PARFÜM (KİMYA LABORATUVARINDA YAPILAN SANAT)

Şubat 19, 2018, 9:28 am
20 dakika

 

Prof. Dr. Nazan Apaydın Demir
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
Fen Fakültesi 
Kimya Bölümü 
Kozmetik Ürünler Uygulama ve
Araştırma Merkez Müdürü

 

Bugün sizlere güzel kokulardan, bu güzel kokuların oluşum aşamalarından ve Kimya Bilimi’nin sanatsal yönünden kısaca
bahsetmek istiyorum.

Neden Parfümler?
Kokunun, insanlar üzerindeki etkisi herkes tarafından bilinen bir şeydir. Güzel kokular insanları daima pozitif etkilemiş, temizlik,
ferahlık, güzellik, hatta güç ve zenginlik algısı oluşturmak amaçlı kullanılmıştır. Bugün lüks bir sektör olmasına rağmen gücünden
hiçbir şey kaybetmeden, yoluna devam eden, tamamen kimya temelli bu parfüm kavramına ve tarihsel süreçteki gelişimine bir
göz atalım. Parfüm, kozmetik endüstrisinde en büyük rekabetten ve prestij savaşlarının yaşandığı alanlardan biridir. Gizli
formülleri, büyük Ar-Ge laboratuvarları, ünlü isimlerin yer aldığı reklam kampanyaları, özel tasarımlı şişeleri ve çok yüksek
rakamlara çıkabilen ürün fiyatları ile kozmetik sektörü içerisinde ayrı bir yere sahiptir.

Kokunun Dünü Bugünü
Bu yüzden bu alanla ilgili bu ilk araştırmaların gerekli olduğu düşüncesinden yola çıkılmıştır. Tespit; “koku” kavramı; edebiyat,
sanatın her dalı, tarih ve hayatın her anıyla birleşebilecek çok özel bir alandır. Parfüm kavramı, tıpkı cennet hakkında konuşma
gibidir ve insanlık tarihi kadar eskidir. Çiçeklerle dolu, yemyeşil bir dünya düşleyin, böyle bir dünyada yaşayan insan için çiçek
kokularından veya başka güzel kokulardan, ilk parfümün nasıl elde edildiğini tam olarak bilmek imkânsızdır.

Parfüm Nedir?
Parfüm, tanım olarak kokulu yağlar, aromatik karışımlar ve çeşitli kimyasal maddelerden elde edilen, insan vücudu, çeşitli nesneler
ve ortamlara güzel koku vermek amacıyla kullanılan karışımların genel adıdır. Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde parfüm kelimesi “güzel
koku” ve “şişelenmiş  güzel koku” olarak tanımlanmıştır.

Parfümeri, bir koku sanat formudur. Geçmişi binlerce yıl öncesine dayalı, Tantrik ve Hermetik sanat olarak ifade edilmektedir. Kadim
şişelerde binlerce yıl ötesinden günümüze dek ulaşabilen, bilgiler, efsaneler, ritüeller eşliğinde bize ulaşan kokulu yağlar ve parfümler
bugüne kadar insanoğlunun ürettiği en aziz öğeler arasında yer almaktadır.

Mezopotamya’da kazılardan çıkan bir buluntu son derece önemlidir. Öküz başı şeklinde şekillendirilmiş bu obje sadece parfüm
koymak amaçlı değil, aynı zamanda bir güzellik niteliği olarak, dini nedenlerle de kullanılmıştır. Bu olağanüstü nesne, çok önemli
bir zaman dilimine tanıklık etmektedir. Parfüm, 4000 yıl önce Sümerler tarafından geliştirilmiştir. Sümerler, dünyada ilk damıtma ve
ekstraksiyon tekniklerini geliştiren medeniyettir.

Bu tekniklerle güzel kokulu bitkilerin özünü çıkarmayı keşfettiler. Parfümden önce güzel kokulu tütsüler kullanılırdı. Ateşin keşfinden
sonra ağaç ve çalıları yakan insanlar muhtemelen bazı bitkilerin güzel kokular yaydığını fark etmiştir. Ancak, bu ağaç ve bitkileri
tanıyıp onlardan tütsü yapmaları uzun yıllar almıştır. Çinliler’in Neolitik Dönemde (Yeni Taş Devri) tütsü yakmayı bildiği ve M.Ö.
2.000’den itibaren de dinsel amaçla yaktıkları biliniyor. Yine, tarçın ve günlük ağacından yaptıkları tütsüleri yaktıklarını gösteren
belgeler mevcuttur.

