Aromsa Kurucusu Murat Yasa ile Röportaj

21 Kasım 2019

Sayın Murat Yasa, bize kendinizden ve profesyonel geçmişinizden bahseder misiniz?

Doğma büyüme Moda’lıyım. Dedem 1895 yılında Moda’ya ilk yerleşenlerden biri. Babam Atatürk’ün yurt dışına bursla gönderdiği parlak öğrencilerden biri olduğu için üniversite tahsilini Amerika’da yapmış. Bunun için de ülkeye döndükten sonra 15 yıl devlet hizmetinde zorunlu hizmet yaptı.

Bundan dolayı da ben ve kardeşim ilkokula; Ankara’da başlayıp, Artvin Murgul’da devam edip ilkokulu İstanbul’da bitirdik. Ortaokul ve Liseyi Saint Joseph Fransız Lisesinde okudum.

Kimyagerlik ve Kimya Yüksek Mühendisliği diplomalarımı İstanbul Üniversitesi’nden aldım.Üniversitede ve Aromsa’yı kurana kadar geçen sürede 11 yıl özel ders verdim. Üniversite sonrası 6 yıl profesyonel olarak çalıştım.

Profesyonel olarak çalıştığım firmada önce Satış Müdürü, 29 yaşında da Genel Müdür oldum; 29 yaşında askerliğimi Deniz Yedek Subayı olarak Beylerbeyi Astsubay Okulu’nda kimya hocalığı yaparak tamamladım.

Askerlik dönüşü firmadaki görevime geri döndüm. 1982 yılında Aromsa’yı bir arkadaşımın bana fabrikasının bahçesinde verdiği 20 metrekarelik bir alanda ve ödünç verdiği 8000 USD’la başlattım. Evliyim; 2 kızım ve 2 torunum var. İngilizce, Fransızca ve derdimi anlatacak kadar da Almanca biliyorum.

Murat Yasa 1982 yılından günümüze kadar uzanan sektördeki başarınızın püf noktasını okurlarımızla paylaşabilir misiniz?

Lisede, ünü Türkiye sınırlarının dışına yayılmış Henri Matalon isimli tüm öğrencilere matematiği sevdiren bir hocamız vardı. Onun bir sözü hiçbir zaman aklımdan çıkmadı ve yaptığım her işte onu uyguladım.

Eğer siz dersi öğrenmek için çalışırsanız notlar sizin arkanızdan koşar ama siz not almak için çalışırsanız siz notların arkasından koşarsınız derdi.

Aromsa’da her yaptığımız yatırım bu prensip üzerine yani para kazanmak için değil ana konumuzu daha sağlamlaştırmak, müşterilerimize daha iyi hizmet vermek amacı ile yapılır.

Bir de babamın bana ve kardeşimin kafasına kazıdığı dürüstlükten sapmamak ve yaşadığın topluma, çevreye, doğaya saygılı olma, prensibinin Aromsa’da da uygulanması Aromsa’nın başarısının arkasındaki nedenlerdir.

Bunun sonucu olarak da Aromsa hizmet götürdüğü ülkelerde, Türkiye’nin yanında 3 ülkede daha dünyanın en büyük 5 çok uluslu şirketin önünde lider olan tek yerel şirkettir.

Ürün çeşitleriniz ve hizmet verdiğiniz sektörler nelerdir?

Gıda sanayiinin tüm kollarına hizmet verecek 34.000 aromalık bir formül birikimimiz var. Ve bu büyük koleksiyonun her bir kalemine özel olarak yaptırdığımız bir program sayesinde her an ulaşabiliyoruz. Kalite Kontrol

aromsa laboratuvar

Laboratuvarlarımız haricinde, 4200 metrekarelik Araştırma ve Uygulama Laboratuvarlarımızda, hepsi Aromsa’da yetişmiş 80’e yakın arkadaşımız ile gıda sanayiinin tüm sektörlerine hizmet veriyoruz. Bu tüm şirket çalışanlarımızın %25’ine eşdeğer oluyor.

Gerektiği zaman ben dahil tüm arkadaşlarım, müşterilerimizin proseslerine en uygun ürünleri seçip uygulayacak bilgi ve beceriye sahibiz. Müşterilerimiz bazen bana neden Aromsa ile çalışalım dedikleri zaman cevabım:

“Biz nasıl bir terzi konfeksiyon ürünlerinin aksine müşterisinin ölçülerine göre elbise dikerse biz de müşterilerimizin projelerine raftan bir şişe ile değil özel bir çalışma ile yaklaşıyoruz.” diyorum.

