Salı, Temmuz 16, 2024

L’Oréal Türkiye Geleceğin Güzelliğini Bugünden Tasarlıyor

L’Oréal yüzyılı aşkın bilgi birikimi ile güzelliğin geleceğini kapsayıcı bir şekilde ele almaya, bu geleceği, teknolojinin yardımıyla herkes için erişebilir hale getirerek dünyayı harekete geçiren güzelliği yaratmaya devam ediyor.

Bilim ve teknolojinin gücünü arkasına alarak harmanladığı tekno-güzellik vizyonunu ve sektörde çığır açan uygulamalarını sergilediği ve katılımcıların deneyimlediği “L’Oréal Tekno-Güzellik” etkinliğinde, açılış konuşmasını gerçekleştiren L’Oréal Türkiye Genel Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen; “Tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi olarak Grup çatısı altında 800’den fazla dijital güzellik servisi uygulamamız bugüne kadar 40 milyondan fazla kişi tarafından deneyimlendi.

Küresel çapta bilimsel odaklı çalışmalarımız için yıllık 1 milyar avroluk araştırma-geliştirme yatırımımızın yanı sıra 4.000 kişilik bilim insanı ile yolumuza güçlü bir şekilde devam ediyor, teknoloji kulvarında yıllık 1 milyar avroyu aşan yatırımımız, 5.900’ün üzerinde teknoloji ve veri uzmanımız ile sektöre yön veriyoruz. Çünkü sürdürülebilir ürün tasarımını destekleyen kişiselleştirilmiş dijital servislerimiz, sanal uygulamalarımız ve cihazlarımız ile geleceğin güzelliğini tasarlamak bizim işimiz” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Sürdürülebilir ve kapsayıcı bakış açısıyla hem eşsiz hem de kapsamlı dijital güzellik deneyimlerini hayata geçirerek “Her Birimiz için Güzellik” anlayışını benimseyen Tekno-Güzellik lideri L’Oréal Türkiye, bu hedefe giden yolda teknolojinin tüm imkanlarından faydalanmakla kalmıyor; her bireyin istek, beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayan yeni teknolojiler geliştirmeye odaklanarak ultra kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetlerini tüketiciler ile buluşturuyor.

Yeşil Bilimi arkasına alarak devreye aldığı yeni ve son teknolojiye sahip formüllere sahip ürünleri, yapay zekadan güç alarak tasarlanan farklı uygulamaları ve artırılmış güzellik cihazları ile dünyanın dört bir yanındaki insanlara ilham veren ve zamanın ötesinde güzellik deneyimlerine imza atan tekno güzellik devi, farklı ve gelişmiş güzellik deneyimleri ile sektöre yön vermeyi sürdürüyor.

L’Oréal Türkiye Geleceğin Güzelliğini Bugünden Tasarlıyor

L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen, “L’Oréal Türkiye olarak kendimizi sadece bir güzellik şirketi olarak değil, “Tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi” olarak konumlandırıyoruz. Teknoloji ile geleceğin şirketine dönüşürken aynı zamanda geleceğin güzelliğini yaratıyoruz. Teknolojiyi işimizi dönüştürmek ve tüketicilerimize daha iyi bir güzellik deneyimi sunmak için kullanıyoruz.

Tüketici artık daha kapsayıcı, gezegenin sınırlarına saygılı ve ultra kişiselleştirilmiş güzellik deneyimlerinden yararlanmak istiyor. Biz de teknolojiyi işimizin kalbine koyarak, müşterilerimizin beklenti ve taleplerini bilim ve teknolojinin gücü ile harmanladığımız tekno-güzellik servislerimiz ve inovasyonlarımız ile karşılamak için çalışıyoruz.

Güzelliğin daimî bir arayış olduğuna inanıyor, ürün ve hizmetlerimizin performansını sürekli olarak geliştirme için inovasyondan yararlanıyoruz. Hayata geçirdiğimiz tekno-güzellik vizyonumuz ve uygulamalarımız doğrultusunda müşterilerimize teknolojiden ve veriden beslenen, inovatif, kapsayıcı, sorumlu ve kişiselleştirilmiş bir güzellik deneyimi vaat ediyoruz” dedi.

Avrupa güzellik pazarını en fazla büyüten ülke Türkiye olacak

2023 Türkiye güzellik pazarı 85 milyar TL olarak tahmin ediliyor. Güzellik pazarı kategori kırılımlarında cilt bakımı %27, saç bakımı %27, makyaj %16, parfüm %11, hijyen ürünleri %12, saç boyası %6 paya sahip. Kanal kırılımlarında ise hızlı tüketim %60, lüks tüketim %15, dermokozmetik %10 ve profesyonel ürünler %5 pay alıyor. Erkek bakım ürünleri ise pazarın %25’ini oluşturuyor.

L’Oréal bulunduğu kategorilerde pazar lideri

Türkiye güzellik pazarının 2025 yılına kadar en az 2 katına çıkması bekleniyor. Avrupa güzellik pazarına 2025 yılına kadar en büyük büyümeyi %16 katkı payı ile Türkiye’nin sağlayacağı tahmin ediliyor. Bunun arkasında genç nüfus, hızlı dijitalleşme, güzelliğe olan ilginin artması ve güzellik ürünleri kullanım yaşının düşmesi yatıyor.

2030’da dünya nüfusunun %40’ının kıvırcık saça sahip olacağı ve 2040’da dünya nüfusunun 2/3’sinin melanin zengini daha koyu renk bir tene sahip olacağı, güzellik pazarı coğrafyasının nüfus ve güzelliğe olan ilgi olarak bugüne göre çok değişeceği tahmin ediliyor.

