İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister ile Röportaj

18 Mayıs 2020

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Adil Pelister ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Pelister, içinde bulunduğumuz süreç ile ilgili çalışmalarını ve yeni dünya düzeni ile ilgili görüşlerini bizlerle paylaştı.

İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister

Koronavirüs sürecini yönetirken aldığınız yeni kararlar nelerdir? Bu kapsamda gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahseder misiniz?

Ülke olarak zor günlerden geçtiğimiz bu süreçte, tüm insanlığı tehdit eden ve pek çok yönden yıkıcı sonuçlar doğuran Covid-19 salgınıyla mücadelede, yaşamın her alanına dokunan ve hayati önem taşıyan kimya sektörünün birliği İKMİB olarak “önce sağlık” anlayışıyla hareket ettik. Ülkemizin ihtiyaçlarını ön planda tuttuk. Bu dönemde birlik ve beraberliğin, milli dayanışmanın önemine inanıyoruz. Bu doğrultuda hızlı bir şekilde Yönetim Kurulumuz ile karar alarak ülkemizin sağlık çalışanlarına destek olmak için harekete geçtik.

İlk günden beri, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Sağlık Bakanlığımız, Bakanlıklarımız ile Bilim Kurulumuz’un aldığı kararlar ve tedbirler doğrultusunda, hızla sağlık sektörümüzün ihtiyaçlarını karşılamak için TİM koordinasyonunda üretim seferberliğini İhracatçılar Birliği olarak başlattık.

Gece gündüz demeden tarihi bir özveriyle adeta cansiperane çalışan tüm hekimlerimiz ile sağlık personelimiz için başta dezenfektan ve temizlik malzemeleri olmak üzere gerekli olan her türlü kimyasalların tedariğini İKMİB olarak sağlamaya çalıştık.  Bu kapsamda, 100 bin litre dezenfektanı TİM adına Sağlık Bakanlığımız’a ve hastanelerimize teslim ettik.

 

Bununla birlikte yüksek risk altında kalan sağlık çalışanlarımızın virüse maruz kalma riskini azaltacak, yüz koruyucu sağlık siperi ihtiyacını karşılamak üzere Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) iş birliği ile 100 bin sağlık siperini Sağlık Bakanlığımız’a ve 10 bin sağlık siperini Türk Kızılayı’na teslim ettik.

Ayrıca koronavirüsün ülkemizde de görülmeye başlaması ile birlikte kolonya ve dezenfektan ürünlerine yoğun bir talep oldu. Dezenfektan ve kolonya üretiminde etil alkol sıkıntısı bulunuyordu. İKMİB olarak girişimlerimiz sonucunda, sektörümüzün etil alkol ihtiyacının şeker fabrikalarındaki melastan üretilen biyoetanolün akaryakıtta yüzde 3 oranında kullanımı yerine, dezenfektan ve kolonya üretimine yönlendirilmesi konusunda önemli bir katkımız oldu.

2 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğ ile medikal, kozmetik ve kimyevi maddelerin ihracatının kısıtlamasına son verildi. Bu konuda İKMİB olarak Sektör STK’larımız ile beraber ciddi katkımız oldu. 18 Mart 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğ ile “İhracı Kayda Bağlanan Mallar” kapsamına alınan “Etil Alkol”, “Kolonya”, “Dezenfektan”, “Alkollü Islak Mendil” ve “Hidrojen Peroksit” ürünleri 2 Mayıs tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğ ile bahse konu listeden çıkartılarak, bu ürünlerin ihracatının kayıt altına alınması düzenlemesine son verildi.

Ayrıca, 26 Mart 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğ ile “İhracı Ön İzne Bağlanan Mallar” kapsamına alınan “Ventilatör, Ecmo, Oksijen Konsantratörü, Ventilasyon Sarfları ve Aksesuarları, Hasta devreleri (Anestezi/Ventilator devresi), IV Kanül, Entübasyon Tüpleri, Yoğun Bakım Monitörleri” ürünleri de 2 Mayıs tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğ ile bahse konu listeden çıkartılarak, bu ürünlerin ihracatının Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun ön iznine bağlanması düzenlemesine son verildi. Bu kimyevi maddelerin ihracat kısıtlamasına son verilmesiyle medikal ve kozmetik sektörlerimizde ihracatımızın ivmesinin artarak devam edeceğini öngörüyoruz.

