Knauf Türkiye Teknik Satış ve Danışmanlık Müdürü Sayın Bartu Gökçora

01 Ekim 2019

Knauf Türkiye Teknik Satış ve Danışmanlık Müdürü Sayın Bartu Gökçora ile  keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Gökçora, Knauf’un çevre politikası ve sürdürülebilirlik yaklaşımı hakkında detaylı bilgi verdi. 

Okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?
Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümünü ve sonrasında aynı üniversitede işletme yüksek lisansımı tamamladım. Sektöre, 20 seneye aşkın bir süredir teknik satış, teknik pazarlama, şartname ve proje yönetimi ile iş geliştirme ve danışmanlık konularında hizmet vermekteyim. Yaklaşık 15 sene önce teknik danışman olarak başlayan Knauf geçmişime şu anda Teknik Satış ve Danışmanlık Müdürü olarak  devam etmekteyim. Aynı sorumluluğu eş zamanlı olarak  Güney Avrupa, yakın doğu ve Afrika bölgeleri için de sürdürmekteyim. Bu zaman içerisinde her yıl yaklaşık 200 yerli ve yabancı projeye global / yerel normlara ve regülasyonlara uygun sistem çözümleri, değer önerisi ve danışmanlık verme fırsatı buldum. Aynı zamanda bilgi birikimimi çeşitli üniversitelerde ders ve seminer programlarında; birçok sivil toplum kuruluşları ve derneğin teknik komisyonlarında paylaşma fırsatım oldu.

 

 

 

Knauf’un kuruluş süreci ve günümüzdeki yapısı hakkında bilgi verir misiniz? Knauf Türkiye’de ne zamandır faaliyet göstermektedir?
Knauf, 1932 yılında Almanya’da bir aile şirketi olarak kurulmuştur. Yeni yatırımları ile 10 milyar euro üzerinde cirosu olan şirketimiz, 5 kıtada 28 binden fazla çalışanı ile yapı sektörünün en büyük oyuncularından biridir. Türkiye’de ise, 1989 yılında Biltepe A.Ş. adıyla Türkiye’nin ilk kartonlu alçı plaka fabrikası olan Ankara Fabrikası’nda üretime başlamıştır. 1997 yılında dünya devi Knauf ile birleşerek “Tepe Knauf” adını alan şirketimiz, 2000 yılından itibaren ise yüzde 100 Knauf olarak yatırımlarına devam etmiştir. 2000 yılında yeni kartonlu alçı plaka fabrikasını İzmit’te hizmete alan şirketimiz, 2009 yılında Avrupa’nın en büyük tesislerinden biri olan üçüncü fabrikası ile Ankara Ahiboz’da üretime başlamıştır. Türkiye’de Ankara ve İzmit olmak üzere 3 üretim tesisinde 350’ye yakın çalışanımız ile sektöre hizmet veriyoruz.

Knauf Türkiye

 

Knauf başlıca hangi sektörlere, ne tür ürünler sağlıyor? Knauf’un ürün, marka ve hizmetleri nelerdir?

Knauf olarak 1.200’ü aşkın ürün çeşidi, sistem çözümü ve teknik donanımımızla sektörün duayeni olduğumuzu söylersek yanılmayız. Alçı esaslı sıvalar ve alçı plaka çözümler/ürünler ile bölme, cephe ve giydirme duvarlar gibi iç ve dış duvar sistemlerinde; alçı plaka, ahşap yünü veya taş yünü tavan ürünleri ile tavan sistemlerinde dünyanın en büyük üreticisiyiz. Ayrıca zemin sistemleri, çimento bazlı iç ve dış cephe sistemlerinin yanı sıra sıva ve harç makine sistemleri de portföyümüzde bulunmaktadır. Binalarda her türlü kullanım alanına uygun, performans ve kalite kriterelerini en üst düzeyde yerine getiren sistem çözümlerine sahibiz.

Yurt içi ve yurt dışı satış faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı olarak hangi bölgelere ne tür ürün satışları gerçekleştiriyorsunuz?
Türkiye’de 230’u aşkın bayi ile güçlü bir dağıtım kanalına sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. İhracat çalışmalarına da oldukça önem veriyoruz. Lübnan, Suriye, Irak, Ürdün ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ülkelerine ihracat gerçekleştiriyoruz. İhtiyaç dahilinde İngiltere, Fransa gibi ülkelere dönemsel ihracat da yapıyoruz.

