Yemlerde Kullanılan Katkı Maddeleri

04 Temmuz 2017

Hayvansal üretim açısından önemli bir potansiyele sahip olan ülkemizde, hayvansal ürünlerin miktarı ile hijyenik kalite ve standartlara uygunluk yönünden iyileştirilebilmesi için, yem katkı maddelerinden yararlanılmaktadır.

Yem katkı maddeleri, yemden yararlanmayı artırmak, elde edilen hayvansal ürünlerin miktar ve kalitesini iyileştirmek, maliyetini düşürmek, hayvanların sağlıklarını korumak amacıyla kullanılan maddelerdir.

Hayvan beslemede kullanılacak katkı maddelerinin hem yemlerde hem de elde edilen ürünlerde tayin edilebilir olmaları, bu maddelerin insan sağlığına olan etkilerinin denetlenebilmesi açısından son derece önemlidir.

Son yıllarda hayvansal üretimde köklü değişiklikler olmuş; özellikle Avrupa Birliği yem endüstrisinde kullanılan katkı maddeleri konusunda hayvan, insan ve çevreyi dikkate alarak bazı değişiklikleri gündeme getirmiştir.

Hayvansal üretimde doğala dönüş eğilimi ve sağlıklı beslenmeye yöneliş yem katkı maddeleri konusunda tartışmalara yol açmaktadır. Buna paralel olarak örneğin yoğun antibiyotik kullanımı sonucu ortaya çıkan sorunlar nedeniyle alternatif yem katkıları ön plana çıkmaktadır. Bu makalede yemlerde kullanılan katkı maddeleri hakkında bilgi verilmektedir.

Giriş

Hayvansal üretimde ürünlerin miktarı, hijyenik kalitesi ve standartlara uygunluk yönünden iyileştirilebilmesi için, yem katkı maddelerinden yararlanılmaktadır.

Günümüzde tüketiciler insan sağlığı, gıda güvenliği ve çevrenin korunması gibi konularda oluşabilecek tehlikelere karşı eskisinden daha fazla duyarlılık göstermektedir.

Bu çerçevede, gübre kullanımı, biyoteknolojik katkı maddeleri ve tarım ürünleri, pestisit kalıntıları, veteriner ilaçları, kimyasal katkılar, genetik yapısı değiştirilen ürünler, işleme, muhafaza, taşıma ve depolama gibi konular üzerinde titizlikle durulmaktadır.

Hayvansal üretimde, 1940’lı yıllarda antibiyotiklerin kullanımıyla başlayan katkı maddelerinden yararlanma, günümüze kadar artarak devam etmiş ve birçok yeni katkı maddesi üretilmiştir.

Son yıllarda hayvansal üretimde köklü değişiklikler olmuş; özellikle Avrupa Birliği (AB), yem endüstrisinde kullanılan katkı madmaddeleri konusunda hayvan, insan ve çevre etkileşimini dikkate alarak bazı değişiklikleri gündeme getirmiştir.

Hayvan genetiği konusundaki ilerlemelere karşın, yem kaynakları giderek azalmaktadır.

Tüm Dünya’da rasyonlardan hayvansal protein kaynaklarının çıkarılması eğilimi, antibiyotiklerin büyütme faktörü yem katkı maddesi olarak kullanımının yasaklanması, et ürünlerinde artan sağlık kuralları, hayvansal üretime yeni bir bakış açısını zorunlu hale getirmektedir.

İnsan tüketimine sunulan hayvansal gıdaların sağlıklı olması, hayvanların yedikleri yemle yakından ilişkilidir. AB’de insan ve hayvan sağlığını korumak amacıyla, gıda ve yem güvenliği üzerinde hassasiyetle durulmaktadır.

Güvenilir yem üretimi için Avrupa Yem Sanayicileri Federasyonu (FEFAC) ve AB komisyonunda, hayvan yemleri ile ilgili uluslararası standartların oluşturulması (Codex Alimentarius), Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları (HACCP; Hazard Analysis Critical Control Points) prensiplerinin ve İyi Üretim Teknikleri’nin (Good Manufacturing Practice) uygulamaya geçirilmesi ve yaygınlaştırılması yönünde çalışmalar sürdürülmektedir.

Ülkemizde AB’nin uyum müktesebatı gereği gıda üreten firmalarda HACCP uygulaması zorunlu kılınmıştır. HACCP bir işletmede herhangi bir aşamada oluşabilecek tehlikeleri belirlemek ve kontrol etmek için oluşturulan, gıdanın ham maddeden başlayıp işlenmiş ürün ve tüketimin son noktasına kadar kontrol altına alınıp izlenebildiği, koruyucu ve önleyici bir sistemdir.