İyi bir aroma üreticisi olmak için dikkat ettiğiniz hususlar nelerdir?

İyi bir aroma üreticisi olmak için iş ortağımız olarak gördüğümüz müşterilerimizin, proje ve ürün isteklerine zamanında cevap vermek, kaliteli hammaddeler kullanarak her zaman aynı standartta, dünyada yürürlükteki yönetmeliklere uygun kaliteli üretim yapmaktır.

Proaktif çalışmalar yapmak hizmet, verdiği müşterilerini, dünyadaki yenilikler hakkında bilgilendirmek, bir aroma üreticisi firmanın uyması gereken asgari kriterlerdir.

Gelişen dünyamızda, yeni tatlara ve sağlıklı ürünlere yönelim artmakta. Bu noktada çalışmalarınızı nasıl şekillendiriyorsunuz?

Hammadde ürettiğimiz gıda sanayii insan sağlığını ilgilendirdiği için en başta dünyada uygulanan yönetmelikleri çok yakından takip etmemiz gerekiyor. Bu amaçla da dünyada Amerika’da FDA, Avrupa’da EFSA gibi kuruluşlar bu yönetmelikleri yaptırdıkları araştırmalar ile belirleyip yayınlıyorlar.

Bunlardan anında haberdar olmanız için bu kuruluşlara dolaylı yollardan üye olmanız gerekiyor. İşte, biz de Türkiye’de aroma üreticisi ve satıcılarının üyesi olduğu AREP Derneği ve bunun Avrupa’daki eşdeğeri EFFA vasıtası ile bu değişikliklerden anında haberdar oluyoruz ve bunları ilgili resmi kuruluşlar ile paylaşıyoruz.

Aromsa içinde bu yönetmelikleri takip ve uygulamaya alan 4 kişilik bir ekibimiz var. Bu işin sağlıkla ilgili yönetmelik kısmı.

Bir de yeni tatlar, yeni eğilimler kısmı var ki burada arkadaşlarımın çok başarılı olduğuna inanıyorum. Müthiş bir yaratıcılığa sahipler. Onların bu yaratıcıklarını artırmak aralarındaki diyaloğu geliştirmek için şirkette tiyatro, gezi, okuma, fotoğraf, spor kolları kurduk.

Ve bunların da faydasını her geçen gün daha iyi görüyoruz. Belli zaman aralıklarında şirket içinde yenilikçi tadım günleri organize ediyoruz. Orada öne çıkan projeleri müşterilerimize sunuyoruz.

Murat Yasa

Yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da önemli bir pazara sahipsiniz. Bu bağlamda satış faaliyetlerinizi belirlerken hangi kriterleri baz almaktasınız?

Satış faaliyetlerimizi belirlerken, bizim dışımızda gelişen makro gelişmelere karşı almak zorunda olduğumuz önlemler her şeyin önüne geçiyor.

Aramızın açık olduğu, Türk mallarına gizli veya açık şekilde boykot uygulayan ülkelerden tutun, dünya konjonktürünün boykot uyguladığı ülkelere, yapılan propagandalar, yatırım yapmanın bir moda haline getirildiği ülkelere kadar her birine ayrı bir strateji belirlemek zorundasınız.

Diğer taraftan yurt içinde en büyük sorunumuz ise merdiven altı üretim yanında kafası merdiven altı çalışan dürüst sanayiciliğin hiçbir kuralına uymayan rekabete karşı müşterilerimizi uyaracak stratejilerin belirlenmesidir.

Tüm bunları her yılın son çeyreğinde gerçekleştirdiğimiz “Strateji Geliştirme” çalıştaylarında geniş çalışan katılımı ile görüşüyor ve tüm yıl takip ediyoruz.

Aromsa’da Ar-Ge’nin yeri bir başka. Ar-Ge çalışmalarınız sonucunda markanıza katmış olduğunuz başarı ve değerler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Aromsa olarak biz, kulağa hoş gelen ama arkası boş “Dünya markası”- “Ar Ge merkezi olduk”- “70 ülkeye ihracat yapıyoruz”- “Dünyanın en büyüğü” sloganlardan pek hoşlanmıyoruz. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” deyişi bizim sloganımız.

