Proje Yönetiminde Kalite Kontrolünün Önemi ve Yapı Kimyasalların Değerlendirilmesi

24 Nisan 2017

Cem Ercan / İnşaat Yüksek Mühendisi – Proje ve Teknik Satış Müdürü – Emülzer Asfaltevi Tecrit Maddeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.

İnşaat Mühendisliği Bölümü, Yapı Malzemeleri derslerinde, demir, çimento, beton, alçı vb. ürünler hakkında genel bilgiler verilmektedir. Teoride verilen bu bilgiler, malzeme davranışı ve malzeme bilimi hakkında yeterli bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır. Ancak yapı kimyasalları sektörü dünyada da hızla gelişmektedir. Kimya mühendislerinin yapı malzemelerine yönelik daha fazla çalışmalar yapmasıyla birlikte, birçok yeni ürün inşaat sektörüne kazandırılmıştır.

Yapı malzemeleri üreticileri, üretim çeşitliliğini arttırıp, talebe yönelik ürünler geliştirmektedir. Üretilen bu ürünleri, gerek evrak bazında gerekse nitelik olarak kontrol eden ve/veya fiyat-kalite analizini yapan Yapı Proje Yönetiminde bir ‘’Kalite Kontrol’’ bölümüne ihtiyaç vardır. Kalite kontrolünün direkt bir okulu olmayıp, mezuniyet sonrası branşlaşma sonucunda tercih edilmektedir. Büyük projelerde bu genelde sağlanmaktadır. 1000’lerce konut yapmış birçok müteahhit de maalesef bu bölüm organizasyonda yer almamaktadır. Kaba ve ince inşaat şefleri, daha küçük ölçekli şantiyelerde, ustalar ve formenler kalite kontrol görevini yapmakta, daha önce tecrübe ettikleri firmaların ürünlerini uygulatmaktadırlar.

Kalite, müşteri isteklerine cevap verebilecek nitelikte ürün üretmektir. Öyle ise, kalite kontrol de yapacağı işlere göre, kullanacağı test aletlerini ve personelini yapılandırmalıdır. Şantiyelerin yapacağı işe göre, ihtiyaçları çok farklı olmaktadır. Tüm bu iş akışları içerisinde kalite departmanı, yönetimin yönlendirdiği şekilde hareket etmek zorundadır. Yönetime karşı ‘’kalite’’ olmaz.

İnşaat yapımı sırasında, teknik şartnameye göre, Kalite Kontrol Bölümünün incelediği başlıca yapı malzemeleri;

Beton: Yaklaşık 50.000 m3 üzerinde betonu olan projelerde, betonun taşınmasının mümkün olmadığı yerlerde, havaalanı, baraj, tünel, karayolu, konut, alt ve üst yapı projelerinde birçok firma kendi beton santralini kuruyor. Kurulacak beton santralinin yerinin fizibilitesi yapılıp, amortisman maliyetlerini karşılayıp karşılamayacağı hesaplandıktan sonra betonun nasıl tedarik edileceğine karar verilmektedir. Beton dışarıdan satın alınmayacak veya özel bir beton tasarımı yapılacak ise, beton santrali kurulmalıdır. Özellikle sanat yapılarının çok olduğu projelerde yerinde prefabrike tesislerin kurulması daha uygun görünmektedir.

Beton içerisine giren; çimento, su, kum, agrega, mineral ve kimyasal katkıların standartlara uygunluğu denetlenmektedir. Taze ve sertleşmiş haldeki beton özelliklerinin tespiti için deneyler yapılmaktadır. Şayet beton dışarıdan satın alınıyor ise, kalite departmanının işi kısmen azalmaktadır. Beton, her aşamasında özen gösterilmesi gereken yarı mamul bir yapı malzemesidir. Betonun performansı, üretildikten yerine yerleştirilinceye kadar ve sonrasındaki bakım koşullarına bağlıdır. Püskürtme, prefabrike ve hazır beton katkı deneyleri için laboratuvarlarda ön deneyler yapılmalıdır. Son yıllarda yaygın olarak kullanılan “kristalize özellikteki beton katkıları’’ için de basınç, su geçirimsizlik deneyleri yapılmalıdır. Bunun için ufak deneme prototipleri (mocap) hazırlanmalıdır.

Betonun birçok çeşidi bulunmaktadır. Yapı türüne, fonksiyonuna bağlı olarak, beton katkıları ön deneme yapılarak kullanılmalıdır. Ön denemelerde tüm bileşenlerin aynı olduğu, sadece kimyasal katkının farklı olduğu sağlanmalıdır. Betonun bazı türlerini sıralarsak:

1. Hafif beton,

2. Ağır beton,

3. Yüksek mukavemetli beton, proje betonu, grobeton.

4. Kuru karışım, yaş karışım,

5. Silindirle sıkıştırılmış beton (RCC),

6. Su altı betonu,

7. Prekast betonu,

8. Kuru püskürtme betonu, ıslak püskürtme beton, lifli beton.

9. Reaktif pudra betonu,

10. Vakum betonu,

11. Asfalt betonu,

12. Kendiliğinden yerleşen beton ( SCC),

13. Polimer betonları, epoksi betonları,

14. Vakum betonu,

15. Mimari beton, renkli beton, agregası yıkanmış beton (wash beton),

16. Poröz beton,

17. Transparan beton vb.

Demir: Şantiyeden alınan demir donatı numunelerine çekme deneyi yapılır. Deney sonuçları değerlendirilip, çekme, akma ve kopma değerlerini doğruladıktan sonra donatı kullanılmalıdır. Demir de yarı mamul olmasına karşın denetimi, betona oranla biraz daha kolaydır. Tedarik edilen demir kalıp içerisine girmeden test edilmeli, numuneler çekme deneyine gönderilerek, sonuçları irdelenmelidir. Demircilerin statik projeye göre yerine monte ettiği donatı denetlenmelidir.

Yapı Kimyasallarının Değerlendirilmesi:

Mimari projelerde, detaya göre birkaç firmanın adı, ürünün adı yazılıp veya muadili olarak belirtilmektedir. Gerçekten de yapı türüne ve projeye, göre kullanılacak yapı kimyasallarının seçimi oldukça önemlidir. Temelde kullanacağınız bir su yalıtım ürününü, terasta, ıslak hacimde kullanamazsınız. Dünyadaki birçok uluslararası firmaların ürünlerinin yanı sıra yerli firmaların ürünleri de, ülkemizde kullanılmaktadır. Kullanılacak olan ürün, fiyat/kalite performansına bağlı olarak, doğru sistem detayı ile birlikte tercih edilmelidir. Kullanılacak malzemeler sistemi, detaylandırılmaz ise geri dönüşleri sıkıntılı ve masraflı olur. Yapı kimyasalları sektörü giderek, hizmet sektörüne dönüşmüştür. Müteahhit firmalar su yalıtım işini bazen malzeme ve işçilikli olarak ihale ederken bazen de takas (barter) ile vermektedirler. Her iki aşamada da, projede hangi ürünün kullanılacağı ve sistem detayının belirlenmesinde kalite kontrole ve teknik ofise danışılmalıdır.

Kalite kontrol, şantiye organizasyonunda bir yeri olan ve bir masraf olarak görülmesine karşın, yatırımcıya para kazandıracak departmanlardan biridir. Kalite kontrol seçeceği ürünleri tüm bileşenleriyle irdelemelidir. Teknik açıdan sorun olmayacak şekilde satın alma talebi oluşturulduğu taktirde, yatırımcı firma bu işten fayda sağlayacaktır. Satın almaya yardımcı olmalıdır. Bunun için de, değerlendirme kriterlerinin sağlanacağı cihazların ve insan kaynağının da temin edilmesi gereklidir.

Ülkemiz, dünyanın müteahhidi konumuna geldi. Müteahhitlerimiz yurtdışında baraj, karayolu, demiryolu, sanayi yapıları gibi birçok mühendislik yapıları yapmaktadır. Yurtdışında iş yapan müteahhitlerin kalite departmanının ve teknik ofislerinin, son derece güçlü olması gerekmektedir. ACI, AASHTO, DIN, GHOST normlarını bilmeli ve aradaki farklara göre laboratuvarını dizayn etmelidir. Yüklenici, alt yüklenici, müşavir ve proje müdürlüğüne doğru şekilde bilgi verilmelidir. Kalite kontrolün, ihale öncesi projeye hazırlanması sağlanmalıdır. Bu iş sadece teklif bölümüne bırakılmayacak kadar önemlidir ve maliyetleri etkileyecek seviyededir.

TSE ve CE’de standardı belli olan ürünlerin testleri yapılmaktadır. Ancak yapı kimyasalları ile ilgili istenen birçok deney, üniversitelerde veya bağımsız test laboratuvarlarında yaptırılamamaktadır. Bu durumda üretici firma beyanları yeterli olmaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı rayiç poz numaraları, maalesef her ürünü kapsamamaktadır. Piyasada artık kullanılmayan birçok ürün rayiçlerde yazmaktayken, özel sektörün hatta kamu projelerinin kullandığı, ürünlerin bedeli rayiçlerinde yer almamaktadır.

Bu durum işveren, yüklenici, alt yüklenici, tedarikçi, müşavir ve kontrollük arasında anlaşmazlığa yol açmaktadır. Kalite Kontrol Bölümü teknik olarak ürün ve üreticileri belirledikten sonra, fiyatlarını da görmek zorundadır. Estetik, ekonomik ve emniyetli yapıların üretilmesi için fiyat/kalite performansının ilk değerlendirilmesi Kalite Kontrol Bölümü tarafından yapılmalıdır. Kalite departmanı ürün için gerekli evrak ve numuneleri istemelidir. Üreticinin gözetiminde gerekirse birkaç deneme şantiyede yapılmalıdır. Şantiye silsilesi içerisinde onay alınıp, doğru ürüne karar verildikten sonra, satın alma departmanına talep açtırılmalıdır.