Hayvansal üretim yapan işletmelerde, yem ve premiks fabrikalarında bu sistem, yem üreticilerinden ve çiftliklerden başlayarak, tüketiciye kadar tüm halkaları denetlemekte olup gıdanın, üretim aşaması boyunca, açıkça izlenmesi olanağını sağlamaktadır.

Ülkemizde 2017 yılı itibariyle karma yem sektöründe onay kapsamında gıda amaçlı hayvanlar için karma yem üreten 322, kendi yemini üreten 108, yem katkı maddesi üreten 15, premiks üreten 100 işletme, kayıt kapsamında gıda amaçlı hayvanlar için karma yem üreten 193, kendi yemini üreten 443, blok mineral yem (yalama taşı) üreten 23, yem katkı maddesi ve premiks üreten 28 işletme bulunmaktadır.

Karma yem sektöründe, 2016 yılı itibariyle 20.401.852 ton toplam karma yem üretilmiş olup bunun 4.566. 237 tonu etlik piliç yemi, 2.958.232 tonu yumurta yemi, 3.827.073  onu sığır besi yemi, 5.840.262 tonu sığır süt yemi ve 3.210.048 tonu diğer karma yemler olarak gerçekleşmiştir (Tarım İstatistikleri 2017).

Karma yem endüstrisinde temel ham maddeler yanında yem katkı maddeleri kullanılmaktadır. Yem katkı maddeleri genellikle karma yem üretimi yapan fabrikalarca veya yem katkı maddesi ticareti yapan firmalarca saf, konsantre veya premiks olarak yurtdışından temin edilmektedir.

Saf veya konsantre olarak ithal edilen yem katkıları premiks hazırlama tesislerinde uygun taşıyıcı ile belirli oranlarda seyreltildikten sonra kullanıma sunulmaktadır.

Yem katkı maddeleri karma yemler içerisine taşıyıcı bir madde ile birlikte tek katkı premiksi olarak, birden çok etkicil madde içeren karışımlar halinde, vitamin konsantreleri gibi özel premiksler şeklinde, vitamin-iz mineral veya amino asitlerin karışımından oluşan karma premiksler olarak, makro ve iz elementleri içeren mineral ya da tamamlayıcı  yem olarak ilave edilebilmektedir.

Kanatlı kümes hayvanlarının karma yemlerinde önemli düzeyde ve değişik amaçlarla kullanılan yem katkı maddeleri büyükbaş ve küçükbaş hayvanların karma yemlerinde daha düşük düzeylerde, daha çok vitamin-iz element premiksleri olarak kullanılmaktadır.

Son yıllarda giderek artan üretim ve tüketimde doğala dönüş eğilimi yem katkı maddeleri konusunda da tartışmalara yol açmıştır. Buna  ek olarak, yoğun antibiyotik kullanımı sonucu ortaya çıkan sorunlar nedeniyle, alternatif yem katkıları kullanımı ön plana çıkmıştır.

Bu alternatif arayışlar çerçevesinde, gelişmeyi teşvik edici maddelerin yerini hem etkili hem de ekonomik bir şekilde doldurabilecek doğal ürünler önem kazanmıştır.

Bu makalede hayvan yemlerinde kullanılan yem katkı maddeleri hakkında bilgi sunulmuştur.

Yemlerde Kullanılan Katkı Maddelerinin Tanımı, Sınıflandırılması ve Özellikleri

Yem katkı maddesi, optimal besin maddesi tüketimini emniyet altına almak, hayvansal ürünlerin miktarını artırmak, sindirime ve metabolizmaya yardımcı olarak yemden yararlanmayı iyileştirmek, hayvanların sağlığını korumak, hayvansal ürünlerin kalitesini olumlu yönde etkilemek, yem hazırlanmasını ve saklanmasını kolaylaştırmak veya bir başka yolla ekonomik yarar sağlamak amacıyla yemlere katılan organik veya inorganik yapıdaki maddelerdir.