Bundan birkaç yıl önce arkadaşlarım, bana Ar-Ge Merkezi olmak için müracaatta bulunmak istediklerini söylediler. Benim cevabım, “bizim gibi şirketlerin mevcudiyetlerinin zaten Ar-Ge olduğu, bunun için teşvike gerek olmadığı” yönündeydi.

Onları kırmamak için kabul ettim. Bugün biz yıllık ciromuzun takriben %5,5-6’sını Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Devletten Ar-Ge’ merkezi olarak sağladığımız avantaj ise bu bedelin %3’ünü geçmez.

Ülke genelinde Ar-Ge çalışmalarına harcanan meblağın GSYIH a oranı %0,9; bu oran Güney Kore’de %4,36. Ülkeye yarattığımız katma değer sıralamasında ilk 250 şirket arasında yer alıyoruz. Bir doktora öğrencisine, Türkiye’de verilen teşvikler ve bunların ülkeye kattığı katma değer konulu bir tez hazırlatmak isterdim.

Gelecek yıllarda Ar-Ge merkezinizde ne gibi çalışmalar gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz?

Bizim Ar-Ge merkezimiz dışında bir de pilot üniteler bölümümüz var. Burada çalışan arkadaşlarımız bizim ana konumuzla ilgili yenilikçi ve mükemmelleştirici prosesleri orada çalışıp geliştiriyorlar.

Pilot tesislerimizde çalışılan bu projeler sayesinde, iş ortaklarımıza daha kaliteli hizmet vereceğimize inanıyorsak bu projelerin üretim yatırımına geçiyoruz. Aromsa için en önemli şey kaliteli insanla çalışmak.

Ben bir iş ortağımıza veya Aromsa’yı temsil için herhangi bir etkinliğe gittiğimde tüm arkadaşlarımın yeteneklerini, bilgi ve becerilerini arkamda hissediyorum; bu bana büyük bir güç veriyor.

Bundan yıllar önce Ankara’da bir kongrede, şimdi aramızda olmayan yaşça benden epey büyük, değerli bir kadın profesörümüz çıktı. “Yapacağımız araştırma merkezi için devlet bize 200 dönüm arsa verdi, 70 milyon Dolarlık bina, alet- edevat alacağız” vb. dedi.

Yetkili bakan, müsteşar ve diğer yetkililerin önünde parmak kaldırdım; “Hanımefendi insana ne yatırım yapacaksınız?” dediğimde bana “Günün konusu bu değil “deyince kendisine “O zaman sizin bu yatırımınız devlet kaynaklarını sokağa atmaktan başka bir işe yaramaz.“ dedim.

Maalesef kendisi ile yapılacak bir işte önceliğin hangi konuya verilmesi gerektiği konusunda anlaşamadık. Her konuda kaliteli insanla çalışmak başarının anahtarıdır. Aksi takdirde uzun soluklu bir başarı elde edemezsiniz.

Şirketler, belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra artık sahibinin olmaktan çıkar. Uymaları gereken bir ortak payda paketi vardır. Bu paketin oluştuğu kalemler şöyle; çalışanlarınızı mutlu edeceksiniz ve onların haklarına saygı göstereceksiniz, çevreye karşı duyarlı olacaksınız ve sizden sonra gelecek nesillerin de en az sizin kadar sağlıklı bir ortamda yaşamaya hakkı olduğuna inanacaksınız; iş yapma amacınız, yaşadığınız yakın sosyal çevre ve ülkeye katma değer sağlayıcı olacak.

Kurulduğu 1982 yılından beri bu kriterleri uygulayan Aromsa 2018 yılında, dünyaca tanınmış bir özel kuruluş ve tanınmış bir üniversitenin jüri üyeliğinde yapılan araştırmada “En İyi Yönetilen Şirketler” ödülünü almaya uygun görüldü.

aromsa merkezi

Sayın Melis Yasa Aytaman okurlarımıza kendinizden ve profesyonel geçmişinizden bahseder misiniz?

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’ni bitirdikten sonra İngiltere’de University of Reading’de ‘Chemistry with Food Science’ (Kimya ve Gıda Mühendisliği) lisansını tamamladım. Yüksek lisansımı Fransa Versailles’da ‘ISIPCA’da ‘Arômes Alimentaires’ (Gıda Aromaları) üzerine yaptım.

