Çarşamba, Temmuz 6, 2022

Ebru Sanatı Gelecek Nesillere Aktarılıyor

Ebru Sanatı Gelecek Nesillere Aktarılıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödül Töreni’nde”, çok sayıda önemli zanaatkar ödül aldı. Törende, ebru sanatına verdiği katkılardan dolayı Tevfik Alparslan Babaoğlu’na da ödülü takdim edildi.

1985 yılında merhum ebru sanatçısı Mustafa Düzgünman’ın öğrencisi olan Babaoğlu’nun asıl mesleği elektronik mühendisliği. Babaoğlu, Düzgünman’ın vefat etmesinin ardından bayrağı devraldı ve sanatını gelecek nesillere aktarıyor.

EBRU SANATÇISI TEVFİK ALPARSLAN

Ebru sanatına hobi olarak başladığını belirten Tevfik Alparslan Babaoğlu, “Mustafa Düzgünman’a talebe oldum. O, ebru sanatının son ustasıydı. 1989 yılında hocamdan icazet aldım. Kendisi 1990 yılında vefat etti. 1990 yılından bu yana hocamın çizgisinde geleneksel Türk ebrusunu yapmaya, öğretmeye gayret gösteriyorum. Üniversitelerde ders verdim. Ebru ile ilgili kitaplar yazdım, yayınlandı. Ebruya hizmet etmeye gayret gösteriyorum. Şu anda da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde ebru tarihi araştırmak amacıyla doktora yapıyorum” dedi.

Kaybolmaya yüz tutan önemli kültürel mirasların, kaybolmadan gelecek nesillere aktarılmasında zanaatkarların köprü vazifesini gördüğünü hatırlatan Babaoğlu, “Çok çeşitli sanat gruplarından insanlar var. Bu senede ebru dalında Kültür ve Turizm Bakanlığı beni ödüle layık gördü. Dün bu ödülü bana takdim ettiler.

Külliye’ye davet edildim, ödülümüzü sayın cumhurbaşkanımızdan aldık. Çok mutlu oldum. Şöyle bir dörtlük vardır; “Sağlığında nice ehl-i hünerin, bir tutam tuz bile yoktur aşına. Öldürüp onu evvel açlıktan. Sonra bir türbe yaparlar başına. “Bu, insanların sağlığında kıymeti bilinmiyor. Öldükten sonra da ‘ne büyük adamdı ya’ diyerek arkasından methiyeler düzülüyor anlamını taşıyor. Sağken, hayattayken takdir edilmek çok güzel ve büyük bir duygu. Bunu yaşamış oldum, çok mutluyum” diyerek düşüncelerini ifade etti ve ekledi “Kıymeti ile doğru orantılı olarak evin en güzel yerinde sergileyip önünden geçtikçe gururlanmak istiyorum. O yüzden evimin en güzel köşesine koydum, devamlı seyredeceğim.”

Ebru Sanatı Gelecek Nesillere Aktarılıyor

”Ebru Sanatını Gelecek Nesillere Aktarmaya Gayret Gösteriyorum”

Ailesinin de bu ödülden dolayı son derece sevindiğini ve kendisiyle gurur duyduğunu ifade eden Babaoğlu, ebru sanatı ile ilgili birikimini, gelecek nesillere aktarmaya gayret gösterdiğini söyledi. Babaoğlu, “Zaten benim yapmak istediğim de bu. Ebru sanatını kaybolmadan gelecek nesillere ustamdan aldığım gibi aktarmak istiyorum. Bunu doğru yaptığım da tescillenmiş oldu. Benim icazet verdiğim arkadaşlarım da ebru sanatını öğrettiği öğrencilerine icazet vermeye başladı. Ebruda benim torunlarım var. 2. nesil, 3. nesil ebrucular var. Benim dalımdan devam eden ebrucular var. Ödülün amacının tam karşılığını yapıyoruz” dedi.

Babaoğlu, “Bizim ebru geleneğimizde duvara asmak için ebru yapmak yok. Kullanım yeri gözeterek ebru yapmak var. 300-400 yıllık kitabın restorasyonunda ebru sanatı kullanılıyor. Örneğin Kuran’ı Kerim’in restorasyonunda kullanılıyor. Boyaların içinde ya da kağıtta asit olursa, bu asit zamanla kağıdı yakar, cilt yeniden tamir edilmek zorunda kalır. Örneğin 400 yıllık cildi tamir ettiniz ve yanlış malzeme kullandınız. 50 sene sonra o cildi tekrar tamir etmek gerekir. O asitler kağıdı yakar ve tahrip eder” şeklinde açıklamalarda bulundu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR