Pazartesi, Ağustos 15, 2022

Sanayide Gelenekselden Dijitale Geçiş Süreci

Sanayide Gelenekselden Dijitale Geçiş Süreci

Teknoloji ile tanıştığımız ilk günden bugüne bakıldığında göze çarpan ilk şey büyük bir dönüşüm yaşanmış olmasıdır. En ilkelinden en karmaşık olanına kadar tüm faaliyetler teknolojinin biriktirerek ilerleme gücüne katkıda bulunmuş ve bugünleri hazırlamıştır. Bugün gelinen noktada teknolojinin sanayide işleri ne denli kolaylaştırdığı gözler önündedir.

Bilhassa yakın zamanda deneyimlediğimiz pandemi sürecinde teknolojinin bir
an için elimizden alındığını tahayyül ettiğimizde çalışma hayatının neredeyse durma noktasına geleceği çok da uzak bir ihtimal değildir. Bu noktada geleneksel yöntemlerle tutulmuş arşivin de elbette hatırı sayılır bir yeri vardır ancak dijitale aktarılan arşivin ulaşılabilirlik ve fayda yönünden katkısı da yadsınamazdır.

Dijital aygıtlar hayatımıza girdiği günden beri devamlı bir gelişim söz konusu olmuştur. Kol gücüne dayalı ve zorlayıcı birtakım çalışma alanlarının yerlerini o günden sonra yavaş yavaş makinalar doldurmuştur. Bu süreç bir anda olup biten bir süreç olmamakla beraber bilimin her geçen gün daha ileriye gitmesiyle de hız kazanmaktadır.

SANAYİ

Bu durum yalnızca kendi arasında iş bölümlerine gitmiş insanlık için değil dünyamız ve dünyayı paylaştığımız diğer canlılar için de önemlidir. Teknolojinin getirdiği kolaylık ve hız yadsınamaz ancak her şeyde olduğu gibi teknolojik gelişimlerin de verdiği sosyal ve ekolojik
zararlar olabilmektedir. Olası sosyal dezenformasyonların ve ekolojik hasarların önüne geçmek ve teknolojiyi yaşamda zararsız bir artı değer haline getirmek de yine biz insanların görevidir. Teknolojinin gelişimi; sağlık, mimari, giyim, ulaşım vs. gibi sayısız birçok alanda bizlere bir konfor alanı yaratmaktadır.

Bu noktada teknolojinin doğru kullanımı ve adil dağılımı gibi konular açığa çıkmakta ve bilim insanlarının, sanatçının, siyasetçinin gündeminde yer almaktadır. Tarih öncesi çağları araştıran bilim insanlarının teferruatlı araştırmalar sonucu ulaştıkları çıkarımlara göre aynı çağda bir toplum ileri bir tarihi dönemi yaşarken diğer toplum hala üç tarihi dönem geride bir seyir izlemiştir. Bu durumun coğrafik kültürel dini birçok sebebi olmuştur. Günümüzde teknolojinin kimi ülkelerde çok ileri seviyelerde olduğu kimi ülkelerde ise hala basit düzeyde seyrettiği gözlemlenince sebeplerine dair bilgiye de yine tarihin bize sunduğu imkanlar sayesinde ulaşabiliyoruz.

Tüm bu bilgilerin ışığında düşünürsek küreselleşen dünyanın dijitalleşmesi de kaçınılmaz ve beklenen bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Dijitalleşmeyi en basit tabirle bilginin kodlanarak sayısallaştırılması olarak tanımlayabiliriz. Toplanan veriler kullanılması istenilen alana göre belli bir sistematik içinde sayısallaştırılıyor ve gereken formatta artı değer oluşturması için kullanılmaya başlanıyor. Bu alanda yapılan çalışmalar teknolojinin
sunduğu imkanlarla beraber bir dönüşüm içine girerek farklı değerler üretmek adına yapılmaktadır.