Daha sonra çalışma hayatına İsviçre Zürich’de Nestle’de çalışarak başladım. Ordan Nestle Almanya’ya geçerek toplam 5 sene çalıştım. Sonrasında New York’ta French Culinary Institut’da 6 aylık bir aşçılık eğitimi aldım.

Yaklaşık 9 yıl boyunca dünyanın farklı yerlerinde tecrübe kazandıktan sonra kendi isteğimle Türkiye’ye döndüm ve 14 senedir aile firmamız olan Aromsa’da çalışıyorum.

Şirketin 2. kuşak temsilcisi olmak size ne gibi sorumluluklar yüklüyor? Geleceğe dair hedefleriniz bu sorumluluk çerçevesinde nasıl şekilleniyor?

Aromsa 37 sene önce kuruldu ve bugünlere kendi öz sermayesiyle geldi. Emin adımlarla büyüyerek yurt içinde lider ve yurt dışında tercih edilen bir marka oldu. Aromsa olarak, gıda aromaları dendiğinde, var olduğumuz tüm pazarlarda ilk akla gelen isim olma stratejisiyle faaliyet gösteriyoruz.

Bununla birlikte, kaliteden ödün vermeden bütünsel hizmet sağlayarak iş ortaklarımızı her zaman mutlu etmeyi hedefliyoruz.

Şirketin 2. kuşak temsilcisi olarak, Aromsa markasının değerlerini, vizyonerliğini ve kültürünü sonraki nesillere aktarmak en büyük sorumluluğum diyebilirim.

Bu sorumluluk bilinciyle, geçmişte atılan sağlam temellerimizden güç alıyor; kurumsallaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon süreçlerini ciddiyetle yöneterek geleceği inşa etmeyi hedefliyorum.

Kadın girişimci olmanın size ve şirketinize kattığı motivasyon nedir?Türkiye’de kadın çalışanlara buradan iletmek istediğiniz mesajınız var mı?

Ben kendimi girişimci olarak tanımlamıyorum ve bu kelimenin bu kadar yaygın kullanılmasını yadırgıyorum. Benim için Aromsa’nın değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasındaki sorumluluğum en büyük motivasyon kaynağı diyebilirim.

Türkiye’de kadın çalışanların iş hayatına daha çok dahil olması gerektiğini düşünüyorum. Hem ülkemizin kalkınması hem şirketlerin büyümesi dolayısıyla ekonominin gelişmesi için kadın iş gücünün çok önemli olduğuna inanıyorum. Aromsa’yı düşünecek olursak çalışanların %50’si ve yöneticilerin %70’i kadın.

Kuşkusuz şirketin bu günlere gelmesinde kadınların katkısı büyük. Bundan sonra da kadın çalışanların Aromsa’nın daha da iyi noktalara gelmesine katkıları devam edecek. Şirketin 2. kuşak temsilcisi olarak, gelecekte de kadın çalışanlara fırsat eşitliği sunulmasını ve kilit pozisyonlarda görev almalarını destekleyeceğim.

Kadınlara vereceğim mesaj, her koşulda mücadeleye devam etmeleri,asla pes etmemeleri ve hayallerinin peşinden gitmeleri. Başarı yolunda mutlaka engeller, imkansızlıklar ve zorluklar karşılarına çıkacaktır. Kararlı olmak, çok çalışmak ve hedefe odaklanmak başarıyı getirecektir.

melis yasa aytaman

Aromsa 5’i İstanbul 1’i Almanya’da olmak üzere 6 fabrikaya sahip. Yerli ve milli üretici firma olmanın markanıza kattığı değer nedir? Küresel markalarla rekabeti artırmak ve yurt dışındaki iş hacmini artırmaya yönelik gerçekleştirmiş olduğunuz çalışmalarınızdan okurlarımıza bahseder misiniz?

Yerli ve milli üretici olmaktan her zaman gurur duyuyorum. Aromsa olarak, Türkiye’deki lokal ve uluslararası birçok gıda üreticisinin aroma tedarikçisi ve çözüm ortağıyız. Ürün tasarımından reçete oluşturmaya, ürün uygulamasından duyusal panel değerlendirmelerine kadar bütünsel ve yenilikçi çözümler sunuyoruz.

Yer aldığımız tüm coğrafyalarda, ürünleri ve kalitesiyle bilinen ve aroma denince ilk akla gelen isim olma hedefiyle yol alıyoruz.

