Marie Curie:‘’Kadın Dahi’’

08 Ağustos 2019

 

Hazırlayan: Çağla Köksal

Üstün Zekası ve İlginç Hayat Öyküsüyle Marie Curie’yi Yakından Tanıyalım

Marie Curie 7 Kasım 1867 tarihinde Polonya’nın Varşova kentinde dünyaya geldi. Curie’nin gençlik yıllarında Varşova, Rus Çarı II. Aleksandr tarafından yönetiliyordu ve kadınlar burada üniversite eğitimi alamadıkları için yurt dışında eğitim görüyorlardı. Marie Curie, kardeşi Bronya ile yurt dışında eğitim almak için para biriktirdi ve kardeşinin de desteği ile Paris’e giden Curie burada sınıf birinciliği ile fizik, sonrasında matematik diplomasını aldı. Paris’te geçen başarılı eğitim hayatından sonra Varşova’ya dönüp öğretmenlik yapmak isteyen Marie Curie başarı basamaklarını hızlı ve emin adımlarla çıkıyordu…

Uranyum tuzunu, X ışınlarıyla ilgili çalışması için kullanan Henri Becquerel, bu çalışmasında elinde bulunan nesneyi ışık geçmeyecek şekilde sarmış ve üzerine uranyum tuzu koyarak ışıkla uyarılması için güneşe bırakmış.  Bir müddet geçtikten sonra, ışık almayan nesne kararmış ve uranyum tuzunun kağıdı geçebilecek ışın yaydığını fark etmiştir. Becquerel’e göre bu ‘’görünmez bir ışındır’’.

Marie Curie: ‘’ Ben de Nobel Gibi Düşünüyorum: İnsanlık, Yeni Keşiflerden Kötülüklerden Çok İyilikler Çıkaracaktır.’’

‘’Ben, Bilimin Yüksek Bir Güzelliği Olduğunu Düşünenler Arasındayım.’’
1897 senesinde Henri Becquerel’in keşfettiği ‘’görünmez ışını’’ farklı açılardan irdeledi. Ve uranyumda olan ışının başka hangi elementlerde olup olmayacağını araştırdı. Endüstriyel Fizik Kimya Okulu Laboratuvarında başkanlık yapan eşi Pierre Curie ile uranyum filizini çözüp, az oranda bizmut buldular. Çalışmalarının sonucunda uranyumun radyoaktif bozunmasından kaynaklanan polonyum elementini buldular. Polonyum elementinin adı ise Marie Curie’nin ülkesi olan Polonya’dan gelir ve bulduğu elemente kendisi bu ismi vermiştir.

Polonyum elementi çıktıktan sonra çalışmalarına devam eden ikili bu sefer de radyum elementini buldular. 1898 yılında Fransız kimyacı Eugene Anatole Demarçay’ın spektroskopi yöntemi yardımıyla doğal radyoaktif element radyumu keşfettiler.

1903 yılında doktorasını veren Madam Curie Fransa’da gelişmiş bilim alanında doktora unvanı alan ‘’ilk kadın’’ oldu. Ve yine 1903 yılında eşi Pierre Curie ve Henri Becquerel ile Nobel Fizik Ödülünü aldı. Böylece tarihe adını altın harflerle kazıyan ‘’ilk kadın’’ bilim insanı oldu.

Çalışmalarını yaptığı alanda, ilkleri bulduğu için radyoaktivite birimine hala ‘’Curie’’ denilmektedir.

1904 yılında ikinci kızına anne olan Marie Curie eşi ile birlikte maruz kaldıkları radyasyon ışınlarının zararlı etkisiyle rahatsızlanmaya başladılar. 2 yıl sonra eşi Pierre Curie at arabasının kendisine çarpması sonucu hayata veda etti. Bu süreç elbette ki Madam Curie için çok zordu, kendisi bir yandan bilim için kendini adarken bir yandan da depresyonla başa çıkıyordu. Aynı zamanda keşiflerinden ötürü aldığı Nobel Ödülü için maruz kaldığı kişisel saldırılar depresyonunun tetiklenmesine sebep oldu. Eşinin ölümünden sonra onun yerine Sorbonne’daki görevini sürdürmeye devam etti. Böylece 1908 yılında burada görev alan ‘‘ilk kadın’’ profesör oldu.

I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde kızı Irène ile birlikte taşınabilir röntgen ile kızlara X ışını teknolojisi öğretmeye başladılar. Ömrünü bilime adayan, günümüzde hala buluşlarının derin izleri devam eden bilim insanı Madam Curie bilim ve insanlık için kendini feda etmiş, maruz kaldığı radyasyon yüzünden 1934 yılında kanserden hayatını kaybetmişti.

Irène Joliot-Curie de Annesinin Ayak İzini Takip Etti
Madam Curie’nin kızı Irène Joliot-Curie annesinin ve babasının yolundan giderek tıpkı onlar gibi ömrünü radyoaktiviteye adadı. Eşi Frédéric Joliot-Curie ile birlikte yapay radyoaktiviteyi keşfettikten sonra bilim dünyasında önemli bir yer edindi. Bu ün doğal olarak var olan radyoaktif elementler gibi yapay radyoaktif elementleri üretebilmesiyle kendisine geldi.

Kullandığı magnezyum ile alüminyum ve silikon üretmeyi başarması onun bir ‘’Simyager’’ olarak görülmesini sağladı. Bunun en geçerli nedeni ise elementleri birbirine dönüştürmesi olmuştu ki bu elbette tamamen bilimsel bir dönüşümden ibaretti. Gerçekleştirmiş olduğu çalışmalar sayesinde nükleer fisyonun önü açılmış ve kendisinden sonraki kuşaklara yol gösterici olmuştur. 1935 yılında Nobel Ödülüne layık görülerek tarihe adını altın harflerle kazıdı. Irène Joliot-Curie de tıpkı annesi gibi ömrünü bilime adamış, 1946 yılında laboratuvar ortamında patlayan polonyum onu lösemi yapmıştır.

Marie Curie’nin çalışma esnasında kullandığı not defterleri 3511 yılına kadar radyoaktif madde taşıyacağı için günümüzde kurşun  kaplı bölmelerde ve radyoaktif korunma malzemeleri ile incelenebiliyor.

Kaynaklar
https://www.fikriyat.com/galeri/tarih/radyoaktif-izleri-silinemeyen-bilim-insani/3
https://www.timeturk.com/marie-curie/biyografi-804177
http://enerjicocuk.org/tr/icerik/marie-curie/58
http://www.lisan.eu/tr/blog/76/polonyali-bilim-insani-mariecurie-hayati-ve-buluslari
https://evrimagaci.org/irne-joliotcurie-609