Konica Minolta Cihazları ile Kesin Renk Ölçümü

18 Eylül 2017

Konica Minolta Türkiye

Günlük hayatımızda etrafımız sonsuz sayıda renk ile çevrilmiştir. Rengin önemi hafife alınsa da aslında yaşantımızda çok çeşitli rollere sahiptir.  Renk değerlendirmesi genellikle kişinin izlenimi ve deneyimine göre yapıldığı için ortak ve aynı standartlar kullanılarak rengin doğru bir şekilde kontrol edilmesi herkes için mümkün değildir. Renk ölçümünde uzunluk ve ağırlığın aksine fiziksel bir skala yoktur, bu durum da belirli bir rengi  tanımlarken herkes tarafından aynı şekilde ifade etmesi ihtimalini azaltır.Konica Minolta

O halde rengi tanımlamamız gerekir. Nesnenin rengini algılamamız için gerekli olan şeyler ışık, nesne ve görüştür. Renk ışığın nesneye çarptıktan sonra gözün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. İnsanlar belirli dalga boylarını (360nm- 740nm) renk olarak algılayabilir. Birçok insan güneş ışığının bir prizmadan geçirilmesinden gökkuşağı gibi bir renk dağılımı yaratıldığını bilir. Renklerin bu dağılımına spektrum adı verilir; ışığı bir spektruma ayırmaya da spektral dağılım denir. İnsan gözünün spektrumu görebilmesinin nedeni bu belirli dalga boylarının insan gözündeki retinayı uyarmasıdır ve görebileceği ışık bölgesi ‘görünür ışık bölgesi olarak adlandırılır. Görünür ışık bölgesinden daha uzun dalga boylarına doğru ilerlersek kızılötesi bölgeye, daha kısa dalga boylarına doğru ilerlersek ultraviyole bölgesine gireriz. Bu bölgelerin ikisi de insan gözü ile görünemez. Görünür ışık bölgesi bunun sadece çok küçük bir kısmıdır: yaklaşık 380nm-780nm.

Renk bir algı ve kişiye bağlı yorum konusudur. İnsanlar aynı cisme baksalar bile, aynı rengi çok farklı kelimelerle ifade edecektir. Renk algısı kişiden kişiye göre değişmekte olup; cinsiyet, yaş, kişinin psikolojik durumu, gözlerin hassasiyeti gibi faktörler bu kanıyı desteklemektedir.

Rengi sözlü  olarak ifade etmek çok karmaşık ve zordur. Renklerin doğru bir şekilde ifade edilebileceği ve herkes tarafından anlaşılabileceği standart bir yönteme ihtiyaç vardır. Bu durumda renk algısı çok daha sorunsuz, basit ve doğru ilerleyecektir.

Renkleri nümerik olarak ifade ederek renkleri daha kolay ve doğru bir şekilde algılayabiliriz. Rengin tarihinde, rengi nicel olarak ifade etmek için birçok yöntem icat edilmiştir. Bu yöntemlerden en çok bilinen iki tanesi; Uluslararası Aydınlatma Komisyonu CIE tarafından tanımlanan XYZ tristimulus değerlerine dayanan 1931 yılında keşfedilen Yxy renk alanı ve görsel olarak farklılıklarla ilgili olarak daha  düzenli renk farklılıkları sağlamak için 1976 yılında keşfedilen L*a*b renk alanıdır.

XYZ tristimulus değerler ve ilgili Yxy renk alanı mevcut CIE renk alanlarının temelini oluşturur. XYZ tristimulus değerler konsepti renkli görme teorisinin üç bileşenine dayanmaktadır, gözde üç temel renk için reseptörler bulunur (kırmızı, yeşil,  mavi) ve tüm renkler bu üç temel rengi karışımları şeklinde görülür.

L*a*b renk alanı (CIELAB olarak da adlandırılır) cismin rengini ölçmek için en popüler renk alanlarından biridir ve hemen hemen tüm alanlarda yaygın bir şekilde kullanılır. Orijinal Yxy renk alanının başlıca problemlerinden birini indirgemek için 1976 yılında CIE tarafından tanımlanan düzenli renk alanlarından birisidir. x,y  kromatiklik şemasındaki eşit mesafeler eşit algılanan renk farklılıklarıyla örtüşmemektedir.

Bu renk alanında L* açıklığı ifade eder ve a* ve b* kromatik koordinatlarıdır. Bu şemada a* ve b* rengi belirtirler yönler +a*kırmızı yönü, -a*yeşil yönü, +b* sarı yönü ve –b mavi yönü gösterir.

Renk ölçüm cihazı kullanarak her renk alanı ve renk farklılıkları için anında sonuç elde edilir. Bir renk ölçüm cihazı ile çok küçük renk farklılıkları bile sayısal olarak ifade edilebilir ve kolaylıkla anlaşılabilir. L*a*b* renk alanında renk farlılığı, renklerin hangi yönlerden farklı olduklarını değil ama sadece renk farklılığının büyüklüğünü gösteren tek bir ΔE*ab sayısal değeri ile ifade edilebilir.

ΔE*ab formülasyonu aşağıdaki şekilde olup, renk ölçüm cihazları bu değeri otomatik olarak hesaplamaktadır.