Aromsa cirosal olarak dünyada ilk 20 aroma üreticisinin arasında olsa da kalite olarak dünya devleriyle diğer bir deyişle en büyük ilk 5 firmayla yarışıyor. Aromsa’nın hem Türkiye’de hem de ihracat yaptığı ülkelerde başarılı bir marka olması, bitmiş ürün desteği, reçete bilgisi ve her türlü pazar araştırması yaparak sadece aroma tedarikçisi değil çözüm ortağı olmasına bağlıdır.

İhracat, satışlarımızın %40’ını oluşturuyor. Yaklaşık 70 ülkeye ihracat yapıyoruz. Özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Rusya’da önemli pazar payına sahibiz. Hedefimiz var olduğumuz bölgelerde güçlenmek ve hedeflediğimiz yeni pazarlarda yer almak.

Bu doğrultuda Almanya’daki fabrikamızda Ar-Ge, inovasyon ve üretim kapasitemizi artırmak için yatırımlara devam ediyoruz.

Faaliyet içerisinde olduğunuz pazarlar ve yeni pazarlara girmek için iş ortaklarınızla yürüttüğünüz laboratuvar çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Aromsa DNA’sında Ar-Ge olan bir firma ve Ar-Ge büyümemize öncülük ediyor. Hedeflerimiz doğrultusunda yatırımlarımıza devam ediyoruz. Ar-Ge merkezimiz mevcut durumdaki alanının iki misline çıktı ve yeni teknoloji yatırımlarımız devam ediyor. Şu anda Ar-Ge merkezindeki çalışanlarımızın hepsi kendi alanlarında uzman kişiler.

Biz genellikle yeni mezunları bünyemize katıp, alanında en iyiyi yetiştirmek için çalışanlarımıza yatırım yapıyoruz. Bu gelecekte de bizim hedeflerimiz içinde yer almaya devam edecektir.

Artan rekabet şartlarında kaliteden taviz vermeden en kaliteli ve inovatif ürünleri üretmeye ve çözüm ortağı olarak en iyi hizmeti sunmaya devam edeceğiz.

Müşterilerimiz bizim iş ortaklarımız ve bütünsel hizmet veriyoruz. İçecekten dondurmaya, cipslerden işlenmiş et ürünlerine, hazır çorbalardan dondurulmuş gıdalara kadar çok geniş bir yelpazede gıda ürünleri için Ar-Ge ve uygulama yapıyor, sektöre hizmet sunuyoruz.

Laboratuvarlarımız ortak projeler için müşterilerimize her zaman açık. İş ortaklarımızı sıklıkla davet ediyoruz, beraber çalışıyor ve projeler yürütüyoruz

Sürdürülebilirlik ile ilgili çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Bu çalışmaların etkilerini nasıl yorumluyorsunuz?

Aromsa olarak, yenilikçi ve çağın değişimlerine yanıt veren ürünler geliştirirken toplum için değer yaratıyoruz ve çevreye karşı duyarlı olmayı önemsiyoruz. İklim değişikliği, doğal kaynakların azalması ve hızlı nüfus artışı gibi konular pek çok sektörü yakından ilgilendiren riskleri beraberinde getiriyor.

Risklerin etkin ve proaktif bir şekilde yönetilmesi ve küresel problemlerin çözüme kavuşturulması noktasında özel sektöre büyük sorumluluklar düşüyor.

Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için üretim süreçlerimizde çevreye karşı duyarlı bir yaklaşım benimsiyoruz. Çevre Politikamız kapsamında enerji tüketimini ve karbon ayak izini azaltmak, etkin su ve atık yönetimi yapmak ve faaliyetlerimizde verimliliği en üst düzeye çıkarmak üzere çalışıyoruz.

Bunun için, öncelikli konularımızdan olan iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji yönetimi ile operasyonel verimliliğe odaklanıyoruz. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine katkı sağlıyoruz. Böylelikle Aromsa’nın vizyonunu küresel bir seviyeye taşıyoruz.

Toplumun tüm kesimlerinin güvenli, besleyici ve yeterli gıdaya erişiminin sürdürülebilir gıda sistemleriyle güvence altına alınmasına, üretimi ve üretkenliği artıran, çevresel olumsuzluklara sebep olmayan üretimin benimsenmesine, sürdürülebilir tüketim ve üretim kalıplarının yerleşmesine destek oluyoruz.