Sümerler tarafından da bilinen parfüm ve tütsünün, bu uygarlığın devamı niteliğindeki Babil’de de koku biraz daha geliştirilmiş ve
daha metoda dayalı bir aşamaya geçilmiştir diyebiliriz. Babil’iler de tütsü kullanırdı. Tütsü yakmayı Çinliler‘den öğrenen Hintliler ve
Mısırlılar için koku, günlük yaşamın parçası olmuştur. Mısır’da 6-7 bin yıllık mezarlarda tütsü yapmakta kullanılan ağaç reçinelerine
rastlanmıştır. Bu buluntular, tütsünün bilinirliğinin kanıtı mahiyetindedir.

Tütsü, Çinlilerden sonra diğer kültürler tarafından da dinsel amaçla, hastalık tedavisinde ve kötü ruhları uzaklaştırmak için
kullanılmıştır. Bu gelenek günümüze dek ulaşmıştır. Parfüm yapmak Sümerler’in damıtma ve ekstraksiyon tekniklerini keşfi
sayesinde gerçekleşmiştir. Sümerler, damıtma cihazını M.Ö. 3.500’de kullanıyordu. Bu cihaz çift dudaklı seramik bir saksıya
benziyordu. İçine şarap konulup kapağı kapatıldıktan  sonra alttan ısıtılan cihazın, üstteki iki dudağı arasında damıtılmış alkol
toplanıyordu. Şarabın içine kuru çiçek konulup birlikte damıtılarak alkolle karışık halde bitki esansı elde edilebiliyordu ki bu da
aslında mevcut parfüm tarihinin Macar suyu ile başlamadığının da kanıtıdır. Ekstraksiyon cihazı da damıtma cihazı gibi çift dudaklı
bir saksıya benziyordu ve iki dudak arasında saksının içine doğru açılmış 5-6 delik vardır.

Sümerler önceleri parfümü güzel kokmak için değil vücutlarını yağlamak için kullandı. Çünkü kokulu yağların kötü ruhları
uzaklaştırıp kendilerini güçlendireceğine inanıyorlardı. Parfümlerle ölülerin de vücudu yağlanırdı. Bu amaçla en çok kullanılan
malzeme mürdü.
Mür
Mür bu yönüyle iki dünya arasında adeta bir köprü olma özelliğine sahipti. Bu köprünün kokusu duyulan, hoşa giden, etkileyen
mistik bir öge üzerinden kurulması da son derece anlaşılabilir bir durumdur. Bugün bile. Babil ise o tarihte antik dünyanın
başkentiydi. Ve böyle bir oluşumun yani parfüm yapılmasının orada olması da son derece normaldi. Yazılı kayıtlarda adı geçen
dünyanın en eski parfüm yapımcısı, M.Ö. 2.000 yılında yaşamış olan Tapputi adlı Babilli bir kadın kimyagerdir.

Ünlü Asma Bahçelerinde Açan Bin Bir Çeşit Çiçekten Parfüm Yapmak Fikri Kime Yanlış Gelebilir Ki?
Semiramis tarafından yapıldığı rivayet edilen, Babil’in Yaklaşık 4.000 yıl önceden kalan başka bir parfüm atölyesi ve damıtma
cihazları ise 2005 yılında Kıbrıs’ın kuzeyindeki Pyrgos kasabasında bulunmuştur. Kalıntıları Kıbrıs’ta bulunan bu fabrikanın
dünyadaki ilk parfüm fabrikası olduğu kabul edilmektedir.

Abbasiler Dönemi’nde İslam dünyasının kimyagerleri parfümü Avrupa’ya tanıtmıştır. Önceleri kötü ruhları uzaklaştırmak gibi daha
çok kutsal amaçlar için kullanılan parfüm, daha sonra Mısır ve Babil’de yalnızca güzel kokmak amacıyla kullanıldı. Abbasi Halifesi
Harun Reşit’in kimyacısı El Cabir, döneminin en gelişmiş kimya laboratuvarına sahipti. Yazdığı kitaplarla, Avrupalıların kimyanın
prensiplerini anlamasını sağlamıştır.Onun modernleştirdiği damıtma ve ekstraksiyon teknikleriyle, parfümiçin gerekli uçucu yağları
üretmek kolaylaştı. Yazdığı 100’den  fazla kitabın 70’ini Avrupalılar Latinceye çevirdi. Abbasi döneminin diğer önemli kimyacısı El
Kindi’dir. Onun kitabı “Kimya al-Itr Watt-Tas Isdat 3” adlı eseri tamamen parfüm yapma ve damıtma hakkındadır. Avrupalılar El
Cabir ve El Kindi’nin kitaplarından, kimya tekniklerini ve parfüm yapmayı öğrenmiştir demek yanlış olmayacaktır.

Önce İtalya’daki bazı rahipler M.S. 1200’lerde İslam dünyasının kimyagerlerinin geliştirdikleri teknikler ve formüller yardımı ile
parfüm yapmaya başlamışlardır. O güne kadar parfümlerde alkol kullanılmamış olması; muhtemelen İslami inanç sistemi ile
alakalıdır. Macar kraliçesi Elizabeth’in isteği üzerine 1370’te “Macar Suyu” adı verilen bir kolonya üretilmiştir.

Koku Tarihi ve Türkler
Türkler tarihi ipek ve tütsü yollarının üstündeki egemen konumları ile bu süreç de daima var oldu.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde bugün Gülhane olarak bilinen yer de gül yağı/gül suyu üretimi yapılır ve günlük hayatta gülsuyu
çok yoğun bir şekilde kullanılırdı. Bunlar gülabdan denilen altın veya gümüşten yapılan özel kaplar ile konuklara sunulurdu. Fransa’
da parfüm üretimi 16. yüzyılda İtalyan uzmanlarca geliştirildi. Parfüm için gerekli çiçekler de Fransa’da yetiştirildi ve Fransa parfüm
merkezi oldu. Orta Çağ’da sık banyo yapmayan Fransızlar, vücut kokularını parfümle kapatmak için bolca parfüm kullanırdı.
Günümüzde Avrupa’nın parfüm merkezi İtalya ve Fransa’dır. Parfüm kelimesi, Latince “perfumum” yani buharın içinden
kelimesinden gelir.

Almanya- Köln’de üretilen dünyanın ilk kolonyasının bir reklamı Esans, Parfüm ve Kolonya İçerdikleri aromatik madde miktarına
göre ticari ürünler farklı şekilde adlandırılır. Esans: %20’den fazla, Eau de Parfume: %15, Eau de Toilette: %10, Eau de Cologne:
%5 ve Tıraş losyonu: %1 aromatik madde içerir. Esans, çiçek ve kokulu bitkilerden elde edilen uçucu yağlardır ve damıtma veya
sıkma yoluyla elde edilirler. Bazen karışım fermente edilir ve kokunun kalıcılığını sağlayan sabitleştirici (fiksatif ) eklenir. Parfüm,
değişik oranlarda alkol ve farklı esanslar karıştırılarak yapılır. İngiltere Kralı VIII. Henry ve daha sonra tahta geçen kızı I. Elizabeth
özel parfümler ürettirirdi.

Kolonya, Almanya’nın Köln kentinde berberlik yapan İtalyan G. P. Feminis’in 1709’ da ürettiği ve “Eau de Cologne” (Köln Suyu)
adıyla bilinen karışımdır. Alkolde çözülmüş limon, turunç, portakal ve bergamot esansları içeren karışım, diğer ülkelerdeki benzer
ürünlere de kolonya denilmesine neden olmuştur. Kolonya bir gün içinde meşhur olunca İtalyan berber, yeğeni Farina’yı işin
başına getirip işi büyüttü. Yedi yıl savaşları sırasında Fransız, Avusturyalı ve Rus askerler kolonyayı ülkelerine götürüp tanıttı.
Yoğun parfüm talebinin bir sonucu olarak ilerleyen zamanlarda devreye sentetik kokular da girmiştir.

İlk sentetik parfüm nitrik asit ve benzenden yapılmış nitrobenzendir.
Nitrobenzen
Bu ilk sentetik koku badem kokusu verir ve genellikle sabun kokusu olarak kullanılmıştır. 1868 yılında William Perkin tarafından
kumarin sentezlemiştir.

Kumarin
Berlin Üniversitesi’nden Ferdinand Tiemann ise sentetik menekşe ve vanilya üretmiştir.