“Bu süreci ülke ve iş dünyası olarak iyi yönettiğimizde ilerleyen dönemde hammadde tedariğinde Çin yerine ülkemizin bir alternatif olabileceğini ve farklı ülkelerden yatırımların ülkemize gelebileceğini, Çin’deki firmalar 

ile iş birliği fırsatları olabileceğini öngörüyoruz.”

 

Bu süreç Türk kimya ve boya hammadde sektörünü nasıl etkiledi? Krizin yarattığı yeni fırsatlar oldu mu ve ne ölçüde değerlendirildi? Kimya sektörümüz hammaddelerinde yüzde 70 dışa bağımlı, alt sektörlerimizden plastik hammddelerinde ise yüzde 82 dışa bağlı durumda. Bu açıdan hammadde ve yarı mamul tedariği sektörümüz için çok önemli. Buna bağlı olarak tedarik süreçlerinin aksamasının bütün sektörleri etkileyeceğini söyleyebiliriz.

Özellikle kritik ürünlerin temini için hem gümrük süreçleri oldukça hızlı işlemeli hem de nakliyelerinin daha uyguna getirilebilmesi için gerekli düzenlemeler yapılması önem arz ediyor. Uzun vadede girdi tedariğinin güvencesi adına ülkemizde üretimi olmayan veya yeterli olmayan kritik hammadde, yarı mamul veya mamullerin tespitlerinin yapılarak, üretimlerine yönelik gerekli teşvik ve destek sağlanması da büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda İKMİB olarak, hammadde/yarı mamul ürün tedariği konusunda riskin dağıtılması yönünde beklenti ve önerilerimizi başta TİM olmak üzere ilgili kurumlarımızla paylaşıyoruz.

İhracatçı firmalarımızın bu süreçte yaşadığı sıkıntıları çözmek ve koronavirüsün etkisini minimize etmek için büyük bir özen ve çaba gösteriyor, ilgili Bakanlıklarımız, STK’larımız ile birlikte düzenli olarak istişarelerde bulunuyoruz.

 

Kimya sektörümüzün ve özellikle tedarik zincirini sağlayan tüm kritik sektörlerin mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesini ve devletimizin sunduğu imkanlardan faydalanabilmesini bekliyoruz. Bu yıl dört aylık süreçte başta boya sektörü olmak üzere alt gruplarımızın çoğunda yüzde 40’a yakın iç pazarda gerileme meydana geldi. Umudumuz Haziran ayından sonra bu talep ertelemesinin sona ermesi ve işlerin açılması. Tedarik kadar tüketim de çok önemli. Tüketim ve tedariğin paralel işlemesi gerekiyor. En büyük ihracat pazarımız Avrupa Birliği ülkelerinin de normalleşme sürecine geçmesi ihracatımız için önem arz ediyor.

Türkiye jeostratejik konumu itibariyle Avrupa, Orta Doğu, Afrika ülkeleri ile Rusya’ya lojistik açısından avantaj sağlıyor. Bu süreci ülke ve iş dünyası olarak iyi yönettiğimizde ilerleyen dönemde hammadde tedariğinde Çin yerine ülkemizin bir alternatif olabileceğini ve farklı ülkelerden yatırımların ülkemize gelebileceğini, Çin’deki firmalar ile iş birliği fırsatları olabileceğini öngörüyoruz. Yerli üretim ve yatırımların bu açıdan desteklenmesi çok önemli.

Koronavirüs sonrasında oluşacak yeni dünya düzenini ne şekilde değerlendiriyorsunuz? Bu yeni düzen, kimya sektörünü nasıl etkileyecek?