Giderek gelişen teknoloji ve bu yönlü ihtiyaçlarının artması, dünyayı dijitalleşmeye mecbur bırakmıştır. Dijitalleşme, insanlığın birikimi karşısında tercih değil bir zorunluluk olarak kendini belli etmiştir. Kümülatif kaynakların tasnifi ve ayrıştırılmasının iş dünyasındaki karşılığı da çok büyüktür. Özellikle hizmet sektörü için dijital arşivleme ve tasnif hayati önem taşımaktadır.

FABRİKA

Büyük ya da küçük çaplı her hacimde şirketin; yeni iş modelleri geliştirmesi, yeni ürün ve hizmetleri yaratması ve işletmenin sahip olduğu tüm kaynaklarını etkin kullanılabilmesi sürecinde dijitalleşmenin sağlayacağı yol ve yöntemler olmazsa olmazdır.

Ekonomik ve yaşamsal faaliyetlerin her geçen gün artmasıyla ortaya çıkan dijital kaynaklardan ziyade bu platformların etkin biçimde kullanılmaları ve geliştirilmeleri
de dijitalleşmenin bir parçasıdır. Dijitalleşme yeni fikirler geliştirmeyi, daha geniş bir kitleye ulaşmayı, bilgiyi organize etmeyi sağlarken diğer yandan en önemlisi; kullanıcısını mutlu etmeyi ve yaşam kalitelerini yükseltecek hizmetler sunabilmeyi amaçlamaktadır.

Bu kapsamlı ve ortaklaşa çalışmanın bize kazandırdığı hız da azımsanmayacak niteliktedir. Örneğin; dijital banka hizmetleriyle bankaya gitmeden işlemlerimizi halledebiliyoruz. Sağlıklı yaşam için gerekli rutinlerimizi bizler için kayıt altına alan aplikasyonlar sayesinde daha rahat bir döngü içinde hareket edebiliyoruz. Bu örnekler günlük hayatta teknoloji ve dijitalleşmenin bize sağladığı en basit imkanlar. Basit gibi görünen ancak arkasında oldukça karmaşık bir işletim sistemi olan tüm bu kolaylıklar son kullanıcıya konfor alanı oluşturmak için çabalamaktadır.

Özetleyecek olursak; küreselleşen dünyada, her türlü ortamda meydana gelen hızlı değişikliklere yeni yollar arayan çalışmalar, bilişim teknolojilerini kullanarak değişen dünyaya uyum sağlayarak kendilerini farklılaştırmaktadır. Uyumlu dijitalleşme sektör içi rekabet gücünü artırmak veya rakiplerine göre rekabet avantajı sağlamak için bir araç olarak kullanılmaktadır. Tüm bu olup bitenden en çok yarar gören ise nihai tüketiciler olmaktadır.

Daha hızlı ve daha işe yarar sistemler geliştirmek ve geliştirilen sistemlerin tercih edilmesini sağlamak için birbirini yakından takip eden ülkeler de bu sürecin aktörlerindendir.
Bu çağda artık rekabet alanları da dönüşmüş vaziyettedir. Artık ülkeler yüzölçümleriyle ya da kalabalık nüfuslarıyla değil geliştirdikleri teknolojik ürünler ve atılımlarla
sahnede yerlerini almak arzusu içindeler. Çünkü artık sanal dünyada geliştirilen bir dijital ürünün meta karşılığı somut nesnelerden elde edilen meta karşılığından daha büyük ve karlı olduğu anlaşılmıştır.

Bu durum en özelden en genele daima böyledir. Geldiğimiz çağda teknoloji ile arasını iyi tutan bireylerin iş bulma imkanları teknolojiyle ilişkisi kopuk olan bireylerden daha fazladır.
Bu önermeden hareketle elbette ki çağa ayak uyduran teknolojik çalışmalara ve dijitalleşmeye önem veren toplumlar kazanmaya daha yakın olurlar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

11,034TakipçilerTakip Et
736TakipçilerTakip Et
1,500AboneAbone Ol