Karma yemlerde çok düşük düzeylerde kullanılmalarına rağmen, etkinlikleri ve önemleri çok daha yüksektir. Katkı maddelerinin kullanılabilmesi için aşağıdaki koşullara uygunluk göstermesi gerekmektedir:
1. İnsan ve hayvan sağlığı açısından tam güvenli olmalı, toksin ve kanser yapıcı etkisi olmamalı,
2. Hayvansal ürünlerin bileşimini ve teknolojik özelliklerini olumsuz etkilememeli,
3. Yemdeki ve bu yemi tüketen hayvanlardan elde edilen ürünlerdeki miktarları analitik olarak tespit edilebilmeli,
4. Performansı etkin ve ekonomik olarak artırmalı,
5. Çevre açısından güvenli olmalı, biyolojik olarak yıkılabilmeli ve çevreyi kirletmemeli,
6. Etkinliği ve stabilitesi belirlenmiş olmalı,
7. Diğer katkı maddeleriyle çapraz rezistansa yol açmamalı,
8. Ekipmanları aşındırmamalı ve korozyona sebep olmamalı,
9. Kolay elde edilebilir olmalı.

Ülkemizde yem katkıları ile ilgili olan Yem Katkıları ve Premikslerin Üretimi, İthalatı, İhracatı, Satışı ve Kullanımı Hakkında Tebliğ’de (Tebliğ No: 2005/1) yem katkısı, “Yemlere ya da suya katıldıklarında aşağıda belirtilen etkileri sağlayan maddelerdir.” şeklinde tanımlanmış ve söz konusu etkiler aşağıdaki gibi sıralanmıştır:
1. Yemlerin karakteristikleri üzerinde olumlu etki yapar.
2. Hayvansal ürünlerin özellikleri üzerinde olumlu etkide bulunur.
3. Süs balıkları ve kuşlarının renklerini olumlu yönde etkiler.
4. Hayvanların besin madde ihtiyaçlarını karşılar.
5. Hayvansal üretimin çevresel sonuçlarına olumlu katkı yapar.
6. Özellikle sindirim sistemini veya sindirimi destekleyici etkileri ile hayvansal üretimi-performansı ve hayvan refahını geliştirir.
7. Antikoksidiyal veya histomonostatik etkiye sahiptirler.

Günümüzde hayvan beslemede çok sayıda katkı maddesinden yararlanılmaktadır. Tablo 1’de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onaylanan yem katkı maddelerinin listesi verilmiştir.

yemlerde kullanılan katkı

 

1. Teknolojik Katkılar Koruyucular

Yemlerin bozulmadan uzun süre saklanabilmelerini sağlayan maddelerdir. Yemlerin mikroorganizmaların etkisinden korunması için fumarik asit, laktik asit, asetik asit, propiyonik asit, sorbik asit ve formik asit, benzoik asit, sitrik asit, asetik asit, malik asit ve glukonik asit gibi organik asitler ve tuzları yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bu maddelerin bağırsak kanalındaki mikroorganizma populasyonunu kontrol altında tutarak gelişmeyi teşvik edici ve yemden yararlanmayı iyileştirici, mikrobiyolojik bozulmaya karşı koruyucu, yemin bağırsaklarda sindirilebilirliğini artıcı ve hayvan sağlığını koruyucu etkileri bulunmaktadır.

Organik asitler aynı zamanda rumen fermentasyonunu düzenleyerek metan oluşumunu azaltmaktadır. Yeme veya suya katılarak kullanılırlar (Van Dam, 2006). Sodyum bisülfat, sodyum sorbat, potasyum sorbat, kalsiyum sorbat, sodyum bisulfit, sodyum propiyonat, kalsiyum propiyonat, potasyum propiyonat, amonyum propiyonat, sodyum sitrat, potasyum sitrat, kalsiyum sitrat, L-tartarik asit, sodyum L-tartarat, potasyum L-tartarat, potasyum sodyum L-tartarat, ortofosforik asit, hidroklorik asit ve sülfürik asit yemlerde koruyucu olarak kullanılan maddelerden bazılarıdır.

Antioksidanlar

Yağların oksidasyona uğrayıp parçalanmasını ve yemin bozulmasını önlemek amacıyla ilave edilirler. Antioksidanların bazıları sentetik, bazıları doğal ürünlerdir. Son yıllarda doğal ürünlerin kullanımı artmaktadır. Bu amaçla kullanılan bazı maddeler tokoferoller (vitamin E),askorbik asit (vitamin C), propil gallat (PG), butil-hidroksi anisol(BHA), butil-hidroksi toluen (BHT), butil-hidroksi kinon  (BHQ), sitrik asit,bazı amino asitler, etilendiamintetraasetik asit (EDTA), fosfolipitler, fenoller, kinonlardır. Son yıllarda bazı aromatik bitkilerin (adaçayı, biberiye, defne, karanfil, kekik, kimyon, nane, tarçın gibi) antioksidan olarak kullanılması gündeme gelmiştir. Aromatik bitkilerin antioksidan aktivitesi yapılarındaki flavonoidler, fenolik asitler ve fenolik terpenler gibi fenolik bileşiklerle ilişkilidir (Javanmardi ve ark.2003).

