PLAT Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İmer Özer

20 Eylül 2019

 

PLAT Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İmer Özer ile PLAT’ın faaliyetlerine ve sektöre dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Sayın İmer Özer bize kendinizden, profesyonel geçmişinizden bahseder misiniz?
İlkokul, ortaokul ve liseyi bitirdikten sonra Bakü Devlet Üniversitesi Rusça Kimya Bölümü’nden mezun oldum. İş hayatına 2003 yılında Ürün Sorumlusu olarak Koruma Temizlik A.Ş.’de başladım. Daha sonra Satış ve Pazarlama Müdürlüğünü üstlendim. 2009 yılından bu yana da Koruma Temizlik A.Ş.’de üç fabrikadan sorumlu Genel Müdür olarak görev yapıyorum.

2014 yılında PLAT Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildim ve halen bu görevi sürdürmekteyim. Aynı zamanda GEBKİM Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkan Yardımcısıyım.

PLAT’ı nasıl tanımlıyorsunuz? PLAT olarak gerçekleştirmiş olduğunuz faaliyetlerin Türkiye açısından önemi nedir?
Ülkemizde hızla büyüyen özel markalı ürünler (Private Label) sektöründe faaliyet gösteren firmaları temsil etmek, üyelerimizin iletişimini güçlendirmek, sektörün büyümesine rehberlik etmek ve sektörel sorunların çözümü noktasında proaktif olmanın yanında projelerimizle toplumsal fayda yaratmak temel amaçlarımız arasında yer alıyor. Hâlihazırda üretici ve tedarikçi 165 üyemiz var.

Gıdadan kozmetiğe, kişisel bakım ürünlerinden temizlik ürünlerine kadar çok geniş bir yelpazede üretim yapan firmalarımız bulunuyor ve özel markalı ürünler (Private Label) sektörü her yıl çift haneli büyüme rakamları ile gelişimini sürdürüyor. 2017 yılında 30 milyar TL seviyesinde gerçekleşen PL cirosu, 2018 yılında yaklaşık yüzde 70 gibi rekor bir atışla 50 Milyar TL’ye yaklaştı. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve yüksek enflasyon karşısında geçen yıl Private Label ürünlere talep arttı ve bu da sektörün cirosuna olumlu yönde yansıdı. 2019 yılında da sektördeki büyümenin devam edeceğini ve en az yüzde 50 artış kaydedeceğini öngörüyoruz.

Sektörümüzün büyümesine ivme kazandıran faktörler arasında; tüketicilerin özel markalı ürünlere duyduğu güvenin artması ve kalite algısının yükselmesi, son yıllarda özel markalı ürünlerin başlıca satış noktalarını oluşturan BİM, A101, ŞOK gibi indirim marketlerinin Türkiye çapında mağaza sayılarını ve satışlarını artırmalarını sayabiliriz.

AB ile kıyasladığımızda da Türkiye’nin Private Label pazarında büyüme alanı halen çok geniş. Gelecek vaat eden bir sektör konumunda bulunuyoruz. Özel markalı ürünlerin toplam süpermarket pazarının cirosundaki payı Avrupa’da yüzde 18 ile yüzde 42 arasında değişirken ortalama yüzde 31,5 olarak ölçülüyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 19,9’a ulaşmış durumda. Dolayısıyla bu alanda önemli bir büyüme fırsatı bulunuyor. Son rakamlara göre ülkemizde market alışverişinde harcanan 5 Lira’nın 1 Lirası özel markalı ürün için veriliyor. Avrupa’da bu rakam 3’te bir seviyesinde… Biz daha yolun başındayız ancak Avrupa’ya oranla daha hızlı büyüyoruz.

PLAT Derneği olarak bu süreçte firmalarımıza ve sektöre değer katacak projeleri hayata geçirmek en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Perakende sektörünü her yıl Private Label Zirvesi’nde bir araya getiriyoruz. Geçen yılki zirvemize ulusal ve yerel perakende zincirlerinin yanı sıra üretici ve tedarikçilerden oluşan 1000’in üzerinde kişi katıldı. Bu yıl 6 Kasım 2019 tarihinde gerçekleştireceğimiz 5. Private Label Zirvesi’nin de yine yoğun ilgi görmesini bekliyoruz.

Önem verdiğimiz bir diğer projemiz ise “Denemeden Olmaz” eğitim projesi. Proje kapsamında sadece iki yılda Kocaeli, Trabzon, Şanlıurfa, Tunceli, Manisa, Aydın, Muğla, Sakarya illerinde bulunan toplam 12 okula fen  laboratuvarı açtık. Türkiye’nin dört bir yanındaki okullara
yeni fen laboratuvarları kazandırmak için çalışmalarımız sürüyor.

Bilginin üretim süreçlerinde en büyük güç haline gelmesinden hareketle Türkiye’nin en köklü eğitim kuruluşlarından İzgören Akademi ile iş birliği yaparak PLAT Akademi’yi kurduk. “Algı ve İlişki Yönetimi” ve “Müzakere ve İkna Becerileri” eğitimlerini başarıyla gerçekleştirdik ve sektörü daha da ileri götürebilmek adına eğitimlerimize devam ediyoruz.

Bu yıl 24-26 Ekim tarihleri arasında 4.’sü düzenlenecek olan Cosmetics & Home Care Fuarı, alanında profesyonel katılımcılar ve ziyaretçi portföyüyle sektör için eşsiz bir buluşma ortamı yaratacak. Fuar hakkındaki ön görülerinizi okurlarımızla paylaşabilir misiniz? Cosmetics & Home Care Fuarı’nın sektöre olan yansımalarını değerlendirebilir misiniz?
Kozmetik, kişisel bakım ve ev bakım ürünleri kimya sektörümüzün gelişim potansiyeli en yüksek ürün grupları arasında yer alıyor. Ülkemizin ihracatta en öncelikli konuları arasında yer alan katma değeri yüksek ürün ihracatı açısından da çok büyük potansiyel taşıyan sektörler olduğunu söyleyebiliriz.

Cosmetics & Home Care Fuarı’nın kozmetik, kişisel bakım ve temizlik ürünlerine yönelik önemli bir buluşma platformu yaratacağına inanıyorum. Fuar gerek katılımcı gerekse ziyaretçi profili ile bu yıl beklentilerine ulaşacaktır. Yeni iş birliklerinin gerçekleşmesine büyük katkı sağlayacak verimli bir fuar olacaktır. Kimya sektörümüzün genelinde ihracatın artmasında fuarlar önemli bir rol üstleniyor.

2020 yılında kozmetik ve ev bakım sektörü sizce nasıl şekillenecek? Bu alanda ihracatı artırmak için sektör profesyonellerine iletmek istediğiniz mesajınız var mı?
Kozmetik, kişisel bakım ve ev bakım sektörü çok dinamik ve hızla büyüyen sektörler olarak dikkat çekiyor. İnsanları mutlu eden ve kendilerini iyi hissettiren ürünler olduğu için kriz zamanlarında bile talebin azalmadığını görüyoruz. Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri sektörü; tüketici beklentileri ve trendlere göre sürekli kendini yeniliyor. 2020 yılında da değişim bu yönde devam edecektir. Ev bakım ürünlerinde de son yıllarda ürün çeşitliliğinin önemli oranda arttığını ve tüketicinin de bu ürünleri daha fazla talep ettiğini gözlemliyoruz. Türkiye, kozmetikte çok iyi noktada olan üretici ve ihracatçı firmalara sahip. Bu firmalarımızın sayısının ve ihracat hacimlerinin artması gerekiyor. Firmaların mutlaka ihracata yönelmeleri ve yeni ülkelere ürünlerini sunmak için araştırma içinde olmalarını öneriyorum. İhracat şirketlere yepyeni fırsatlar sunuyor. Kurumsallaşma, marka bilinirliği, Ar-Ge, ürün geliştirme gibi birçok açıdan gelişmenizi sağlıyor.