Yabancı yatırımcının Türk Kimya Sektörüne ilgisi devam ediyor

14 Mayıs 2019

 

KPMG Türkiye Kimya Sektörel Bakış 2019 raporunu yayınladı. Bu rapordan, yabancı yatırımcıların kimya sektörüne ilgisinin sürdüğü sonucunu çıkarmak mümkün.

Bu rapor ayrıca kimya sektörünün 2018’i genel imalat sanayinden daha iyi durumda kapattığını da göstermekte. 2018 sonu itibarıyla, yurtdışı yerleşiklerin Türkiye’deki 29,7 milyar dolarlık hisse senedi yatırımlarının 3,4 milyar doları kimya sektörüne yapılmış durumda.

Görünüm pozitif

Türk kimya sektörünün uzun vadeli görünümünün oldukça pozitif olduğunu vurgulayan KPMG Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Ümit Bilirgen, güçlü iç pazarın yanı sıra, hükümetin dışa bağımlılığı azaltma kapsamında verdiği desteklerin de altını çizdi ve sektöre önemli bir potansiyel sunduğunu belirtti. Bilirgen, “Ancak bu potansiyelin ortaya çıkması, sektörün teknoloji ve temel girdilerde dışa bağımlılığını ne hızda azaltabileceğine bağlı” dedi.

 

DÜNYADAKİ DURUM

  • 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,6 büyüyen kimya sektörünün küresel satış gelirleri 3 trilyon 475 milyar dolara ulaştı.
  • Son yıllarda kimya sektöründe de, diğer birçok sektörde olduğu gibi, üretimin merkezi Asya’ya kaydı. Çin satışların yüzde 37,2’sini tek başına gerçekleştirdi. İkinci sırayı yüzde 15,6’lık pay ile Avrupalı üreticiler alırken, yüzde 13,4 ile ABD üçüncü sırada yer aldı.

Ayrıca, toplam üretimden satışların yüzde 44,1’ini Çin’in de dahil olduğu BRICS ülkeleri ise yaptı. 10 yıl öncesine baktığımızda ise tablo tamamen farklıydı ve  Avrupa Birliği (AB) ve Kuzey Amerika ülkeleri toplam üretimden satışların yarısından fazlasına hakimdi.

  • Orta vadede küresel ekonomideki ivme kaybı, dünya kimya sektöründe de görülüyor, ancak ılımlı bir büyüme performansı da bekleniyor.

Sektörün görünümü üzerindeki temel riskler ise sektördeki yoğun rekabet, çevresel düzenlemeler ve küresel ticaretteki korumacı eğilimlerden dolayı ortaya çıkabilecek belirsizlikler.

Plastiğe talep

  • Plastik talebi, 2000’li yıllardan itibaren dünyada 2 kattan fazla artış gösterdi. Çevreci yaklaşımlara rağmen bu alandaki artış eğiliminin yükselerek devam etmesi bekleniyor. Plastik ve diğer ürün kullanımının 2050’ye kadar küresel petrol talebini besleyeceği Uluslararası Enerji Ajansı tarafından öngörülüyor. Petrokimyaya olan talebi özellikle Çin ve Hindistan’ın büyüme performansı belirleyecek.

TÜRKİYE’DE DURUM

  • 2018’de Türkiye’de kimyasal ürün imalatı sektörü, genel ekonomiden farklı bir performans sergiledi. Genel ekonomide ikinci çeyrek ile yavaşlama belirginleşse de kimya sektöründe üretim üçüncü çeyrek ortasına kadar gücünü korudu. Kimya sektörü son çeyrekte biraz daralsa da, genel imalat sanayinden daha iyi bir performans gösterdi.
  • Genel imalat sanayi 2018’de ortalama yüzde 1,6 büyüdü, kimyasal ürünlerin imalatı sektörümde ise bu oran yüzde 5,9 oldu. 2019 Ocak verilerine göre ise, genel imalat yıllık bazda yüzde 7,5 küçülürken, küçülme kimya sektöründe yüzde 4,2 seviyesinde kaldı.
  • Dalgalı bir seyir izleyen kapasite kullanım oranı ise 2018’de ortalama genel imalat sanayi ile uyumlu oldu. Sektördeki kapasite kullanım oranı 2018’de yüzde 76,9 olarak gerçekleşti. Bu rakam Ocak-Şubat 2019 döneminde de yüzde 76,2 seviyesinde yükseldi.

İstihdam arttı

  • Son 4 yılda sektörde işyeri sayısı artarken, istihdam da 80 bin kişiyi geçti. SGK Aralık 2018 verilerine göre, 4 bin 678 firma kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatında faaliyet gösteriyor. Ve bu işletmelerde toplam 80 bin 857 kişi istihdam ediliyor.

Cirolar yükseldi

  • Ekonomik aktivitenin 2018’de yavaşlamasına rağmen, kimya sanayinde yurtiçi ciro yıllık bazda yüzde 34 artış kaydetti. Döviz kurlarındaki yükselişin desteği ile yurtdışı cirodaki artış yüzde 50’yi geçti.
  • Son dönemde fiyat artışları hız kesse de, Sektörde ortalamada yurtiçi üretici maliyetleri yıllık bazda yüzde 34,6 yükseliş gösterdi. Artış, yurt dışı üretici fiyatları endeksinde ise yüzde 36,1 oldu.
  • TL’deki düşük seviyelerin desteğiyle kimyasal madde ve ürünlere yönelik ihracat 2018’in aynı dönemine göre yüzde 7,4 arttı. İthalat ise aynı dönemde yüzde 17,6 daralma gösterdi.