Otonom Devrim: Endüstri 4.0

23 Ağustos 2019


Emre Ercan

Teknik Müdür 
Eva Kimyevi Maddeler ve Mühendislik San. Tic. A.Ş.

 

 

Endüstri 4.0 devrimini üçüncü devrimin bir uzantısı olarak kabul eden görüşler de olmakla birlikte, yaşanan bu yeni devrimi diğerlerinden çok farklı kılan noktalara da dikkat çekilmektedir (Verl, 2017)

1. Hız: Bu devrim öncekilerin tersine doğrusal olmayıp, üstel bir hızla gelmektedir. Çok yönlü küresel dünyanın, yeni teknolojilerini sürekli daha yeni ve daha üstün yetenekli teknolojileri üretmesi ile ilgilidir.

2. Genişlik ve Derinlik: Bu devrim dijital teknolojiler alt yapısı üzerine inşa ediliyor ve iş dünyasında, toplumun diğer kesimlerinde, bireylerde benzeri görülmemiş paradigmalar ile ilerliyor, hızlı teknolojik değişimler ve donanımlar geliştiriyor. Kuşaklar arası farklar her zamankinden daha fazla açılıyor.

3. Sistem Etkisi: Endüstri 4.0 devrimi, tüm yönetim bilişim sistemleri yanında her şeyin her şeye bağlantılı olabildiği bir ağ sistemi üzerinden gelişirken, dünyada koskocaman sistemlerin, bütünleşik bir dönüşümünü kapsamaktadır. (Fırat ve Fırat, 2017)

Yeni devrimi diğerlerinden farklı kıldığından bahsettiğimiz 3 konuya bir başka pencereden bakarsak, yeni devrimin 3. Sanayi devriminin uzantısı olmaktan çok, kaçınılmaz sonucu olduğunu görülmektedir. Başka bir deyişle Endüstri 4.0’ın en önemli ayağı olan otonomi, devrimin kendi karakteri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hiper rekabetçi günümüz piyasasının fark yaratan süreçlerinin ürünü olan teknoloji, yine fark yaratan diğer süreçlerinin en önemli faktörü olarak rol oynarken, yine rekabetin yarattığı işbirlikçi yaklaşım ilerlemenin kendini beslemekte ve bunu hızına hız katarak yapmaktadır.

Öyle ki; otonomlaşmanın otonomluğu, bilim kurgu yazarı Isaac Asimov’un denemelerindeki “3 Robot Kanunu” na benzer şekilde yasal düzenlemelere söz konusu olmaktadır. Konuyu “Katil Robot”a ulaştırmadan, özüne çevirmek gerekirse; yüksek teknolojinin hızla gelişmesi ve artan uluslararası rekabet, küresel ekonomilerdeki yapısal değişimin en önemli etkeni olarak görülmektedir. Buna göre rekabet, teknolojik gelişmeye neden olmakta, geliştirilen yeni teknolojiler yeni fırsatlar doğurmakta ve piyasalar değişen talebi karşılayabilmek için yeni mamuller üretmektedirler. Yani, genel olarak ekonomide yaşanan değişim ve dönüşümler büyük ölçüde teknolojik ilerlemeye bağlıdır.

Birçok sektörde etkilerini kolaylıkla gözlemleyebildiğimiz ve henüz başında olduğumuz bu süreç hızla ilerlemekte, gelişim kendi ihtiyaçlarını belirlerken altyapısını da hızla oluşturmaktadır. Ulaşılan farkındalık düzeyinde çok açık ki tüm şirketler ve hatta devletler sürecin içinde yer alma çabası içindedir. Çünkü değişim başlamıştır; iş yapma şekilleri, meslekler, pazar…

Sadece değişimi yakalayanlar küresel rekabette varlıklarını sürdürebilecektir ve bunların hepsi kendiliğinden olacaktır.

Kaynakça 
• Verl, A. (2017). Robotics & Industrie 4.0. IFR- International Federation of Robotics.
• Fırat, S. Ü., & Fırat, O. Z. (2017). Sanayi 4.0 devrimi üzerine karşılaştırmalı bir inceleme: Kavramlar, küresel gelişmeler ve Türkiye. Toprakİşveren Dergisi (114).