Cumartesi, Eylül 25, 2021

MG International Fragrance Company Parfümörü Koray Sevinç ile Söyleşi

MG International Fragrance Company’de kariyer yükselişine örnek bir başarı hikayesini
sizlerle buluşturduğumuz bu keyifli röportajımızın konuğu Parfümör Sayın Koray Sevinç.
Koray Bey çocukluk çağlarında kokuya duyduğu ilginin parfümörlük serüvenine dönüşünü
sizler için anlattı.

Koray Sevinç

                            ‘’Koku Aşkına Parfümörlük Yolculuğu’’ Koray Sevinç

Parfüme olan ilginizi ne zaman fark ettiniz?

Kokuya çocukluğumdan beri merakım vardı. Aklınıza gelebilecek her şeyi koklama motivasyonuna sahiptim diyebilirim. Dedemin meyve ağaçları, çiçekler ve çeşitli sebzelerle dolu bahçesi kokusal yolculuğumda bana en unutulmaz olfaktif anıları kazandırdı.

Babamın beni kozmetik reyonlarından uzaklaştırmaya çalıştığını hatırlıyorum çünkü her şeyi açıp kokluyordum. Parfüme her zaman merakım vardı ama tam olarak tarzımı anlamam üniversite yıllarına dayanıyor. Frédéric Malle, Serge Lutens, Annick Goutal, Guerlain gibi sektörün mihenk taş[1]larının yarattığı şaheserleri denemek, parfümlere olan merakım daha da artırdı diyebilirim.

Parfümör eğitim süreciniz nasıl gelişti?

MG International’dan önce birkaç kez atölye deneyimlerim olmuştu; ayrıca sentetik hammaddelerin olduğu küçük bir kutum vardı. Arada onları koklardım. Asıl eğitimi MG International’da aldığımı söyleyebilirim. Neredeyse her gün laboratuvara gidiyor, hammaddeleri kokluyor ve kendi akorlarımı tasarlıyordum.

Bir yıl Laboratuvar Asistanlığından sonra dört yıl Pazarlama Analiz Sorumlusu olarak çalıştım ve en sonunda hayalim olan parfümörlük eğitimini mentorümle beraber almaya başladım. Eğitim süreci kademeli olarak ilerliyor. Önce bir akor üzerinde çalışıyorum, bu bergamot, müge çiçeği ya da gül olabilir. Doğala en yakın formunu yakaladıktan sonra tasarladığım akoru klasikler arasına girmiş ve sektöre yön vermiş bir parfümü formülüne bakmadan onu en başından tasarlarken kullanıyorum. En son müge çiçeği üzerine çalıştım.

”Yeteneğiyle Öne Çıktı, Beş Yılın Ardından Hayallerine Kavuştu, Dünyanın Sayılı Parfümörlerinden Biri Olma Yolunda.”

MG International ile yollarınız ne zaman kesişti?

Koku denilince ilk akla gelen MG International Fragrance Company oluyor. Türkiye’de olduğu gibi dünya üzerinde alanında önder bir şirket. Parfümör olmak istediğim an[1]dan itibaren MG International bünyesinde çalışmak en büyük hayallerimden biriydi. Şirketle yolum tam olarak, bundan tam beş yıl önce İstanbul’da bir fuarda kesişti. Kendileriyle çalışmak istediğimi söylerken çok heyecanlandığımı hatırlıyorum.

Son dönemde sizce hangi esanslar öne çıktı?

Trendler dönem dönem değişiyor ve ben bu değişikliklerin o zamana damgasını vurmuş ve çok satan parfümlerden kaynaklandığına inanıyorum. Tek bir notanın hakim olduğu bir pazardan bahsetmem mümkün değil tabii. Bir dönem öd ağacı, amber ve gül notaları çok ilgi görüyordu mesela.

Sümbülteber çok dikkat çeken sevilen bir nota. Meyve notalarının sümbülteber ile yorumuna çokça şahit oluyoruz. İris notası ise hiç olmadığı kadar öne çıktı diyebilirim. Bunun nedeni de iris ne diğer çiçekler kadar feminen ne de çok samimi ve şatafatlı. Oldukça soğuk ve mesafeli. Çok pahalı olması sebebiyle de ulaşılmaz bir albenisi var.

Modern şipre akorlarını ise geçmişe özlem olarak yorumluyorum ben. Bu nedenle trendi hiçbir zaman bitmeyecek paçuli notasını eklemezsem ona haksızlık etmiş olurum.

MG Gülçiçek

”Uluslararası esans üreticisi MG International Fragrance Company, dünyada sayısı çok az olan parfümör kadrosunu bünyesinde barındırırken şirket içerisinde parfümör yetiştirmek için önemli adımlar atıyor. Kariyerini parfümör olarak sürdürmek isteyen Koray Sevinç’in başarı hikayesi, buna en güzel örneklerden biri oldu.”

Pandemi sürecinde koku alışkanlıkları sizce değişti mi?

Pandeminin koku alışkanlıkları üzerinde radikal bir değişiklik yarattığını düşünmüyorum. Mevcut kaygıların yarattığı ve ardında doğan ihtiyaçlar pandemi süreciyle çok daha fazla karşımıza çıkmaya başladı diyebilirim.

Alerjen olmayan içerikler, doğallık, sürdürülebilirlik gibi konuları çok daha fazla konuşur olduk. Bununla beraber ayrımcılık, feminizm, akışkan cinsiyet gibi kavramların parfüm sektörüne ilham verdiğini söyleyebilirim. Uzun lafın kısası önceden kokusuyla fark yaratmayı başaran parfümler varken günümüzde konseptiyle göze çarpan ve bir fikri savunan parfümleri çok daha fazla görür olduk.

MG Gülçiçek Kitaplık

Markaların esans kullanımlarında nasıl değişiklikler yaptınız? Yeni talepler geldi mi?

Talepler artan ilgiyle orantılı olarak büyüyor. Parfümeriyi bir yatırım aracı olarak görenlerin sayısı da bir hayli fazla diyebilirim. Şu an pandemi sürecinde yeni taleplerden ziyade mevcut olanı korumaya yönelik bir çaba mevcut. Karşılaşacağımız yeni normale adapte olacak projeleri pandemiden sonra daha çok göreceğimizi düşünüyorum.

Geleceğin kokusu sizce nasıl olacak? Tüketim alışkanlıklarının değişimine göre fütürist bir bakış açısıyla sizce gelecek nasıl kokacak? Gençlerin beğenileri /alışkanlıkları nereye doğru gidiyor?

Kozmetikten modaya ve teknolojiye kadar trendleri gençlerin belirlediğini düşünüyorum ve artık gençlerin dikkat süreleri oldukça kısa. Ayrıca neredeyse hiçbiri imza parfüme inanmıyor. Hızlı tüketime olan eğilimin ve sosyal medyanın tüketim alışkanlıkları üzerindeki etkisi aşikar. Bu yüzden onları anlamak ve bir şekilde onların taleplerine karşılık vermek zorundayız. Tabii bu talebe hızlı cevap verme zorunluluğu tasarladığınız ürüne de yansıyor. Klasik olabilecek potansiyele sahip bir esans tasarlamak yerine anlık ihtiyacı giderecek geçici bir ürün tasarlamak durumunda kalıyorsunuz.

Geleceğin kokusunun bir rengi olsaydı gri ve yeşil tonları arasında bir yerde olurdu gibi geliyor bana. Pandeminin yarattığı endişe ve kasvetin gri tonları, umudun ve doğala dönüşün yeşil tonlarıyla bir uyum ve denge içinde. Biraz metalik ve dumanlı biraz da yeşil ve odunsu.