Emülgatörler

Yemlerin içeriğinde bulunan iki ya da daha fazla birbirine karışmayan fazdan homojen bir karışım oluşturan veya bu homojen karışımı muhafaza eden maddelerdir.

Enerjiyi artırmak amacıyla yeme eklenen yağın yem içerisinde homojen bir şekilde dağılımını sağlamak için kullanılırlar. Bu amaçla en yaygın olarak kullanılan madde lesitindir.

Stabilizatörler

Yem maddelerinin fiziko-kimyasal durumunun muhafaza edilmesini sağlayan maddelerdir. Yeme çok düşük düzeyde katılan vitaminler, esensiyel amino asitler ve bazı ilaçların dayanıklılığını artırmak amacıyla yararlanılır.

Bu amaçla antioksidanlar ve jelatin gibi maddelere başvurulabilir.

Jelleştirici Ajanlar

Yem maddelerinin viskozitesini artıran, jel oluşumu için yemlere kıvam veren maddelerdir. Emülgatör, stabilizatör, kıvam artırıcı ve jelleştirici maddelerden bazıları arasında lesitin, gliserin, kalsiyum aljinat, agar, karagenan, keçiboynuzu zamkı, demirhindi tohumu, guar sakızı, ağaç sakızı, akasya zamkı (arap zamkı), ksantan zamkı, gellan zamkı, sorbitol, mannitol, polioksietilen (20)-sorbitan monolaurat, polioksietilen (20)-sorbitan monooleat, polioksietilen (20)-sorbitan tristearat, mikrokristalin selüloz, seluloz unu, metilseluloz, etilseluloz, hidroksipropilseluloz, hidroksipropilmetilseluloz, etilmetilseluloz, stearol 2-laktilik asit, sodyum stearol 2-laktilat, kalsiyum stearol 2-laktilat, stearil tartarat, gliseril polietilenglikol risinoleat, dekstranlar, soya yağından elde edilen yağ asitlerinin polietilen glikol esteri, sorbitan monostearat ve Çin tarçını zamkı sayılabilir.

Bağlayıcılar

Yem partiküllerinin bağlanma eğilimini artıran maddelerdir.

Topaklaşmayı Önleyici Maddeler

Yem partiküllerinin birbirine bağlanma eğilimini azaltırlar.

Koagulanlar

Sıvı hammaddelerin koyulaşarak yarı katı pıhtı durumuna geçmesini sağlarlar. Bağlayıcı, topaklaşmayı önleyici ve koagulan maddeler,sodyum ferrosiyanit, sitrik asit, sentetik kalsiyum aluminatlar, potasyum ferrosiyanit, kolloidal silika, kieselgur (diyatomik toprak, saf) kalsiyum silikat, sodyum aluminosilikat, bentonit-montmorillonit, asbestsiz kaolinitik kil, asbestsiz doğal klorit ve steatit karışımları,vermikulit, sepiolit, sepiolitik kil, asbetsiz hidratlı magnezyum silikat, lignosulfonatlar, natrolit-fonolit, volkanik orijinli klinoptilolit ve perlit olarak sayılabilir.

Radyonükleid Kontaminasyondan Koruyucular

Radyonükleitlerin emilimini baskılayan ya da atılımlarını artıran maddelerdir. Bu amaçla ferrik (III) amonyum hekzasiyanoferrat (II) ve bentonit kullanılmaktadır.

Asitlik Düzenleyiciler

Yemlerin pH değerini düzenleyen maddelerdir. Bu amaçla sodyum bisulfat, dL ve L-malik asit, benzoik asit, potasyum dihidrojen ortofosfat, dipotasyum hidrojen ortofosfat, tripotasyum ortofosfat, amonyum dihidrojen ortofosfat, diamonyum hidrojen ortofosfat, sodyum dihidrojen difosfat, sodyum seskikarbonat, potasyum hidrojen karbonat, amonyum karbonat, amonyum hidrojen karbonat, hidroklorik asit, amonyum klorid, sulfurik asit, sodyum hidroksit ve potasyum hidroksit kullanılmaktadır.

Silaj Katkı Maddeleri

Silaj oluşumunu iyileştirmek amacıyla silaj yemleri hazırlanırken ilave edilen enzimler, mikroorganizmalar ve organik asitler bu grup maddelerdir. Amilaz (Aspergillus oryzae’den), alfa-amilaz (Bacillus subtilis’den), betaglukanaz (Aspergillus niger’den), selulaz (Trichoderma longibrachiatum), ksilanaz (Trichoderma longibrachiatum) kullanılan enzimlerdir.