İnovasyon ve Ar-Ge alanlarında Knauf firması olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Ar-Ge çalışmalarımız global çapta yürütülmektedir. Knauf olarak teknolojik bilgi birikimimiz ve global tecrübemizle Ar-Ge çalışmaları sonucunda geliştirilen yeni katma değerli ürün ve sistemlerimiz ile sektörde öncü olma misyonuyla hareket ediyoruz.

Knauf’un çevre politikası ve sürdürülebilirlik yaklaşımı hakkında bilgi verir misiniz? İşçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?

İçinde yaşadığımız dünyanın her zaman sürdürülebilir bir halde olmadığı gerçeği, sürdürülebilirliğe daha da büyük önem vermemiz gerektiğini vurgulamaktadır. Zira sürdürülebilirliğin sağlanamaması, genellikle yetersiz sorumluluk duygusunun bir sonucudur. Biz, geleceğimizin sorumluluğunu üstlenmekteyiz.

Sürdürülebilirlik, Knauf için uzun vadede başarının ön şartıdır. Kişisel ve kurumsal anlamda sorumluluk duygusu olmadan, inovasyon olmadan, değerlerimiz ve etik ticari uygulamalarımız olmadan, karşılıklı saygı ve başarıları takdir etme yaklaşımı olmadan, başarılı olabilmemiz mümkün değildir. İşte bu nedenle sürdürülebilirlik alanında da sorumluluk üstleniyoruz.

Knauf gibi şirketlerin, yasal çerçevenin gereklerini yerine getirmek için iyi işleyen bir çevre yönetimi yapısına ihtiyaçları vardır. Bu da alçı taşı ocaklarımızın tekrar doğal haline getirilmesinden, üretim aşamalarının optimize edilmesi ile kullanılan katkı maddelerine ve emisyon rakamlarımıza kadar birçok konuyu kapsar. Bunlar olmadan başarıya ulaşmak mümkün değildir. Ancak, sadece üstünüze düşen yükümlülükleri yerine getirmek, geleceğin getireceği ihtiyaçları karşılamada güçlü bir konumda olmanızı sağlamaya yetmeyebilir. Bu bağlamda geleceği tasarlayan sürdürülebilir ürünlerin ve sistemlerin yanında, çalışanlarımız da bu sorumluluk ve motivasyona sahiptir.

“2013 yılından beri Knauf Türkiye olarak yeşil bina sertifikası alacak 100’e yakın projeye destek verdik ve vermeye de devam edeceğiz.”

 

Tüm bunları sağladıktan sonra işimizi sürdürülebilir temeller üzerinde yürütüyoruz. Bu kapsamda LEED V4 esaslarına göre binalarda enerji tüketimi, çevresel etkisi düşük çevreci ürün ve kaynak kullanımı, çevresel etkisi düşük hammadde tedariği ile yapılmış ürün kullanımı, iç ortam çevre kalitesi, üretim sonrası oluşan atıkların geri dönüşümünün sağlanması konularında alçı ve alçı plaka ürünlerimizin sunmuş olduğu olumlu katkılar ile 2013 yılından beri Knauf Türkiye olarak yeşil bina sertifikası alacak 100’e yakın projeye destek verdik ve vermeye de devam edeceğiz.

Bu vesile ile bizim için önemli olan bir gelişmeyi de sizlerle paylaşmak isterim; Knauf fabrikalarımızda, doğal kaynak kullanımının azaltılması, toprağa, suya, havaya verilen zararların minimum düzeye indirilmesini amaçlayan çalışmaları ile çevresel performansının kontrol edilmesi ve geliştirilmesi oluşumunu yani sürecini tanımlayan ve uluslararası bir standart olan ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Standardını almaya hak kazandık.

İş sağlığı ve güvenliği konusunda ise Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yayınladığı yasal mevzuatlarına uymakla birlikte, OHSAS 18001 iş sağlığı ve güvenliği standardını karşıladığımıza dair Bureau Veritas tarafından onaylı belgelerimiz bulunmaktadır. Ayrıca, bu seneden itibaren işçilerimize işi durdurma yetkisi verildi. İşçilerimiz iş sağlığına ve güvenliğine aykırı bir durum gördüğü takdirde müdürlerine bilgi vererek işi durdurabilecekler. Bunlar dışında yapılan iç kampanya, etkinlikler ve periyodik düzenlenen eğitimlere ek olarak ekim ayında iş sağlığı ve güvenliği başlığı altında fabrikalarımızda Knauf ailesi buluşması düzenleyeceğiz.