Cumartesi, Ekim 23, 2021

Robot Pazarının Yaklaşık Yüzde 40’ını Kolaboratif Robot Oluşturacak

Robot Pazarının Yaklaşık Yüzde 40’ını Kolaboratif Robot Oluşturacak

Uluslararası Robotik Federasyonu (IFR) tarafından yayınlanan 2020 Dünya Robotik Raporu, insanlarla iş birliği içerisinde yan yana çalışan kolaboratif robotların yani cobot’ların arttığını ortaya koyuyor.

robot

Rapora göre, 2025 yılına kadar toplam robot pazarının yüzde 40’ını kolaboratif robotlar oluşturacak.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Universal Robots Türkiye&MEA Ülke Müdürü Kandan Özgür Gök, “Bu hızlı büyüme performansının arkasında iş birlikçi robotların uygulama alanlarının genişlemesi ve cobot’ların işletmelere sağladığı avantajların her geçen gün daha fazla anlaşılması yer alıyor” dedi.

 

Geleneksel endüstriyel robotlar üretim süreçlerinde uzun yıllardır etkinliğini sürdürse de endüstri 4.0’ın hayatımıza girmesiyle birlikte, sektörlerin geçmiş yıllara nazaran daha esnek çözümlere ihtiyaç duyduğu görülüyor.

Konvansiyonel endüstriyel robotlar bu sebeple yerlerini daha küçülen robotlara bırakıyor. 2020 yılı Uluslararası Robotik Federasyonu (IFR) verilerine göre, kolobratif robotlar (cobot), 2015 yılında toplam robot pazarının yaklaşık 5 bin cobot ile yüzde 2’sini oluşturuyordu.

Bu rakam 2018’de yaklaşık 30 bin 700 cobot ile yüzde 4’e çıktı. 2018 ila 2022 tarihleri arasında yıllık büyümenin ortalama yüzde 70 olacağı tahmin ediliyor. 2025 yılına kadar cobot pazarının, toplam endüstriyel robot pazarının yaklaşık yüzde 40’ına ulaşması bekleniyor.

Cobot’lar güvenli olması, hızlı kurulumu ve uygun maliyeti ile geleneksel robotlardan ayrılıyor

Cobot pazarındaki hızlı büyüme hakkında açıklamalarda bulunan dünyanın 1 numaralı kolaboratif robot üreticisi Universal Robots’un Türkiye ve MEA Ülke Müdürü Kandan Özgür Gök, yüksek iş verimliliği ve kalite hassasiyetine sahip cobot’ların, esnek konumlandırma imkanı, çalışanlarla yan yana çalışabilen güvenli kullanımı, hızlı kurulumu, uygun maliyet avantajları sayesinde geleneksel robotlardan ayrıldığının altını çizdi.

Gök, “Geleneksel endüstriyel robotlara kıyasla daha kısa yatırım dönüşü sağlayan cobot’lar çok yönlülüğü ve esnekliği sebebiyle giderek daha çok tercih ediliyor. Örneğin, üretim sürecinde yeni bir ihtiyaç ortaya çıkarsa çok kolay bir programlama ile cobot başka bir görevi üstlenebiliyor.

Yani cobot teknolojisi sahip olduğu avantajlarla otomasyonun herkes için erişilebilir, ulaşılabilir olmasına imkan tanıyor. Esneklik, mobilite, kolay kullanım ve ihtiyaç halinde insanla beraber çalışabilmesi özellikleriyle cobot, günümüz üretiminin temel ihtiyaçlarını karşılıyor.” ifadelerini kullandı.

Cobot’lar hayatın önemli bir parçası haline gelecek

Gelecekte cobot’ların insanlara sağladığı faydaların, onu hayatın önemli bir parçası haline getireceğini de ifade eden Gök, “Endüstri 4.0’ın hayatımıza girmesiyle beraber yeni ve esnek üretim konseptlerine son derece kolay entegre olan cobot teknolojisi konvansiyonel robot teknolojisinin önünde yer alarak daha da hızlı bir şekilde gelişmeye devam edecek.

Bu anlamda cobot’lar pek çok mesleğin bir parçası haline gelerek, eğitimden hizmet sektörüne kadar onlarca farklı alanda insanlarla yan yana görev almaya başlayacak. Bu hayatın kaçınılmaz bir gerçeğine ve ihtiyacına dönüştü.” diyerek sözlerini noktaladı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR