Poliüretan Sektörü, Standartları ile İlgili Beklentilerini Dile Getirdi

02 Aralık 2019

Dünyanın en büyük ikinci poliüretan sanayi fuarı Putech Eurasia 2019 (6. Uluslararası Poliüretan Sanayi Fuarı) kapsamında poliüretan sektörünün önemli isimleri ile sektörün yeri, bugünü ve geleceğini konuşuldu. Poliüretan sektörünün standardizasyon ve regülasyonlar konusunda devletten beklentisini dile getiren poliüretanın önemli isimleri, sektörün geleceğinin birlikte çalışarak büyütmek olduğunu vurguladı.

 

Poliüretan sektörlerinin önemli isimlerinin buluştuğu sektörün Türkiye’deki yeri, yenilikleri ve geleceğinin konuşulduğu panele, DOW Türkiye Poliüretan Sistem Evi Direktörü Levent Atmaca, Kimteks Poliüretan CEO’su Cavidan Karaca, Flokser Kimya İcra Kurulu Üyesi Dr. Başar Yıldız, Pürplast Genel Müdürü Mehmet Şişmanoğlu ve Avrupa Esnek Poliüretan Köpük Blok Üreticileri Derneği (EUROPUR) Başkanı Bart ten Brink konuşmacı olarak katıdı.

 

Türkiye Esnek Köpük Poliüretanda Avrupa İkincisi

Dünyada toplam poliüretan pazarının 20-25 milyon ton, esnek köpük poliüretanın ise 8,5 milyon ton seviyelerinde olduğunu, 2021’e kadar sektörün %4 büyümesi öngörüldüğünü söyleyen Avrupa Esnek Poliüretan Köpük Blok Üreticileri Derneği (EUROPUR) Başkanı Bart ten Brink, dünyada Çin ile Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin büyüklükte aynı orana sahip olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Esnek köpük poliüretanda Türkiye, Avrupa’nın en büyük ikinci pazarı. İlk sırada Polonya var. 2018’de 142 bin ton üretimle güçlü rakipler olan Almanya, İtalya’yı üretim boyutunda geçti. Önümüzdeki dönemde dünya ve bölge için Türkiye çok önemli bir ülke olmaya devam edecek.”

Poliüretanda Geri Dönüşüm Çok Önemli Ama Birlikte Çalışarak

Esnek poliüretanla yapılmış 40 milyon şiltenin her yıl atık hale geldiğine dikkat çeken Bart ten Brink, “Biz yeni geri dönüşüm metotları üretmek zorundayız. Mekanik geri dönüşüm yerine, yeniden dönüşüme gitmeliyiz. Kimyasal geri dönüşüm de çok önemli. Sektör kendi yeniliğini yapmalıdır. Türkiye’deki şirketler birlikte çalışmalıdır. Bu bir rekabet değil. Bu geleceği ne kadar desteklediğimiz ile alakalı bir durum. Türkiye kendi pazarını geliştirmeye çalışmalıdır. Lütfen sektör olarak yapacağımız çok basit birlikte çalışalım.” Şeklinde konuştu.

 

Poliüretanda Standart ve Regülasyonlar Bir An Önce Olmalı

Türkiye’nin polüretan ihracatının ilk 10 ayda 60 bin tonu bulduğunu söyleyen Kimteks Poliüretan CEO’su Cavidan Karaca, sektörün regülasyon ve standartları konusunda ihtiyacı olduğunu belirterek şöyle dedi: “Poliüretan pazarı büyüyor. Fiyat odaklılık sektörün geleceğini tehdit ediyor. Ayakkabı, terlik taban üreticilerinin sayısı artıyor. Türkiye ayakkabı konusunda da bir üretim üssü. Adet artarken, kullanılan birim fiyatlar azalıyor. Ucuzlatmaya yönelik beklentiler var. Ürünün kalitesinin bozulması ayakkabı pazarı için ciddi sıkıntı. Diğeri beyaz eşya önemli bir pazar. Enerji sınıfları için ciddi Ar-Ge beklentileri var. Ciddi bir maliyet baskısı var. Regülasyonların ve standartların olmaması nedeniyle panel poliüretan konusunda kalitede azalmalar görüyoruz. Standart panelden ekonomik panele gidiyor.”

 

Poliüretanda otomotiv sanayii için gelişmeye devam ettiğini belirten Cavidan Karaca, yerli üreticilerin pazarı %10-15 seviyelerinde olduğunu, buradaki geliştirmelerin devam ettiğinin altını çizdi.

 

Poliüretan Farklı Kelimelerle Farklı Cümleler Oluşturmaya Benziyor

Poliüretanın bileşenlerini farklı kelimeler gibi bir araya getirdiklerinde farklı cümleler oluşturabildiğini belirten Flokser Kimya İcra Kurulu Üyesi Dr. Başar Yıldız, Türkiye’deki poliüretan sektörünün araştırma- geliştirme konusundaki stratejilerini şöyle anlattı: “Ar-Ge yerine Türkiye’de ÜRGE yapıyoruz. Üreticiler olarak müşteri taleplerine hızlı cevap verme ya da bizim içinde olmadığımız yeni bir uygulamaya ürün vermeye çalışıyoruz. Sektör olarak birkaç eksiğimiz var. Biri yetişmiş insan kaynağına çok fazla sahip olmamamız. Meslek Lisesi ile anlaşıp bir laboratuvar kurduk. Eğitimler veriyoruz ve lisedeki arkadaşlar da bizimle çalışabiliyor. İTÜ’de de bir laboratuvar kurmaya çalışıyoruz. Böylece uzun vadeli projelerimize bir çözüm bulmayı amaçlıyoruz. Bizim Ar-Ge olarak bir eksiğimiz de kollektif çalışmaya çok yatkın değiliz. Okullarda münazara eğitimi vermemiz lazım. Çok tartışamıyoruz. Avrupa’da rakipler bile birlikte Ar-Ge yapıyor. Gidecek çok yolumuz var.”

 

Hafifletme, Yanmazlık, Sürdürülebilirlik Poliüretanın Ana Odağı

Türkiye’de poliüretandan yeni ürünler geliştirmesi konusunda çalışmaların olduğunu ifade eden Dr. Başar Yıldız,Ar-Ge’nin çıktısı patenttir. Türkiye’de patent sayısı artmadığı sürece, ne yazık ki realistik yaklaşım olmaz. Elimizden geldiğince Türkiye’de patent üretmemiz lazım. Son 10 yıllık patentleri inceledik. Dünyada belli başlı konular çalışılıyor. Hafifletme, yanmazlık, sürdürebilirlik ve geri dönüşüm. Biz de bunlara odaklanmalıyız.” dedi.

 

Maliyet Rekabetinden, Değer Yaratmaya Odaklanmalıyız

Ar-Ge çalışmalarını değer zincirindeki paydaşlarla yaparak başarılı olunabileceğini söyleyen DOW Türkiye Poliüretan Sistem Evi Direktörü Levent Atmaca,Sektörün pozitif yönde genişlemesini poliüretanın kimyasının avantajlarını korumakla sürdürebiliriz. Poliüretan gerçekten çok önemli bir plastik. Çok önemli özellikleri var. Bunu koruyabilirsek; örneğin, çok iyi bir izolasyon malzemesi olmasından çıkartıp, sadece kaplama ürünü haline getirirsek bu sektörü kaybederiz. Poliüretanı itibarsızlaştıracak tüm gelişmelerden kaçınmamız gerekiyor. Maliyet rekabetinden çıkıp, değer yaratmaya doğru ilerlememiz lazım.” şeklinde konuştu.

 

Elektrikli Araçlarla Birlikte Poliüretanın Geleceği Parlak

Türkiye’nin otomotivde son iki yılı düşüşle kapattığının altını çizen Pürplast Genel Müdürü Mehmet Şişmanoğlu, sektördeki gerilemeyi fiyat odaklı yaklaşımlar yerine yenilikçi yaklaşımlarla hep birlikte aşacaklarını söyledi.

 

Otomotiv sektöründeki değişimle birlikte poliüretanın artan öneminden bahseden Mehmet Şişmanoğlu şöyle devam etti: “Otomotiv sektöründe elektrikli araç dediğinizde iki önemli kriter var; biri ağırlık, biri ses. Ses en önemli konu. Bir örnek vermek gerekirse, biz şu anda emniyet kemerlerindeki sesi takip edip onu giderici ürünler üretiyoruz. Hal böyle olunca poliüretanın önemi gittikçe artıyor. Bugün araçlarda poliüretan ağırlığında 25-26 kilolardayız. Poliüretan olmayan parçalar, ağırlık avantajıyla poliüretanla tanışıyor. 2025 yılında piyasadaki 100 arabanın 75’i hibrit ve elektrikli araçlar olacağı öngörülüyor. Dolayısıyla bu bilgiler ışığında poliüretanın geleceği de parlak görünüyor.”