İKMİB olarak, bu dönemde video konferans üzerinden toplantılarımızı gerçekleştiriyor ve yönetim kurulumuzla, üyelerimizle istişarelerde bulunuyoruz. Üyelerimizi açıklanan teşvik ve önlemler konusunda sık sık bilgilendiriyor ve alınan kararları, sektörümüzle ilgili gelişmeleri iletiyoruz.

Özellikle bu dönemde sağlık ve gıda başta olmak üzere, ilaç-medikal- temizlik ve hijyen sektörlerini kapsayan kimya sektörü, dijital dönüşüm, yazılım, düzenli ve doğru bilgiye ulaşım, iletişim yönetimi, güvenilirlik, iş birliği ve dayanışma kavramları daha çok ön plana çıkarak ne kadar önemli olduğu anlaşıldı.

Yeni dünya düzeni Covid-19 ile birlikte daha hızlı bir şekilde oluşuyor. Teknoloji ve dijital dönüşüm bu düzenin merkezinde yer alıyor. Sürdürülebilirliği sağlamak için tüm sektörler iş yapış biçimlerini bu düzene göre entegre etmek zorunda olacak. İhracatta temassız ticaret ve e-ticaret gelecek dönemde daha çok ön plana çıkacak. Kimya sektörümüzde özellikle, medikal ve ilaç sektörü, temizlik ve hijyen sektörü, yine bu sektörlere üretim yapan plastik ve ambalaj sektörü başta olmak üzere kritik sektörlerin belirlenmesi, yatırımlarda ve desteklerde bu sektörlere öncelik verilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Salgının boyutunun uluslararası ticaretteki olumsuz etkileri neticesinde içinde bulunduğumuz süreç tamamlanana kadar hammadde fiyatlarında talep ve arz dengesinden kaynaklanan belirsizlikten ötürü dalgalanmalar olabilir. Ayrıca döviz kurunun hareketli olması da ihracatçı firmalarımızı sıkıntıda bırakan bir durum.

“Teknoloji ve dijital dönüşüm bu yeni dünya düzeninin merkezinde yer alıyor.”

 

İKMİB olarak kimya sektörünün dört aylık ihracat rakamlarını açıkladınız. Bununla ilgili detayları bizlerle paylaşabilir misiniz?

Türkiye’nin ihracattaki ikinci büyük sektörü olan kimya sektörümüzün Nisan ayı ihracatı, koronavirüs salgınının dünya ekonomisindeki olumsuz etkisi ile yüzde 27,39 azalarak 1 milyar 288 milyon Dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayında tüm sektörler arasında en fazla ihracat yapan sektör olduk. Bu vesile ile aslında kimyanın hayatımızın temel bir parçası olduğunu ve otomotivden mobilyaya, tekstilden gıdaya kadar hammaddelerimizle pek çok alana dokunarak ülkemiz için büyük bir katma değer sağladığını görüyoruz. İlk dört ayda 6 milyar 57 milyon Dolar ihracat yaptık. Dört aylık dönemde kimya ihracatımızda yüzde 11’lik bir düşüş oldu. Nisan ayında en fazla ihracat yaptığımız ülke Almanya oldu. Nisan ayında Almanya’yı takip eden ilk onda yer alan diğer ülkeler ise Irak, İtalya, Hollanda, İspanya, İngiltere, ABD, Romanya, İsrail, Azerbaycan-Nahçıvan oldu.

2020 yılı Ocak-Nisan olarak dört aylık dönemde en çok kimya ihracatı yapılan ülkeler ise sırasıyla Hollanda, İtalya, Almanya, Irak, ABD, İspanya, İngiltere, Belçika, Mısır ve İsrail olarak ilk onda yer aldı.

Nisan ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında plastikler ve mamulleri ihracatı, 411 milyon 888 bin 406 Dolar ile kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 187 milyon 068 bin 218 Dolarl’ık ihracatla mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 137 milyon 178 bin 812 Dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Anorganik kimyasalları takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘yıkama müstahzarları’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’ ve ‘organik kimyasallar’ oldu.