Silaj yapımında yararlanılan mikroorganizmalar arasında Bacillus subtilis, Enterococcus faecium, Lactobacillus brevis, Lactobacillus buchneri, Lactobacillus casei, Lactobacillus cellobiosus ve Lactobacillus paracasei sayılabilir.

Silaj yemlerde potasyum sorbat, formik asit, sodyum format, propiyonik asit, sodyum propiyonat, amonyum propiyonat, sodyum benzoat, formaldehit, hekzametilen tetramin, sodyum nitrit ve sodyum bisülfat gibi organik asit ve kimyasallardan da yararlanılmaktadır.

2. Duyusal Katkılar Renklendiriciler

Hayvanların beslenmesinde kullanıldığında, hayvansal gıdalara renk veren maddelerdir. Yaygın olarak tavukçuluksektöründe piliç eti ve yumurtanın rengini iyileştirmek  için kullanılırlar.

Bu amaçla renk maddelerini değişik düzeylerde içeren sarı mısır, yonca, mısır gluteni,  kadife çiçeği ve kırmızıbiber gibi bitkisel kaynaklar, doğal kaynaklardan ekstrakte edilen lutein, zeaksantin, kapsantin ve likopen gibi karotenoidler ile β-apo-8’-karotenal, β-apo-8’-karotenoik asit etil ester ve kantaksantin başta olmak üzere çeşitli sentetik kaynaklarda kullanılmaktadır.

Süs balıkları ve kuşlarının yem maddelerine renk veren ya da rengi düzenleyen acid brilliant green, allura red, bixin, brilliant black, caramel colours, carmine, chlorophyllin copper complex, eritrosin, indigotin, demir oksit kırmızısı, siyahı, sarısı, patent blue, titanyum dioksit, tartrazine ve sunset yellow gibi maddeler de kullanılmaktadır.

Aromatikler ve İştah Artırıcılar

Lezzet ve tüketimini artırmak amacıyla yemlere ilave edilen maddelerdir. Anason tohumu, zencefil, çemen gibi doğal kaynaklar yanında sakkarin, monosodyum glutamat ve vanilin gibi aromalar bu amaçla yemlere katılabilir.

3. Besinsel Katkılar Vitaminler, Provitaminler, Aynı Etkiyi Veren Kimyevi Maddeler, İz elementler, Amino asitler

Amino asitlerin tuzları ve analogları hayvanların besin maddesi gereksinimlerini karşılamak üzere yemlere ilave edilirler.

Bu amaçla vitamin A, vitamin D3, vitamin E, vitamin K3, vitamin B1, vitamin B2, vitamin B6, B12, niasin, Ca-D pantathenate, folik asit, D-biotin, kolin klorit, manganez, demir, çinko, bakır, kobalt, iyot, selenyum gibi vitamin ve minerallar ile L-Lisin ve DL-Metiyonin gibi aminoasitler ilave edilmektedir.

Üre ve Türevleri

Genellikle geviş getiren hayvanların rasyonlarına protein kaynağı olarak katılırlar. En çok kullanılan bileşikler üre, biüret, üre-fosfat ve
diüreidoizobutan olarak sayılabilir.

4. Zooteknik KatkılarSindirimi Düzenleyiciler

Hayvanların beslenmesinde kullanıldığında hedef yem maddelerine etki ederek yemin sindirimini artıran maddelerdir.

Bağırsak Flora Stabilizatörleri

Bağırsak mikroflorası üzerinde olumlu etkisi olan mikroorganizmalar veya kimyasal özellikleri tanımlanmış diğer maddeler bu grup katkılarda yer alır.

Sindirimi ve bağırsak mikroflorasını düzenlemek amacıyla enzimler, probiyotikler, prebiyotikler (oligosakakritler), esensiyel yağlar ve bitki ekstraktları kullanılmaktadır. Bu katkılar multi fonksiyonel etki gösteren katkılardır.

Enzimler

Sindirimi zor yemlerden yararlanmayı artırmak amacıyla kullanılan katkılardır. Bu amaçla Trichoderma reesei, Trichoderma viride ve Aspergillus niger gibi çeşitli  mantarlardan ya da Bacillus subtilis’den üretilen proteazlar, lipazlar, fitazlar, pektinaz, amilaz, sellülaz gibi polisakkaridazların özellikle kanatlı kümes hayvanları tarafından sindirilemeyen polisakkaritlerin bağırsak ortamında parçalanarak yemlerin enerji değerinin iyileştirilmesi için kullanımı yaygın bir uygulama haline gelmiştir.

