Hyaluronik Asit ve Organizmada Anahtar Rolü

29 Haziran 2020

Vücudumuz doğal olarak organizmamızın her yerinde bulunan ortalama 15 gram Hyaluronik asit (HA) içerir: Cilt, eklemler, kafa derisi, gözler, yumuşak dokular ve sinovyal sıvı. Kimyasal yapısı nedeniyle, HA çok miktarda su tutabilir, fakat döngüsü çok kısadır, vücudumuzdaki Hiyaluronik asitlerin yaklaşık üçte biri her gün yenilenir. Vücudun her bölgesinde HA, moleküler ağırlığı (MW) ile ilişkili farklı fonksiyonlara sahiptir: Yüksek MW HA daha fazla su tutma fonksiyonuna sahipken, düşük MW HA biyolojik aktiviteleri artırır ve sinyal molekülünün rolünü oynar. Derideki HA’nın işlevsel rolleri şunları içerir:

1- Nemlendirme ve su tutma,
2- Hücre dışı matriste bir hidrojel oluşturarak cilt viskoelastisitesini ve tonisitesini korumak,
3- CD44 reseptörleri ile hücre çoğalmasını ve iletişimini geliştirmek,
4- Besinlerin taşınması yoluyla hücresel hareketliliği ve canlılığı kolaylaştırmak.

Yaşlanma Süreçleri ve Dermal Dolgu Maddeleri

Kronolojik yaşlanma ile cilt hücrelerinin metabolik verimliliği azalır, hücre dışı matrisin ana bileşenlerini üretme kabiliyetlerini azaltır. Yüksek parçalanabilirlik oranı sayesinde HA yaşlanmanın ilk belirtileri olan derin çizgiler ve kırışıklıkların ortadan kalkması için en iyi matris polimerler arasındadır. Aynı zamanda, yaşlanan hücrelerin antioksidan savunmaları oldukça azalır, bu da onları serbest radikallere karşı daha hassas hale getirir.

Paralel olarak, dışsal yaşlanma, bir dizi çevresel saldırganlığa günlük maruziyetlerle yönlendirilir: UV, mavi ışık, kirlilik, kimyasallar veya tekrarlanan mekanik stresler.

Tüm bu faktörler Reaktif Oksijen Türlerinin (ROS) üretimine, hücre bileşenlerine zarar vermesine ve hücre dışı matris liflerinin (kolajen gibi) bozulmasını teşvik ederek matris metaloproteinazların (MMP) aşırı ekspresyonuna neden olur.

Estetik dermal dolguların çoğu, yüksek hacimli dolgu özelliklerine sahip cildin doğal bir bileşeni olduğu için HA’ya dayanır (su bağlama kapasiteleri). Bununla birlikte, bu dermal dolgu maddelerinin kullanımı, olası komplikasyonlarla yerel enjeksiyonlar gerektirir ve maliyetlerine rağmen, cildin doğal korumasını geri yükleyemezler

Bu nedenle cildi ve yapısını ömür boyu koruma ve bunun yanında mümkün oldukça cildin ana özelliklerini yeniden kazandırma ve kırışıklıklardan kurtulma için alternatif oluşturma büyük önem taşımaktadır.

Dermal Dolgu Maddelerine Kozmetik Alternatif PrimalHyal™ Ultrafiller

Bu karşılanmayan ihtiyacı karşılamak için Aktif Güzellik uzmanları, tam asetilasyonu sayesinde belirli bir HA’nın biyoyararlanımını optimize ederek yeni nesil topikal HA olan PrimalHyal™ Ultrafiller’i tasarladı. PrimalHyal™ Ultrafiller, cilde derinlemesine nüfuz ederek kırışıklıkları hızla azaltarak bir dolgu maddesi gibi davranır. Ayrıca cilt epidermisi ve dermis metabolizmasını uyarır:

1- Fotosel kirlilik altında bile kolajenaz üretimini ve kolajen bozulmasını azaltarak hücre dışı matrisi korur.

2- Cildin serbest radikallere karşı savaşmasına yardımcı olarak, sitozom yolundan antioksidan savunmaları geri yükler.

Biyolojik Aktivite
Daha Derin Cilt Penetrasyonu ve Uzun Süre Kalıcılık
1. Derin Cilt Penetrasyonu

37 yaşındaki Kafkas bir donörden alınan deri eksplantları 8 saat boyunca %1 standart HA (PrimalHyal™ Ultrafiller ile benzer MW aralığı, ancak asetile edilmemiş) veya PrimalHyal™ Ultrafiller ile bölgesel olarak tedavi edildi ve ürünlerin penetrasyonunu değerlendirmek için Raman spektroskopisi ile analiz edildi.

Sonuçlar: Standart HA 20 ile 50μm arasında ortalama bir deriye nüfuz eder. PrimalHyal™ Ultrafiller çok daha derine nüfuz eder, sinyalin çoğu ciltte 100μm civarındadır.

2.Biyolojik Uzun Ömürlülük

Standart HA ve PrimalHyal™ Ultrafillerin biyolojik bozulmaya karşı direnci hyaluronidaz ile 16 saat kuluçkaya yatırılarak analiz edildi ve bozulma seviyesini tahmin etmek için HPLC analizi kullanıldı (MW’nin azaltılması).

Sonuçlar: PrimalHyal™ Ultrafiller, biyolojik bozulmaya karşı yüksek bir direnç gösterir ve bozulmanın sadece %7’sini gösterir. Standart HA neredeyse tamamen bu koşullarda (%92) bozulur. PrimalHyal™ Ultrafiller yarı ömrünün standart HA den 13 kat daha uzun olduğu tahmin edilmektedir.
**p<0.01 Öğrencinin t-testi ***p<0.001 Öğrencinin t-testi

Dermis Aktif Koruma: Kırışıklık Giderici Aktivitesi

52 yaşındaki bir donörden gelen fibroblastlar 2 saat boyunca PrimalHyal™ Ultrafiller ve standart HA’nın %0,1’i ile ön kuluçkaya yatırıldı ve H2
O2 (200μM) tarafından indüklenen oksidatif strese maruz kaldı veya maruz kalmadı. MMP-1 ve MMP-3 üretimi Luminex tarafından oksidatif stresten 48 saat sonra değerlendirildi kollajen I yıkımı DQ-kollajen I kullanılarak floresan analizi ile ölçüldü.

Sonuçlar: PrimalHyal™ Ultrafiller oksidatif stres koşullarında MMP-1 ve MMP-3 kolajnez üretimini %-40’a kadar inhibe eder. Ayrıca önemli ölçüde kollajen I bozulmasını azaltır,oksidatif stresi -42% altında düşür.

Standart HA kalogenazlar azaltmak için hiçbir etkinlik göstermez.

Klinik Testler
Orta ve Uzun Süreli Yaşlanma Karşıtı Aktivite
1. Nasogenian Kırışıklık Azaltma (1 Ay)

Nazolabial bölgesinde kırışıklıkları olan 20 gönüllü (35 ile 70 yaş arası, ortalama 56 yaşında) üzerinde ikili kör test değerlendirmesi yapıldı. Gönüllüler, günde iki kez ( sabah ve akşam) 28 gün boyunca %0.1 PrimalHyal™ Ultrafiller içeren veya aktif içermeyen (plasebo) bir benzer kremi yüzlerinin her iki tarafına da uyguladılar. D0 ve D28’den sonra kırışıklıkların sayısını ve alanını değerlendirmek için VISIA® analizi yapıldı.

Sonuçlar: 1 ayda, PrimalHyal ™ Ultrafiller nazogeni kırışıklık sayısının %-9’una, nazogenian kırışıklık alanının %-13’üne düşmektedir.

2. Cilt Dokusunun İyileştirilmesi (2 Ay)

Yüzde kırışıklığı olan 30 gönüllü (50 ile 70 yaş arası, ortalama 57 yaşında) üzerinde ikili kör test klinik değerlendirmesi yapıldı. Gönüllüler, günde iki kez (sabah ve akşam) 56 gün boyunca % 0.1 PrimalHyal ™ Ultrafiller içeren bir krem veya aktif içermeyen (plasebo) benzer kremleri uyguladılar. D0 ve D56’dan sonra cilt dokusunu değerlendirmek için VISIA® analizi yapıldı ve gönüllülerden cilt özellikleri üzerindeki ürün etkinliğini değerlendirmeleri istendi.

Kaynaklar :1. Kanda, N., and S. Watanabe. 2007. Histamine enhances the production of human þ-defensin-2 in human keratinocytes. Am. J. Physiol. 293: C1916 –C1923. 2. Braff, M. H., and R. L. Gallo. 2006. Antimicrobial peptides: an essential com- ponent of the skin defensive barrier. Curr. Top. Microbiol. Immnunol. 306: 91–110.

 

Damla Yaman

Satış Uzmanı 
Cosmer Kimya