Renk ölçüm cihazları sayesinde birçok renk metoduna ilişkin veriler elde edebiliriz. Bunun yanı sıra bir cisme birden fazla açıdan bakmak cismin daha parlak veya daha koyu görünmesini sağlayabilir. Bu cismin yönsel karakteristiği yüzündendir ve özellikle yarı saydam ve saydam renklerde belirgin hale gelir. Doğru renk iletimi için cisme bakış açısı ve aydınlatma kaynağının açısı sabit olmalıdır.

Bir renk, bakış açısı ve aydınlatma açısı gibi bakış koşullarına bağlı olarak farklı görünür. Bir renk ölçer bir cismin rengini ölçtüğünde, bir kaynaktan gelen bir ışık huzmesinin cisme çarpma açısı ve ışığın bir detektör tarafından alındığı açı dahil koşullara optik geometri denir. Küresel aydınlatma (d:8, d:0 gibi), tek yönlü aydınlatma (45:0, 0:45 gibi) gibi farklı uygulamalarda kullanılan ölçüm geometrileri vardır. Bunlar kullanılan sektöre ve numuneye göre doğru seçilmelidir. Bunun dışında kullanılan ışık kaynağı ve gözlem açıları da yine aynı şekilde sektöre göre farklılık göstermekte olup, buna uygun olarak seçilmelidir. Rengin sayısal ifadesi ve renk farklıkları karşılaştırılırken de, ölçülen cihazın bu tip özellikleri belirtilmelidir.Renk ölçüm cihazlarında uygun cihaz seçildiği takdirde toz, katı, granül, sıvı ve geçirgen özellikteki tüm numunelerde farklı aksesuarlar ile renk  ölçümü yapılabilmektedir.

Otomotiv ve otomotiv yan sanayide renk ölçümleri hassas ve özel renk ölçüm cihazları ile yapılmaktadır. Beyaz eşya sanayi de de aynı durum  geçerli olup hammaddeden başlayıp son ürüne kadar renk kontrolleri devam etmektedir. Bunun yanı sıra yapı sektöründe de renk kontrolleri seramik sektörü metal ve  cam sektörü gibi alanlarda yapılmaktadır. Yapı kimyasalları ve diğer yapı malzemelerinde de renk ölçüm uygulamaları birçok firma tarafından yapılmaktadır. Özellikle boya üreticileri de renk ölçüm cihazlarını hem boyanın renk formülasyonunu yapmak hem de standartlarla renk karşılaştırmaları için kullanmaktadır.

Gıda sektöründe et-et ürünleri, süt-süt ürünleri, bisküviler, çikolatalar, reçel, sos, makarna, un, meyve suları, meyveler gibi tüm ürünler  de gerek standart ürün üretebilmek gerekse tazelik testleri için renk ölçüm uygulamaları yapılmaktadır. Ayrıca üniversitelerin gıda  bölümlerinde de renk  ölçüm cihazları ile renk  analizleri oldukça sık yapılan uygulamalardandır. Kozmetik sektöründe ruj, oje, pudra, fondöten gibi renkli kozmetik ürünlerinin renk analizi formlarına uygun olarak yapılırken, esanslar gibi ışığı geçiren formdaki numunelerin ise geçirgenlik ölçümünden renk analizi yapılır. Kimi zaman bu analizler esans içerisindekimadde miktarlarını
dengelemek için de uygulanabilmektedir.  Sabun, şampuan, duş jeli gibi kişisel bakım ürünlerinde de renk analizleri yapılmaktadır. Aynı zamanda kozmetik sektörünün bir diğer dalı olan temizlik ürünlerinde de deterjanların performans testleri için renk ölçüm cihazları kullanılmaktadır.

En başta da belirttiğimiz üzere, günlük hayatımızda renkler her alanda yer almaktadır. Bu sebepten dolayı üretim yapan firmalar için renk ölçümünün önemli olmadığı sektör neredeyse bulunmamaktadır. Özellikle belirtmemiz gerekir ki renk sadece tanımsal bir ifade olmayıp, aslında sayısal veriler ile tanımlanmaktadır ve tüm üretim sürecini etkileyebilmektedir. Renk ölçümünün doğru ve firmalar arası uyumlu yapılabilmesi için standartlar ve cihazların teknik özellikleri dikkate alınarak, renk teknolojisi alanında uzman kişilerle bu cihazların modellerinin belirlenmesi gerekir.

Konica Minolta’nın ölçüm cihazları çeşitli sektörlerde kalite kontrol ve hassasiyetin geliştirilmesine fayda sağlamaktadır. Skeptrofotometre, renk ölçer ve diğer renk ölçüm cihazlarımız çeşitli üretim sektörlerini destekleme konusunda önemli roller oynamaktadır. Konica Minolta yüksek hassasiyete sahip ölçüm cihazları ile bazı sektörlerin vazgeçilmezi olan kalite ve hassasiyetin gelişmesine katkıda bulunmakta, boya ve kaplama sektörüne kanıtlanmış renk ölçüm sistemleri sunmaktadır.

Hammaddeden bitmiş ürünlere kadar tüm uygulamaları kapsayan Konica Minolta cihazları ve yazılım çözümleri sektörde kalite kontrol ve renk formülasyonu için laboratuvar ya da üretimde yaygın olarak kullanılmaktadır.