Yapıchem

20 Temmuz 2017


Gerçekleştirdiğimiz söyleşide, Yapıchem Kurucusu ve Genel Müdürü Sayın Fatih
Arıcan, firmanın
vizyonunu ve teknolojiye verdiği önemi anlattı.

Okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve profesyonel özgeçmişinizden
bahsedebilir misiniz?
Kimya mühendisliği dalında lisans ve lisans üstü eğitimimi Boğaziçi üniversitesinde
yaptım. İlk iş deneyimim PETKİM Aliağa tesislerinde 2,5 yıllık proje mühendisliği yapmak
oldu.Daha sonra 1985 yılından 2007 yılına kadar tüm deneyimlerim yerli veya yabancı
kimyasal üretim tesislerinde üst düzey yöneticilik yapmak şeklinde  oldu. Bunun ilk 10
yılı Türkiye’ye Sika firmasını da kazandıran Deteks Kimya’daki yöneticilik deneyimimdir.
Profesyonel yaşantımı sonlandırmaya karar verdikten sonra kimya sektöründeki uzun
yıllar deneyimimi daha iyi değerlendirmek için muhtelif sektörlere hammadde ve yarı
mamul sağlayabilmek adına ARSAN Kimya Makine ve Dış Ticaret Ltd. şirketini kurdum.
Yapı kimyasalları sektörüne bu konuda ciddi katkılarımız oldu. Arsan’ın başarısı bizi nihai
ürünler üretme konusunda cesaretlendirdi ve 2011 yılında Yapıchem Kimya San. A.Ş firmasını kurduk. Kurulduktan 6 ay sonra da
İstanbul Tuzla’daki mevcut fabrikamıza ilaveten Antep’te ikinci fabrikamızı kurduk. Yapıchem daha çok genç bir firma olmasına
rağmen sektörde önemli firmaların arasında yerini almıştır.

Yapıchem’in kuruluş süreci ve günümüze gelene kadar geçirdiği aşamalar hakkında bilgi verir misiniz? Üretim tesisleri, makine
parkı ve istihdam 
edilen personel sayısı, bunların yanı sıra ciro, üretim hacmi gibi veriler de göz önüne alındığında Yapıchem’in
günümüzdeki yapısı nedir?

Yapıchem sadece, standart katkı firmalarının yaptığı gibi kat karıştır’dan ibaret basit karıştırma kazanları kullanmamakta, bunun
yanı sıra tesislerinde yarı mamul ve hammadde ürettiği bir çok reaktör bulundurmaktadır. Şu anda iki üretim tesisinde tek vardiyada
toplam 200.000 ton üretim kapasitesine sahiptir.Toplam personel sayımız 50 civarındadır. Ancak personel sayısından daha ziyade
çalıştırılan personel kalitesi çok önemlidir. Yapıchem personelinin %20’sine yakını Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden mezun
elemanlardır. Tüm Türkiye’de ve yurt dışında 10’a yakın ülkede Yapıchem markası güvenilir bir marka olarak yerini almış ve her
ciddi firmanın ihalelere çağırdığı önemli bir oyuncu olmuştur. Özetle Yapıchem lokal bir firma olmayıp ulusal ve uluslararası bir
firma olma yolunda çok ciddi mesafeler kat etmiştir. Beton Katkı Kimyasalları satışı konusunda Türkiye’de ilk 5 firma arasında
olduğumuzu düşünüyoruz.

Yapıchem başlıca hangi sektörlere, ne tür ürünler sağlıyor? Yapıchem’in ürün, marka ve hizmetleri hakkında bilgi verir misiniz?
Yapıchem ilk olarak Beton Kimyasal Katkıları üreterek ve bunları Hazır Beton Santrallerine satışını yaparak sektöre girmiştir.
Kuruluşundan iki yıl sonra daha ciddi know-how gerektiren ve beton katkılarına göre daha ciddi rekabet gerektiren Çimento
Kimyasal Katkıları konusuna da girmiş ve bu konuda da çok ciddi çimento firmalarına ürün vermeye başlamıştır. Son olarak
Yapıfine başlığı altında seramik yapıştırıcıları,yer kaplamaları, su sızdırmazlık ürünleri gibi daha niş ürünlere de girerek Yapı
Kimyasalları konusunda neredeyse tüm ürün paletini tamamlamıştır. Bunun yanı sıra Yapıchem, dış ticaret firması olan Arsan
aracılığı ile sadece nihai ürün satmayıp, bazı ülkelerdeki beton katkı üreticilerine beton katkı kimyasallarında kullanılacak kendi
ürettiğimiz yarı mamulleri ihraç etmektedir