Selülazlar grubunda yer alan bazı enzimler (selülaz, ksilanaz, endoglukanaz, ekzoglukanaz), amilaz ve proteazlar da rumende sindirime katkı sağlamak ve performansı artırmak amacıyla kullanılmaktadır.

Probiyotikler

Verildiği hayvanın bağırsaklarında patojen mikroorganizmalara karşı antagonistik etki gösteren, bağırsak mikroflorası üzerine yararlı etkiler oluşturan patojen olmayan gram (+) ve fakültatif anaerob olan, laktik asit üreten canlı, doğal bağırsak bakterileri, maya kültürleri  ve hücreleri ile mantarlar, enzimler ve endüstriyel fermantasyon yan ürünlerini içeren yem katkı maddeleridir (Pal, 1999).

Probiyotik üretiminde en çok kullanılan mikroorganizmalar laktik asit üreten Lactobacillus ve Streptococcus cinsi bakterilerdir.

Ayrıca mayalardan Saccharomyces cerevisiae ve mantarlardan Aspergillus niger ve Aspergillus oryzae de ticari probiyotik üretiminde yaygın olarak  kullanılmaktadır.

Prebiyotikler (Oligosakkaritler)

Bağırsaklarda yaşayan yararlı bakterilerin sayı ve aktivitelerini artıran ve hayvanın sağlığını geliştirerek olumlu etkide bulunan sindirilmeyen cansız yem katkılarıdır.

En yaygın kullanılan prebiyotikler, mannanoligosakkaritler, fruktooligosakkaritler, kitosan oligosakkaritler ve betaglukanlardır.

Bitkisel Ekstraktlar

Doğal olmaları ile son dönemlerde öne çıkan bitkisel ekstraktlar veya esansiyel yağlar antimikrobiyal etkiye, büyümeyi teşvik edici ve yemden yararlanmayı iyileştirici özelliklere sahiplerdir.

Özellikle sindirim organlarında patojen mikroorganizmaları baskı altına almaları, yemlerde toksin gelişimini önlemeleri, sindirim enzimlerinin aktivitelerini artırmaları, bağışıklık sistemini güçlendirmeleri ve performansını iyileştirmeleri bitkisel ekstraktların olumlu etkileri olarak ortaya çıkmaktadır.

Kekik, biberiye, adaçayı, karanfil, defne, tarçın, kimyon, kişniş, zencefil, hardal, sarımsak, nane gibi aromatik bitkiler, ekstraktları ve yağları katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.

Çevreyi Olumlu Etkileyen Katkılar

Ruminantlarda metan gazı oluşumunu azaltmak için kullanılan maddeler ile kanatlı kümes hayvanlarında fitin fosforundan yararlanmayı artırıcı etki gösteren fitaz enzimi sayılabilir.

Rumende mikroorganizmaların bol miktarda metan üretmesi hem yem enerjisinin metan gazı şeklinde kayba uğramasına hem de atmosfere yayılan metanın nedeniyle kirliliğe yol açar.

Metan üretimini engellemek için sıvı yağlar, kloral, nişastanın hemiasetat ürünleri ve halojenize edilmiş bileşikler (tetraklorür metilenklorid, bromoklorametan) ile lasolosid ve monensin gibi antibiyotikler kullanılır.

Bu konuda etki gösteren diğer bir katkı özellikle kanatlı kümes hayvanlarında fitin fosforundan yararlanmayı artırmak amacıyla kullanılan fitazdır. Fitaz bitkisel fosfordan yararlanmayı artırması yanısıra gübreyle  atılan fosforun azalması neticesinde yeraltı suları ve toprakların fosfor kirliliğinin azaltılmasına da yardımcı olmaktadır.

Diğer Zooteknik Katkı Maddeleri:
Toksin Bağlayıcılar

Yemlerde üreyen küfleri önlemek için kullanılırlar. Bu amaçla organik asitler (propiyonik, sorbik, benzoik ve asetik asitler), organik asit tuzları (kalsiyum propiyonat ve potasyum sorbat gibi), organik boyalar, bakır sülfat ve amonyak gibi bileşikler kullanılır.

Polivinilpolipirolidon polimerleri, alüminyum silikat bileşikleri, aktif kömür, hidrat sodyum kalsiyum alüminosilikat, bentonit, perlit, diatoma toprağı ve zeolit gibi adsorbant maddeler yemlerde toksin bağlayıcı olarak kullanılmaktadır 

(Pasha ve ark., 2008). Mannanoligosakkaritler ve glukomannan da toksin bağlayıcı olarak işlev yaparlar.