L’Oréal’in tekno-güzellik yol haritası: Her Birimiz İçin Güzellik

L’Oréal, sorumlu güzellik anlayışıyla gezegenimizi korurken, insan yaşamına pozitif etki sağlamayı hedefliyor.

L’Oréal’in GJOSA ile geliştirdiği Water Saver, yüzde 69’a varan su tasarrufu sağlıyor. Cihaz sayesinde bugüne kadar 42 milyon litreden fazla su tasarrufu sağlandı.

L’Oréal, kapsayıcı güzellik yaklaşımı ile sonsuz çeşitlilikteki beklentileri öngörerek, onlara uygun çözümler sunan bir yaklaşımı benimsiyor.

Dünya çapında yaklaşık 50 milyon kişi sınırlı motor becerileriyle yaşıyor. L’Oréal Grup’taki bilim insanlarının geliştirdiği HAPTA, sınırlı el ve kol hareket kabiliyetine sahip kullanıcılar için elde taşınabilir, ultra hassas bir akıllı makyaj aplikatörü olarak öne çıkıyor ve kullanıcılara evde kolaylıkla ruj sürme olanağı sunuyor.

L’Oréal Türkiye çatısı altında bulunan Kérastase markası, BlindLook iş birliği ile ürünlerini tüm görme engelli kişiler için ulaşılabilir hale geldi.

Lancôme’un geliştirdiği Shade Finder cihazı, 22.500 cilt tonunu ayırt ederek, saniyeler içerisinde kişilerin cilt tonuna birebir uyan fondöten tonunu ve cilt alt tonunu belirleyebiliyor.

L’Oréal, ultra kişiselleştirilmiş güzellik anlayışı ile bireylere kim oldukları veya kim olmak istediklerini özgürce ifade etme gücü vermeyi amaçlıyor.

L’Oréal, artırılmış gerçeklik ve yapay zekâ ile hayata geçirilen 800 dijital güzellik servisini ve 10’larca akıllı teknolojik cihazı müşterileri ile buluşturuyor.

Bu servis ve cihazlar arasında; 4000 farklı ruj rengi ile kişiselleştirmede en üst noktayı temsil eden yapay zekâ destekli bir ev güzellik cihazı olan Yves Saint Laurent Beauté Rouge Sur Mesure, mikro-dövme ve 3D baskı tekniğine sahip her gün yeni bir pro-kaş tasarımı yapan 3D Shu Brow, 400 binin üzerinde farklı cilt bakım rutini önerebilen Lancôme Skin Screen bulunuyor.

İstanbul, L‘Oréal Grup’un en önemli inovasyon merkezleri arasında

Türkiye’nin L’Oréal Grup için özel bir yeri olduğuna değinen Sinem Sandıkçı Gökçen, “Bugün sadece Türkiye’de değil, L’Oréal’in faaliyet gösterdiği 150 ülke arasında dijital anlamda en güçlü ekiplerden biri olmamızın arkasında; bu yolculuğa 10 yıl önce başlamış olmamız ve yenilikçi, girişimci ruhumuzla dönüşüme liderlik etmemiz yatıyor.

İstanbul bugün; New York, Londra, Paris, Şangay gibi L’Oréal Grup’un dünyadaki 7 açık inovasyon merkezi arasında yer alıyor. Biz L‘Oréal Türkiye olarak, ülkemizin güzellik konusundaki potansiyelini ortaya çıkartmayı hedefliyoruz. Bunu da teknoloji ve inovasyona yaptığımız yatırımlarla hayata geçiriyoruz. 2025’te Türkiye’deki güzellik pazarının iki katına çıkacağını öngörüyor; Avrupa pazarına büyümeye en çok katkı sağlayacak ülkenin Türkiye olacağını tahmin ediyoruz” dedi.

L’Oréal Türkiye, start-up ekosistemini de büyütüyor

Start-up iş birliklerinin hem Türkiye hem de girişim ekosistemi için büyük önem taşıdığına inanan L’Oréal, açık inovasyonun gücüne inanıyor. Türkiye’de bugüne kadar 400’e yakın start-up ile tanışan L’Oréal Türkiye, bu start-uplardan 170’ten fazlası ile bir araya geldi. L’Oréal Türkiye, global ölçekte de start-up ekosistem ile yakın ilişkilere sahip.

L’Oréal’in Kurumsal Girişim Sermaye Fonu, BOLD (Business Opportunities for L’Oréal Development) girişimcilik alanında cinsiyet eşitliğinin sağlanması için kadın girişimcileri de destekliyor. 25 milyon avroluk bu fondan Türkiye’den bir start-up’ın da en yakın zamanda yararlanması bekleniyor.

L’Oréal, tüketicilerle derin bağlar kurmak için teknolojiyi kullanıyor

Bilimin, yarının güzellik anlayışının müttefiki olduğuna ve bilimin güzelliği daha verimli, kapsayıcı ve etkili hale getirmek için çalışan L’Oréal Türkiye, yeni fikirleri üretmek ve hayata geçirmek için sürdürülebilir ürün tasarımı ve üretimi sağlayan endüstri 4.0’ı, 3 boyutlu baskı, robotlar, dijitalleşmiş tedarik zinciri ve kitlesel üretimden kişiselleştirilmiş üretime geçiş için teknolojiyi kullanıyor.

Pazarda ilk kez hayata geçirilen sanal cilt analizi, makyaj ve saç rengi için sanal denemeler, e-Güzellik Danışmanı ile canlı ve sanal danışmanlık, satış yapılan canlı yayın etkinlikleri gibi birçok dijital uygulamada yine markanın öncülüğünde müşteriler ile buluşuyor. Son dönemlerde tüketicilerine sunduğu akıllı güzellik cihazları ile fark yaratıyor.

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BÖLÜM SPONSORU

Öne çıkan haberler