İnovasyon ve Ar-Ge alanlarında Yapıchem firması olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Üniversitesanayi işbirliği kapsamında
geliştirdiğiniz projeleriniz 
var mı, varsa nelerdir?
Yapıchem tamamen yerli sermayeli milli bir firma olarak Türkiye’nin mevcut kaynaklarını kullanarak daha ekonomik ama daha
fonksiyonel kimyasallar geliştirerek bir taraftan müşterilerine iyi hizmet verirken diğer yandan Türkiye’ye döviz kazandırmayı
hedeflemiştir.Bu nedenle kuruluşundan beri Ar-Ge ve Ür-Ge konularına çok önem vermiştir. Sektörün en önemli hammaddesi
olan yeni nesil beton katkılarının olmazsa olmaz ürünü olan PCE (Polikarboksilatlar) adlı kimyasalları ithal etmek yerine
Türkiye’de ilk üreten firmalardan biri olduk. Buradaki en önemli farkımız diğer üreticiler gibi teknoloji veya know-how satın alarak
değil, tamamen kendi Ar-Ge gücümüzle bu ürünleri geliştirdik. Bu anlamda sadece Yapıchem tarafından üretilen birkaç yarı mamul
ürün de geliştirdik.

Yapıchem

Yeni geliştirdiğimiz 5 adet ürünle ilgili TÜBİTAK’tan destek almış bulunuyoruz. Bunun yanı sıra KOSGEB ve üniversiteler ile ortak
çalıştığımız projelerimiz de mevcuttur.

Yurt içi ve yurt dışı satış faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı olarak hangi bölgelere ne tür
ürün satışları gerçekleştiriyorsunuz?

Yurt içinde tüm bölgelerde varız. Yurt dışında ise Orta Doğu ülkeleri, Karadeniz ülkeleri, Balkanlar, Kuzey Afrika bölgelerinde değişik
ülkelere direkt veya o ülkelerdeki bayilerimiz aracılığı ile ihracat yapmaktayız. İhraç ettiğimiz ülke sayısı şu anda 10 adede
yaklaşmıştır.İhracata ciddi önem veren firmamız bu sayıyı daha da artıracaktır. İhracatın ciromuzdaki payı %10 iken bunu minimum
%25’e çıkarmayı hedefliyoruz.

Yapıchem

Yapıchem’in çevre politikası ve sürdürülebilirlik yaklaşımı hakkında bilgi verir misiniz? İşçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarınız
hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Yapıchem yönetimi büyük ve kurumsal kimya sanayi deneyimine haizdir. O nedenle kuruluşumuzun ilk gününden beri çevre
politikalarına gerekli hassasiyetleri göstermiş olup, ilgili 14001 standardına da haiz bir firmadır. İş sağlığı ve güvenliği konusuna
da çevre konularındaki aynı hassasiyeti gösteriyoruz. Bugüne kadar iş yerimizde en ufak bir iş kazası olmadığı gibi çalışanlarımızın
sağlık kontrolünü düzenli olarak yaptırmaktayız.

Yapıchem

Türkiye’deki yapı kimyasalları sektörü hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Bu sektör açısından, sizce Türkiye’nin avantajları
ve dezavantajları 
nelerdir?
Türkiye gerek nüfus artışı, gerekse coğrafi konumu nedeniyle dünyadaki sayılı büyüklükteki bir inşaat sektörüne haizdir. Bunlara
devletin alt yapı yatırımları da eklenirse, Yapı Kimyasalları Sektörü, önü açık bir sektördür. Bunların yanı sıra çevre ülkelerdeki
ihtiyaçlar da göz önüne alınırsa, Türk sanayicilerinin teknik gücü bu bölgelerde de bizleri çok avantajlı bir noktaya getirmektedir.
Türkiye’nin bu konuda en önemli dezavantajı sektörün ihtiyacı olan temel kimyasalların ithal ediliyor olmasıdır. Bu kadar önemli
bir sektörde neredeyse tüm ana kimyasalları ithal etmek durumunda kalan bir sektör durumundadır.

Yapıchem’in yatırım planları oluşturulurken hangi kriterlere öncelik veriliyor? Önümüzdeki dönemler için Yapıchem’in yatırım planları
var mı,varsa nelerdir?
Yapıchem’in ana hedefi ithal ham maddeye bağlı kalmamak ve mümkün olduğunca bu ürünleri üretmektir. Bundan sonraki
yatırımlarımız da bu çerçevede olacaktır. Bunun yanı sıra Yapıchem’e bazı ülkelerden kendi ülkelerinde Yapıchem markası
ile üretim yapmak için Joint Venture talepleri gelmektedir. Bu konular yönetimimiz tarafından değerlendirilmektedir.

Yorumunuz

  • (görüntülenmeyecektir)