11-22 Mayıs 2020 tarihlerinde gerçekleştireceğiniz Kolombiya pazarı hakkında bilgilendirme konulu webinar ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

İKMİB olarak dijital ihracatta Türkiye’de bir ilke imza atıyoruz. Ticaret Bakanımız’ın açıkladığı ticaretin devamı için yeni yöntemlerden biri olan sanal ticaret heyetlerinin ilki “Kolombiya Sanal Ticaret Heyeti”ni 11-22 Mayıs tarihlerinde gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda heyetin ilk adımı olarak 30 Nisan 2020 tarihinde Kolombiya pazarı hakkında bilgi veren bir webinar düzenledik. Kolombiya’daki güncel pazar durumuna ilişkin değerlendirmenin yapıldığı webinarda yapı malzemeleri, yapı kimyasalları ve boya sektörleri hakkında sunum yapıldı. Sektörlerin ithalatındaki kurallar, pazardaki ürünler ve fiyatlar hakkında bilgiler paylaşıldı ve firmalarımızın soruları yanıtlandı.

Bu organizasyonumuz boya, yapı kimyasalları ve alt yapı plastikleri sektörümüzü kapsayacak şekilde gerçekleşiyor. Ülkemizden bu sektörlerde 12 firmamızın katılacağı organizasyonumuza, Kolombiya, Peru, Ekvador, Meksika, Şili, Kosta Rika, Paraguay, Arjantin, El Salvador, Panama ve Uruguay’dan 32 firmanın katılmasını bekliyoruz. Bu firmalarımız 11-22 Mayıs tarihleri arasında Skype üzerinden karşılıklı ikili iş görüşmeleri gerçekleştirecekler.

Aslında bu organizasyonu Mart ayının sonunda Kolombiya’ya Sektörel Ticaret Heyeti olarak gerçekleştirecektik ancak koronavirüs salgını sebebiyle ertelemek zorunda kaldık. Başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere, Türkiye İhracatçılar Meclisimiz ile beraber çalışmalara başlayarak bu projeyi hayata geçirdik. Ticaret Bakanlığımız’a ve TİM Başkanımız’a desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Kimya sektörü olarak Güney Amerika pazarına ayrıca önem veriyoruz. Latin Amerika inşaat malzemeleri sektörü pazarı, özellikle kimya alt sektörlerinden boya, yapıştırıcı ve yapı kimyasalları, plastik borular gibi ürün grubu açısından büyük bir potansiyele sahip.

 

Geçen sene Latin Amerika bölgesine özellikle kozmetik ile ilgili çok başarılı bir heyet gerçekleştirmiştik. Bu sene de ikincisini sanal ticaret heyeti olarak yapmayı planlıyoruz. Diğer sektörlerimiz için de sanal ticaret heyeti yapmayı planlıyoruz. Radarımızda olan bu bölgeye hem ürünlerimizi tanıtmak hem kalitemizi göstermek, aynı zamanda ikili iş görüşmelerimizin artması için bu sanal ticaret heyetini bir fırsat olarak görüyorum. Üretimi fazla olmayan Latin Amerika ülkelerine önem vermemiz gerekiyor. Belki bir sonraki aşamada orada ortak üretimleri yapabilecek duruma geleceğiz.

Firmalarımızın ürün tanıtımlarını yapabilmeleri için özel bir site hazırladık. Son bir aydır kullandığımız https://www.turkishbuildingchemicals.com/ bu web sitesi üzerinden ürün tanıtımları yapılmaya devam edecek. Sanal olarak gerçekleştirdiğimiz bu ilk organizasyonu başarıyla tamamlamayı arzu ediyoruz. Bu deneyim diğer ihracatçı birliklerimiz için de bir örnek olacak. İhracatımıza ciddi katkıları olacağına inanıyorum. Katılımcı kimya ihracatçısı firmalarımıza ikili iş görüşmelerinde başarılar diliyor, sanal ticaret hayetimizin verimli geçmesini temenni ediyorum.