 

Alpha-Ionone (Menekşe kokusu)

 

 

Vanillin
Francis Despard Dodge, Amerika Birleşik Devletleri’nde, sitronella yağı ile elde edilmiş ve limon benzeri bir kokuya sahip olan
Citronella’yı deneyerek, gül benzeri bir kokuya sahip bir alkol olan sitronellol’ü sentezlemeyi başardı.

Farklı sentezlerde elde edilen, bu bileşikler, tatlı bezelye, nergis, sümbül ve zambaklarının kokularını verir. Son dönemlerin en
gözde bileşiklerinden biri de Ambroxdur.

Ambrox genellikle parfüm kompozisyonlarının temel notalarından biri olarak kullanılır. Birden fazla sentez yolu vardır. Son yıllarda
çok sayıda sentetik koku üretilmiştir.

Parfüm Şişeleri
Tıpkı parfüm sanatı yüzyıllar boyunca ilerledikçe, parfüm şişesinin sanatı da aynı şekilde ilerlemiştir. Parfüm şişeleri içinde
bulundukları yağ kadar titizlikle seçilir. Günümüzde parfüm şişeleri bile, başlı başına bir sektördür. Bu sektör, içindeki ürünün
kalitesine, farklı ekonomik gelirlere ve kültürlere sahip insanların beğenilerine göre değişen birlerce farklı model ve malzeme ile
şişeler üretilir.
Peki Ya Bugün Parfüm Endüstrisi Ne Durumdadır?
Yanan ateşin kokusundan başladığı düşünülen serüven bugün adeta bir çılgınlık noktasına ulaşmıştır. Olayın ekonomik boyutu son
derece büyüktür. Kokunun sadece kendisi değil ambalajı bile başlı başına devasa bir sektördür. Madalyonun parayla ifade
edilemeyen diğer yüzüne gelince; orası bambaşka bir dünya olup, kadim bilgidir, gelenektir, prestijdir. Parfüm ülke bazında
gelişmişlik piramidinin en tepesindeki üründür. Olaya bireysel olarak baktığımızda ise karakterimizin altını çizen bir çeşit kartvizittir
denilebilir. Ülkemiz çok değerli bitkisel kaynaklarının bir bölümünü bu sektöre kaydırmalı ve bu sektörün ne kadar güçlü olduğunu
fark etmelidir.

Ayrıca parfüm yapımında kullanılan tek bir uçucu yağın içinde bile yüzlerce farklı kimyasal bileşen olduğu gerçeğinden yola çıkara
bunun yüksek kimya bilgisi gerektiren mutlaka laboratuvarda Ar-Ge’si ve ilgili testleri yapılması gereken bir ürün olduğu gerçeğini
kesinlikle gözden kaçırmamalıdır.

Kozmetik Fakülteleri kurulmalı ve parfümörlük ya da parfüm kimyagerliği buradaki alt eğitim alanlarından biri olmalıdır. Şayet iş
esans karıştırmak kadar kolay ve koklamak ile sınırlı olsaydı bugün dünya üzerinde yüzlerle ifade edilecek kadar az uzman ve
ülkemizde bunu yapan tek merkez ve tek kimya profesörü olmazdı gerçeği gözden kaçırılmamalıdır. Sümerlerden günümüze
ulaşan parfüm ve güzel kokulu ürün alışkanlığı, önemli bir pazar yarattı. Günümüzde yıllık parfüm tüketimi yaklaşık 50 milyar dolara
ulaşmıştır.

Saygılarımla.
Referans
1. Müge Çiçeğinin (Convallaria Majalis) Bazı Biyoaktivitelerinin Belirlenmesi ve Diğer Bazı Çiçeklerle Birlikte Parfüm Tasarımında
Kullanılabilirliğinin Araştırılması. Sıla Nezahat-Daşdemir. 2017(Y.L tezi)
2. Beyaz Yasemin Çiçeğinin (Jasminum Officinale) Bazı Biyoaktiviteleri İle Koku Bileşenlerinin Araştırılması ve Parfüm Tasarımında
Kullanılması. Sedef-Aşık. 2017(Y.L tezi)
3. Datça Papatyasının Bazı Biyoaktif Bileşenlerinin Belirlenmesi; İlaç ve Kozmetik Endüstrisinde Hammadde Olarak
Kullanılabilirliğinin  Araştırılması. Begüm Pınar -Demirkent. 2015(Y.L tezi)

 

  • (gizli tutulacaktır)