Karaciğer Kanseri Tedavisinde Yapay Zekâ Dönemi Başlıyor

09 Ağustos 2019

Maltepe Üniversitesi Kanser ve Kök Hücre Araştırma Merkezi (MÜKKAM) karaciğer kanserinin erken teşhis ve tedavisinde kullanılacak yapay zekâ yazılımı geliştirdi. Yazılımın iki yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. Çalışmalar sona erdiğinde dünyada ilk kez karaciğer kanserinin teşhis, takip ve tedavisini yapay   zekâ gerçekleştirecek.

Maltepe Üniversitesi Kanser ve Kök Hücre Araştırma Merkezi (MÜKKAM) bilim insanlarından kurduğu özel bir ekiple karaciğerdeki kanserli hücrelerin yapısal ve fonksiyonel değişimlerini üzerine araştırma gerçekleştiriyor ve bu hücrelere ilişkin tedaviyi kodlayan bir yazılım geliştiriyor. İlk verileri olumlu sonuçlar veren çalışma, karaciğer kanseri tanı ve tedavisinde umut olacak.

Dünyada ilk kez karaciğer kanseri tedavisinde uygulanacak yöntemle ilgili bilgi aktaran Maltepe Üniversitesi Kanser ve Kök Hücre Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ranan Gülhan Aktaş, çeşitli üniversitelerden onkolog, biyolog, genetikçi, bilgisayar mühendisi, uzman ve öğrencilerin yer aldığı büyük bir ekibin projeye dahil edildiğini ifade etti. 2014 yılında kurulan MÜKKAM’da beş yıldır karaciğer kanseri hücreleriyle ilgili çalışmalar yaptıklarını dile getiren Prof. Aktaş, “Karaciğer kanseri erken tanı ve tedavisinde önemli olabilecek biyo belirteçleri araştırıyoruz. Sonuçları, tedavinin belirlenmesinde ve hastanın takibinde rehber olabilecek bir yazılıma dönüştürmek üzereyiz” şeklinde konuştu.

ABD’de bazı hastalıklarda yapay zekânın kullanılmaya başlandığını, özelikle deri kanseri konusunda geliştirilen yazılımla yüzde 84 oranında doğru tanı konulabildiğini belirten Prof. Aktaş, akciğer kanseriyle ilgili çalışmaların da olduğunu; ancak karaciğer kanseriyle ilgili çalışmaların sınırlı olması nedeniyle bu alanda özel olarak eyleme geçtiklerine dikkat çekerek projeye Türk Karaciğer Vakfı, Sağlık ve Sosyal Dayanışma Vakfı ile TÜBİTAK’ın destek verdiğini belirtti. Yapılan araştırmalarda 2030’lu yıllarda her üç kişiden birinin kanser hastası olacağının hesaplandığına dikkat çeken Prof. Aktaş, bu nedenle yaptıkları çalışmaların büyük önem taşıdığını ve bir bilim insanı olarak kendisini çok heyecanlandırdığını dile getirdi.

84 Gen İncelendi

Kanserin oluşumunda önemi saptanmış 84 geni incelediklerini, bu süreçte kanserli hücrelerin davranış ve değişimini takip ettiklerini anlatan Prof. Aktaş, “Salgılarındaki değişimi, proteinleri, hücrelerin yağ salgılayıp salgılamadıklarını inceliyoruz. Çok yönlü sayısal veri elde ediyoruz. Söz konusu veri tabanından yola çıkarak değişimler arasındaki ilişkileri formüle ediyoruz. Tüm bu sonuçları bir yazılıma dönüştürüyoruz. Karaciğer kanserinde böyle bir yazılım henüz dünyada yok” dedi.

Geliştirilen yazılımla kişiye özgü tedavilerin de sistem tarafından oluşturulacağını dile getiren Aktaş, kanserin her vücutta farklı seyretmesi nedeniyle kişiye özgü tedavinin kanseri yenmede en kritik mesele oluğunu belirterek, “Geliştirdiğimiz yöntemin ana hedefi kişiye özel tedavi modellerini oluşturarak, hastaya uygun bir tedaviyi önermektir” dedi.

Prof. Aktaş, çalışmayla karaciğer kanserinde erken tanıyı sağlamayı da hedeflediklerini söyleyerek, istatistiksel olarak anlamlı verilere ulaştıklarını, şu anda doğrulamaların yapıldığını anlattı. Çok farklı kanser türleri olduğunu, ancak tüm kanserlerin oluşumunda bazı ortak özellikler bulunduğuna dikkat çeken Prof. Aktaş, elde ettikleri verilerde ortak özelliklerdeki değişime ait verilerin de ortaya konduğunu, bu verilerin gelecekte farklı kanser türlerinin tanı ve tedavisine de yardımcı olacağını söyledi.