu da konuyu ne kadar sahiplendiğimizi gösteriyor” şeklinde konuştu.