Şantiyede ufak bir sistem detayı deneme numunesi yapılması, birçok yanlış anlamayı önleyecektir. Özellikle teras, ıslak hacim, balkon gibi su ve ısı yalıtımının birlikte yapılacağı işlerde, yerinde ufak bir demonstrasyon yapılması oldukça faydalı olacaktır.

S.W.Nunnally, yapıyı planlarken, mühendislik ve tasarımın hemen ardından tedarik kısmını getirmiştir. Böylece yapım öncesinden, şantiyeye iş verecek duruma gelinmelidir.

Kullanılacak ürün ve miktar belli olduktan sonra malzemelerin tedarik süresi inşaat yapımı sırasına göre devam etmelidir. Kalite Kontrol Departmanı; teknik, teorik ve pratikte, kullanılmasında bir sakınca olmadığını düşündüğü ürün veya ürünleri, alternatifleri ile satın almaya iletir. Satın alma, bu süreçte portföyünde kayıtlı olan tedarikçilerine dönerek piyasa araştırmasını yapmalıdır. Satın almaya ürünün ne kadar miktarda istendiği, ne zamana temin edilmesi gerekli olduğu bilgisi iletilmelidir. Yurt dışı kaynaklı veya sürekli ve tonajlı bir ürün ise temin süreleri tedarikçilere de bildirilmelidir. Şantiyelerdeki karar değişikliğinin fazla olması “herşeyi acil” hale getirmektedir. Bu durum zaman zaman tedarikçi ile satın almayı karşı karşıya getirmektedir. Acil olarak talep edilen ürünün kullanılmadığı bile görülmektedir. İstenen fiyat tekliflerinin satın almadan tedarikçilere iletilmesi, gelen fiyatların değerlendirilmesi, bunların hepsi zaman alan işlerdir. Değerlendirme yapılacak zaman, kalite ve satın almaya verilmez ise maddi kayıplar büyük olabilir. Ucuza alındığı düşünülen bir ürün pahalıya mal olabilir.

Kontrollü Kalite Kazandırır

Burada yaşanmış bir örneği sunmak istiyorum; özel bir beton katkısının kullanıldığı şantiyede, rakip tedarikçilerden biri, katkıyı daha ucuza müşteriye sunarak işi aldı. Ancak saha ve laboratuvar denemesi yapılmadan acele ile yapılan bu satın almadan sonra, ürünün o çimento ile reaksiyonun iyi olmaması sonucu toplam ihtiyaç 20 ton iken 60 tona çıktı. Birim fiyatı düşük olmasına karşın toplamda o iş için harcanan bedel çok daha yüksek değerlere çıkmış oldu.

Kullanılacak ürünler ve miktar baştan belli olup satın almaya iletilirse, tedarikçiler de, uygulamacılar da bu süreçte kendi hazırlıklarını daha rahat yapar. Nakliye bedeli, ürün fiyatının çıkarılması, hammadde stoğunun değerlendirilmesi, siparişlerin durumu tedarikçi tarafından daha rahat çıkartılır.

Şantiyelerde, Kalite Kontrol bölümü ‘’iş yapımına engel olan bir bölüm’’ olarak görülür. Tam aksine kalite kontrolün en önemli görevi, üretimin önünü açarak, imalata destek olmak, önünü açmaktır. Kalite kontrol şantiyede eğitimin sağlanmasını ve seviyenin artmasını da sağlamalıdır. Seminerlere katılan ve eğitim alan yüklenici, taşeron veya personel yine bu işlerde çalışacak ve firmanın işçilik kalitesini de olumlu yönde arttıracaktır. Firmalardan alınan eğitim sertifikaları Mesleki Yeterlilik Kurumu, İş ve İşçi Sağlığı, İSG’lerde kullanılmaktadır.

Örneğin; betonarme yapıda oluşan bir tamir işleminin nasıl yapılacağı önce teoride, sonra pratikte anlatılırsa kalıcı olur. Büyük ölçekli şantiyelerde bunun için, uygulamadan önce ‘’ Ürün Uygulama Metodu’’ (Method Statement) ve Ürün Uygulama Kontrol Tabloları (Check List) hazırlanır. Teoride işin nasıl yapılacağı belirlendikten sonra konu, şantiyedeki uzman uygulayıcı ekiplere aktarılır. Pratikte de sarfiyat kontrolü, uygulama kolaylığı gibi adımlar gözlemlenmelidir. Yapılan işin farklı bir gözle değerlendirilerek, yapılabilirliği bu sayede kontrol edilebilir.

Yapı Proje Yönetimi’nin önemi giderek artmaktadır. Girişimciler bir işin her ince noktasını bilmeyebilir, gerek de yoktur. Ancak çıkan ürünün performansının iyi veya kötü olması, yatırımcıyı direkt etkiler. Şantiyelerdeki organizasyonda her birim ayrı ayrı öneme sahiptir. Her birimin yaptığı başarılı iş, toplamda kaliteyi etkilemektedir. Yönetimle birlikte hareket eden kalite departmanı, projeyi başarılı ve karlı bir şekilde tamamlayacaktır.