İç Mimaride 2017 Raporu

17 Temmuz 2017


Türkan Pınar

İç Mimar

Yalın prestij!
2017 yılı iç mimari esintileri aslında sinyallerini çok öncesinde vermeye başlamıştı. Bu yılın
en büyük akımı yeşil ve ona eşlik eden modüler sistemler, bohem bir havaya sahip tasarımlar
ile beraber modern dekorasyona eşlik eden malzemeler. Adeta bu yıl tüm akımlar ve tasarımlar
eskiye öykünürken şunu hatırlatıyor; ‘’Zamanı yakala, teknolojiye vurgu yap ama yalınlıktan
uzaklaşma’’.Pastel tonlar, greenery, ahşap ve mantar dokusu doğallığı ve doğadan geleni mekanlara empoze ederken,
tasarımlarda kullanılan pirinç, bakır ve gold ile çağdaş akımları da bu duyguyla harmanlıyor.

Yeşile Güven
2017 yılında koyu mavi ve asker yeşili artık hakimiyetini kaybediyor. Tasarımlarda yeşilin tonları ve özellikle; zümrüt, koyu
yeşil, ve limon yeşili öne çıkıyor.İç mimaride bu yıl neden Greenery sorusunu, Pantone Renk Enstitüsü “Çünkü stresli ve
gergin bir dünyada yaşıyoruz.” ifadesiyle açıklıyor. Tabiatın ana renklerinden yeşil psikolojik olarak huzur, güven ve rahatlığı
simgelerken, mekanlarda daha genç tasarımların da etkileriyle; yenilikçi, canlı ve doğal olanı tekrar hatırlatıyor. Üretkenliği
tetikleyen yeşili genellikle; sağlık kuruluşları, vakıflar ve güveni vurgulamak isteyen şirketlerin logolarında görmeye alışkınız.
Ancak yeşil 2017 yılında her mekan ve alanda kendini gösteriyor. Ekolojik farkındalığa artan inanç ile beraber; mimaride bu
anlayışın modern yapılardaki yansılamaları da artıyor.Duvar kağıtlarında, döşemelerde ve aksesuarlarda kısacası
dekorasyonda büyük rol oynayan kombinler halinde yeşili görüyoruz. Yine yeşili destekleyen renkler pastel tonları ve gri.
2017’de mantar pano dokusunu,hasır, halat ve kapitone gibi doğal ve retroyu vurgulayan malzeme ve dokuları greeneryden
daha iyi ne taşıyabilir ki.

Tropikal İhtişam
Greenery’nin tropikal esintilere etkisini ise yine aynı şekilde dekorasyonda sadelik ve dinginlik; bir nevi kaçış arayışını
simgelerken yakalıyoruz. Geçmiş yılların aksine daha ihtişamlı unsurlar içeren ve parlak tonlar barındıran ve aynı zamanda
hayvansal motifler, yaprak formları ve canlı bitkiler olarak dekorasyonda gördüğümüz tropikal etkinin payı 2017’de büyük.
Tropika bölgesine ait ve tropikayla ilgili tüm detayları tasarımlarda görmeye devam edeceğiz. Egzotik meyvelerin süslediği
yastıklar, kilim ve perdeler, hayvansal figürleri andıran züccaciye tasarımları ve minimalist dekora eşlik eden yeşil ve canlı
bitkiler gibi. Nano teknolojik tekstil ürünleri, boya ve döşemeler için aranan ilham bulundu diyebiliriz. Canlı bitkilerin de yine aynı
şekilde kendini öne attığı bir dekorasyon kaçınılmaz.

Ahşap Samimiyeti
Bu yıl iç mimaride tasarımlar, doğal ve yalın olandan yana olmaya devam ediyor.Bahsettiğimiz gibi tropikal esintiler ve yeşilin gücü
tabii ki; hem iyi, hem sıcak, hem de doğal olan ahşabı öne çıkarıyor. Ahşap, cilasız mobilyalar, halatlar ve country stilinin etkisiyle
birleşiyor. Ahşabı fonksiyonelleştiren bir stil hakim. İç mekanlara kattığı daha sıcak ve samimi his ile ahşap ister geleneksel isterse
çağdaş tüm tasarımlara uyum sağlayabilen, yaşayan ve insanın doğasına uyumlu bir malzeme olduğu için popülerliği artıyor. Birçok
restorant ve cafede karşılaştığınız kütük görünümlü masaları artık ev dekorasyonunda da görüyoruz. Ahşap adeta bir teknoloji
paratoneri vazifesi görüyor. Dekorasyonu yumuşatıp samimi hale getirirken, yalınlığı bozmadan prestijli bir görünüm sağlıyor.
Doğanın bohem yansıması ahşabı 2017’de daha çok alanda görmeye devam edeceğiz. Ve beraberinde ahşabın bu bahsettiğimiz
sıcak ve yaşayan bir malzeme olmasının avantajını tasarımlarda modern çizgilerle beraber kullanarak avantaja çevirebiliyoruz.
Modüler sistem; yaratıcılık ve gereklilikten doğan bir durum. Daha az yer kaplayan, iç mekanları daha kullanışlı ve düzenli bir hale
sokan bu sistem; tasarımlarda metal  çerçeveli ahşap raflar, askılıklar ve mekana göre değişebilen oturma grupları gibi mekana
hafiflik ve konfor katıyor.

Bohem
Bohem
Ahşap detaylarla birleşen bohem hava, daha canlı titreşimler yayarken dinamizmi de ortaya çıkarıyor. 1960-70’lerin etkilerini mutfak
eşyalarında, klasik bir görünümü yükselten ve limon yeşiliyle çok yakışan yumuşak geçişli sofistike unsurlarda görüyoruz. Bu retro
algısını modern teknoloji sayesinde, eski tasarımların yeniden uyarlanması şeklinde tanımlamak mümkün. Heykel formlarında
sandalyeler, fantastik görünümlü ve retro renklere sahip aksesuarlar ya da o yıllardan ilham alan aydınlatma tasarımları… Limon
yeşili bir zemin, aksesuar ya da koltuk adete altı kırmızı kalemle çizilmiş bir tasarım algısı yaratacaktır. Vintage tıpkı yeşilin
yükselişindeki sebep gibi geçmişe olan özlemi bugün popülerleşerek ispat etmiş oluyor. İç mimaride gold metaller, kristal ve cam
stiller,nano kumaşlar ve çok zıt görünse de geometrik unsurlarla yan yana kullanılıp bu bohem esintiyi parlatıyor.2017 yılında ortaya
çıkan yeni denge; ferah bir görünümle yalınlık, malzeme seçimi ve çağdaş  tasarımlarla da prestijli ve akıcı bir kapı açıyor.