Tampon Maddeler

Bu tür maddeler genellikle ruminantlarda yüksek miktarda yoğun yem kullanımı sonucunda ortaya çıkan rumen pH’ındaki düşmeleri önlemek amacıyla kullanılırlar.

Son yıllarda bu amaçla sodyum bikarbonat yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bunun dışında uçucu yağ asitlerinin çeşitli tuzları, fosfat tuzları, amonyum klorür ve sodyum sülfat gibi tampon maddeler de kullanılır.

Kitosan

 Eklem bacaklılarda (yengeç ve karides) bulunan selüloza benzeyen, toksik olmayan ve biyolojik olarak yararlanılabilen biyopolimer yapıdaki kitinin, deasitile edilmesi ile elde edilen bir ürün olan kitosanın sindirilebilirlik, büyüme performansı, enerji ve proteinden yararlanma ve rumen fermantasyonu üzerine etkili olduğu düşünülmektedir (Goiri ve ark., 2009).

Beta-glukanlar

Bağışıklık sistemini güçlendirmekte, antitümör ve antimikrobiyel etki göstermektedir (Leung ve ark., 2006). Yüksek molekül ağırlığına sahip ve fenolik bir bileşik olan lignin, saflaştırılarak kanatlı kümes hayvanlarının yemlerinde katkı maddesi olarak kullanıldığında prebiyotiklere benzer etkiler göstermekte ve hayvan sağlığı üzerine olumlu etkiler yapmaktadır (Baurhoo ve ark.,2008).

5. Koksidiyostatlar ve Histomonostatlar

Kanatlı kümes hayvanlarının bağırsaklarına yerleşen Eimeria türü protozoaların neden olduğu koksidiyozdan (kanlı ishal) hayvanları korumak amacıyla kullanılan maddelerdir.

Koksidiyozu önlemek amacıyla kullanılan preparatlar arasında lasolasid, monensin, salinomisin, robenidin, naracin, maduramisin, halofuginon sayılabilir. Koksidiyostat ve histomonostat katılan yemlerin kullanımına hayvanların kesiminden preparata göre değişen 3-7 günlük sürelerden önce son verilmelidir. Başka bir deyimle, kesim öncesi yem koksidiyostat içermemelidir.

Sonuç ve Öneriler:

Ülkemizde yem katkı maddelerinin uygun kullanımı konusunda dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin yapılabilecek öneriler aşağıda özetlenmiştir (Kırkpınar, 2011):

1. Katkı maddelerinin etkin şekilde kullanılmaları hakkında üreticilerin bilgilendirilmesi yanısıra yem fabrikalarında HACCP uygulaması yerleştirilerek, üretim aşamalarında  karışımın izlenebilirliğinin sağlanması; riskli katkıları içeren premiksler veya yemlerin üretiminden sonra, üretim ekipmanlarının kontrol edilerek temizlenmesi; çapraz bulaşmadan sakınmayı garanti eden bir üretim ile farklı ürünlerin doğru sırada yapılması;uygun ve onaylanmış üretim ekipmanlarının kullanılması ve çalışanların eğitilmesi gerekmektedir. Yem fabrikaları, üreticileri yemin özel şartları, hangi katkı maddelerinin yemde bulunduğu, nasıl depolanması gerektiği gibi konularda bilgilendirmelidir.

