Protein Tüketiminin Evrimi

30 Ocak 2020

Protein, vücudumuzun en çok kullandığı üç besin maddesinden “statüsü” en yüksek olandır. Besinlerdeki proteini oluşturan aminoasitler, vücudumuzdaki kaslardan kemiklere, kıkırdağa kadar her şeyin oluşmasını sağlayan temel yapı taşlarıdır. Protein vücudumuzda diğer makro gıdalar gibi depolanmadığı için her gün yeterli miktarda protein tükettiğimizden emin olmalıyız ki vücut sistemimiz sağlıklı bir şekilde işlemeye devam etsin. Önem bakımından “ilk sırada” anlamına gelen proteini; hayvansal ya da bitkisel gıdalardan alabiliyoruz.

Vücudumuzun üretemediği ve yediğimiz besinlerden almamız gereken 9 temel amino asit bulunmaktadır. Bir protein kaynağı bu 9 aminoasiti içeriyorsa, tam protein kaynağı unvanını hak ediyor. En az bir çeşit temel amino asitten eksik olursa da tam protein kaynağı sayılmıyor. Dolayısıyla, hayvansal ve bitkisel proteinler bu temel amino asit içeriklerine göre farklılaşıyorlar. Tüm hayvansal proteinler tam protein kaynağıdır. Söz konusu vücutta hücre yapımından sorumlu olan, büyümeyi sağlayan, dokuları yenileyen protein olunca, kaliteli protein kaynağı sayılan hayvansal protein her zaman çok önemli oluyor.

Ancak bütün faydalarına rağmen, hayvansal protein tüketimi sürüdürülebilir olmaktan çıkmaya başladı. Hayvancılık üretimi, küresel çapta sera gazı emisyonlarının yarısından fazlasına sebep olmaktadır. Dünya nüfusu hızla artarken, bu nüfusu doyuracak sürdürülebilir bir hayvancılık mümkün değil. Ayrıca artan sağlık trendiyle birlikte, tüketiciler daha çok bitkisel bazlı proteinleri tercih etmeye başladılar. Bitkisel proteinler, protein değerlerinin yanı sıra lif ve tam tahıl içerikleri sayesinde hayvansal protein karşısında çok güçlü bir alternatif haline geldi. Tüketicilerin diyetlerinde bitkisel bazlı proteine daha çok yer açmasıyla birlikte “analog” et ürünleri de hızlıca raflarda yerini almaya başladı.

Gelecekte protein kaynağımız ne olacak diye baktığımızda, diyetlerimizde çok çeşitli protein kaynakları göreceğiz. Artan dünya nüfusunun besleyebilmek için protein bakımından et kaynaklarından daha zengin, daha az kaynak tüketen, daha çevre dostu yeni protein kaynaklarına yöneleceğiz; çok çeşitli böcekler, deniz bitkileri, laboratuvar etleri tüketmeye başlayacağımız yeni protein kaynakları olacak.

tarla

Protein, tartışmasız en önemli makro besin ve popülerliği her geçen gün artıyor. Birçok kategoride protein içerikli ürünlerin mantar gibi çoğaldığını görüyoruz. Ancak bu trendin sürdürülebilirliği konusunu ele almamız gerekiyor. Birleşmiş Milletler’e göre, yakın gelecekte dünya nüfusunu beslemeye yetecek toprak ve kaynaklar olmayabilir, bu nedenle hem kendimiz hem de gezegenimiz için sürdürülebilir alternatif protein kaynakları bulmalıyız.

Bugün IFF, hem dünyamız hem insanlık için her fırsatta daha iyisini yapmaya kararlıdır. Kurumsal amaçlarında, dünya kaynaklarına özen gösterme sorumluluğunun altını çizmektedir. Bu taahhüdün bir parçası olarak da lezzetten ödün vermeden alternatif protein ürünlerine odaklanan IFF Re-Imagine® Protein gibi programlarıyla bu alanda teknolojik yatırım yapmaktadır.

 

esra yalçın

 

Esra Yalçın
Pazarlama Müdürü
Türkiye, Orta Avrupa ve İran
IFF Aroma Esans San. ve Tic. A.Ş.