2. Yem katkı maddelerinin ülkemizde satışa sunulmadan önce aktif madde içerikleri veya aktivite açısından resmi araştırma kuruluşlarında teste tabi tutulmaları sağlanmalıdır.
3. Değişik isimler altında veya kaçak olarak ithalatı yapılan antibiyotikler, hormon ve benzeri stilben grubu bileşikler daha sıkı denetlenmeli ve kaçak kullanımlar engellenmelidir.
4. Kesim öncesinde katkı maddesi içermeyen yem kullanılmasına gerekli özen gösterilmelidir.
5. Ülkemizde AB tarafından onaylanmış yem katkı maddelerinin ithalatı, üretimi ve pazara arzı serbesttir. Ancak bu katkıların kullanım  düzeyleri ve kalıntı üst limitleri ile ilgili olarak ülkemiz şartlarında yapılacak araştırma sonuçları dikkate alınmalıdır.
6. Dinamik bir sektör olup sürekli gelişim gösteren yem ve yem katkı maddeleri sektöründe yeni teknolojiler izlenerek uygulamalara aktarılmalıdır.
7. Yem katkı maddelerinin ve yemlerin depolanması ve nakliyesi doğru bir şekilde yapılmalıdır.
8. Gıda tüketim profilimizin belirlenmesi, katkı ve kimyasal bulaşanların maksimum kalıntı düzeylerinin epidemiyolojik, toksikolojik ve alerjik çalışmalar ile saptanıp, insanların bu tehlikelerden hangi oranlarda etkilendiklerinin tarama çalışmaları ile izlenmesi gerekmektedir.
9. Ülkemizde iyi tarım uygulamaları yaygınlaştırılmalı, risk durumlarında etkin bir risk yönetimi için veri tabanları oluşturulmalıdır.
10. Katkı maddesi ithalatı yapan firmalar araştırma ve geliştirme konularında teşvik edilmeli, kendi araştırma laboratuvarlarını kurmaları konusunda desteklenmeli, üniversiteler ve araştırma kurumları ile iş birliği yapmaları sağlanmalıdır.
11. Ülkemizde yem katkılarını yerli kaynaklardan üretme ve dışa bağımlılığı azaltma yönünde araştırma, geliştirme çalışmaları en kısa zamanda yaygınlaştırılmalı,yerli kaynaklar kullanılarak özellikle gıda sanayi atıkları değerlendirilerek biyoteknolojik yem katkı maddelerinin üretilmesi teşvik edilmeli ve hızla ithalatçı konumdan üretici konuma geçilmelidir.

Sonuç olarak ülkemizde katkı maddelerinin hayvanlar, hayvansal ürünleri tüketen insanlar ve çevreye olan uzun dönemdeki etkileri üzerinde araştırma ve denetim yapabilecek yeterli altyapı ve laboratuvar ağının henüz tam ve etkin biçimde faaliyet gösteremediği dikkate alınmalıdır.

Güvenli sınırlar belirlenmeden ve denetim yetersizliği giderilmeden kullanılan katkı maddelerinin gelecekte oluşturacağı riskler gözardı edilmemelidir.

Prof. Dr. Figen Kırkpınar Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zooteknik Bölümü

Kaynaklar:
1. Baurhoo, B., Ruiz-Feria, C.A., Zhao, X. 2008. Purified lignin: nutritional and health impacts on farm animals. Anim. Feed Sci. and Tech.  144:175-184.
2. Goiri, I., Garcia-Rodriguez, A., Oregui, L.M. 2009. Effects of chitosans on in vitro Rumen digestion and fermentation of maize silages. Anim. Feed Sci. and Tech., 148:276-287.
3. Hayvan Beslemede Kullanılan Yem Katkı Maddeleri Hakkında Yönetmelik,T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Resmî Gazete:18.7.2013 Sayı: 28711.
4. Hayvan Beslemede Kullanılan Kullanımına İzin Verilen Yem Katkı Maddeleri Kayıt Listesi, T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Güncellenme Tarihi: 08.02.2017.
5. Javanmardi, J., Stushnoff, C., Lcke, E., Vivanco, J.M. 2003. Antioxidant activity and total phenolic content of Iranian Acimum Accessions, Food Chemistry, 83:547-550.
6. Kırkpınar, F. 2011. Hayvan Beslemede Yem Katkı Maddeleri Kullanımı, Gelişmeler, Sorunlar Ve Çözüm Önerileri. Uluslararası KatılımlıI. Ali Numan Kıraç Tarım Kongresi ve Fuarı, 27-30 Nisan, 2011, Eskişehir, 1527-1541 (Tam metin-sözlü bildiri).
7. Leung, M.Y.K., Liu, C., Koon, J.C.M., Fung, K.P. 2006. Polysaccharide biological response modifiers. Immunology Letters, 105:101-
114.
8. Pal, P.U.C. 1999. Probiotics benefits. Poultry International, 38,12:40-42.
9. Pasha, T.N., Mahmood, A., Khattak, F.M., Jabbar, M.A. Khan, A.D. 2008. The effect of feed supplemented with different sodium bentonite treatments on broiler performance. Turk. J. Vet. Anim. Sci. 32 (4):245-248.
10. Tarım İstatistikleri 2017. T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.
11. van Dam, H. 2006. Organic acids and their salts. Feed Mix. 14 (4):28-31.
12. Yem Katkı ve Premikslerin Üretimi, İthalatı, İhracatı, Satışı ve Kullanımı Hakkında Tebliğ, (Tebliğ No:2002/66) Resmî Gazete:18.12.2002 Sayı:24967.