Salı, Ocak 18, 2022

Sözer Makina İdari İşler Direktörü Emrah Sözer ile Söyleşi

Sözer Makina İdari İşler Direktörü Sayın Emrah Sözer ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Emrah Bey, okurlarımızla Sözer Makina’nın faaliyetleri, Ar-Ge çalışmaları ve kalite politikası ile ilgili değerli bilgiler paylaştı.

Okurlarımıza kendinizden ve profesyonel öz geçmişinizden bahsedebilir misiniz? 

1984, İstanbul doğumluyum ama aslen Rizeliyim. Yedi yaşında bir kızım ve dört yaşında bir oğlum var. Şişli Terakki Lisesi ve ardından Kadir Has Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Üniversite yıllarında bağlı bulunduğumuz Makina Mühendisleri Odası kapsamında çeşitli mühendislik çalışmalarında bulundum, ayrıca Arçelik, SPK Boru, Şişecam gibi firmalarda da çeşitli proje çalışmalarında bulunarak üretim ve makina endüstrilerinde deneyimler edindim.

Sanayici bir ailenin mensubu olarak bizlerin, okul hayatımız boyunca fırsat oldukça firmada bulunarak çeşitli tecrübeler edinme fırsatlarımız olmuştu. Mezuniyet ve askerlik görevimin ardından da Sözer Makina‘daki resmi çalışma hayatıma üçüncü neslin bir üyesi olarak başladım. Yaklaşık 15 senelik Sözer Makina’daki iş yaşantım boyunca farklı departmanlarda görevler yürüttüm. Geçen bu süre zarfında, endüstri mühendisliği eğitimim sebebiyle hem üretim departmanlarında hem de idari departmanlarda çeşitli görevlerde firmaya hizmet vermeye çalıştım. 2020 senesinden bu yana da firmada İdari İşler Direktörü olarak çalışmalarımı sürdürmekteyim.

Sözer Makina’nın kuruluşundan bu yana gelişim sürecini anlatabilir misiniz? 

Sözer Makina, 1946 yılında İstanbul-Karaköy’de Ali Sözer tarafından kurulmuştur. Kendisi dönemin iyi okullarından olan Sultan Ahmet Sanat Okulu, Torna Tesviye Bölümü’nden mezun olmuştur. Düşünce yapısıyla kendisinden sonra gelecek nesillere örnek teşkil edecek miras niteliğinde nice nasihatler bırakmıştır. Türkiye’nin sanayisinin can damarı o yıllarda Perşembe Pazarı şeklinde adlandırılan Karaköy’de atmaktaydı. Ali Sözer, İstanbul’da hem sanat okuluna devam edip hem de iş öğrenme için Perşembe Pazar’ında çalıştıktan sonra
1946 senesinde 30-40 metrekarelik bir iş yerinde Sözer Makina’nın temellerini atmıştır. Devam eden süreçte çeşitli küçük iş yerlerinde faaliyetlerine devam Sözer Makina, 1967 yılında Eyüp’te bulunan 110 metrekarelik işyerine taşınmıştır.

Bu arada ailede ikinci nesilde artık yetişmeye başlamıştı. 1986 senesinde ilk makina ihracatı gerçekleştirildi. İşlerin hacminin de gitgide artmasıyla beraber 1993 yılında Dudullu, İmes Sanayi sitesindeki fabrikaya taşınıldı. Bu noktadan sonra Sözer Makina artık kimya sektörüne, özellikle de boya sektörüne yönelik makinaların yapımında artık rahatlıkla yurt dışındaki rakiplerle boy ölçüşür hale gelmişti. Yurt içinde ve yurt dışında münferit makina üretimlerinin yanı sıra anahtar teslimi, otomasyonlu ve yüksek üretim kapasiteli kimya tesisi projelerinin yapım işlerinin artmasından sonra artık İmes’teki farbikada dar gelmeye başlamıştı. Bu arada artık üçüncü nesilde yüksek okulları bitirip firmadaki aktif, profesyonel kariyerlerine başlamışlardı. Önce 2008 yılında, Tuzla’daki fabrikaya ardından da 2010 yılında da kurucu ortağı olduğu Dilovası’ndaki İmes OSB.’deki yerleşkesine taşınmıştır. Özet olarak Sözer Makina, Karaköy Perşembe Pazarı’nda küçük bir imalathanede başlayan serüvenine, gelişen ve büyüyen yapısıyla günümüzde Kocaeli Dilovası’ndaki İMES Organize Sanayi Bölgesi’nde 4.750 m2 toplam kapalı alana sahip modern fabrikasında çalışmalarına devam etmektedir.

Makina parkurumuzu günümüz üretim şartlarına ve makina üretim kalite standartlarına göre mümkün olduğunca yeni ve kapsamlı tutuyoruz. Makina üretimin %60’ını yurt dışına ihraç eden bir firma olarak standartlaşmaya ve kaliteli üretmeye her zaman önem vermeye çalışıyoruz. Bu bağlamda üniversal tezgahların ve cihazların yanı sıra son yıllarda yeni nesil cnc tezgahlarımız veya cihazlarımızla üretimlerimize devam etmekteyiz. Tezgahlarda işlenen büyük parçalarda dahi amacımız hızla standardizasyonun devamlılığını sağlamaktır.

İnsan ilişkilerinin yönetiminde iletişim çok önemli bir rol oynar. İletişim ağının iyi kurulmuş olması ve çalışanların organize bir şekilde hareket etmeleri, firma bazında başarıyı etkileyeceği gibi kurum imajı ile çalışanların verimliliğini de yükseltecektir. Personellerimize çeşitli şirket içi eğitimler verip, meslek okullarına göndererek alanlarında uzmanlaşmalarını sağlıyoruz. Kendi bünyemizde yapılan toplantılara dönem dönem çalışanlarımızı da dahil ederek işin mutfağında olan kişilerin fikirlerini alıyor, nihai kararlarımızı bu bilgiler doğrultusunda olgunlaştırıyoruz. Motivasyonu ve katma değeri etkileyen diğer bir etmen de maddi destektir. Çalışanlarımıza ihtiyaç duydukları anda uygun geri ödeme koşullarıyla bu desteği imkanlarımız dahilinde sağlıyoruz. Sosyal anlamda da gelişim ve iletişimlerini pekiştirmek için çeşitli organizasyonlar düzenlemeye çalışıyoruz.

Sözer Makina, mevcut yapısı ve tecrübesiyle büyük-küçük firma ayırt etmeksizin tüm müşterilerine eşit düzeyde hizmet vermeye çalışmaktadır. Firmamızdan 10 lt. kapasiteli bir laboratuvar cihazı talep edene de günlük 60 ton kapasiteli tam otomatik PLC sistemli anahtar teslim proje isteyene de elimizden gelen yakınlığı ve çözümleri sunmaya özen gösteriyoruz. Çünkü şu değerleri aklımızdan hiç çıkarmıyoruz; müşterilerimiz velinimetimizdir, daima daha iyi olanı aramak, daha kalitelisini yapmak, şartlar ne olursa olsun iş ahlakı ve dürüstlüğü hiçbir zaman unutmamak, yaşlanmadan “yaş almak”, güçlenerek Türk ekonomisine güç katmak.

Gerek yönetim kadrosu gerekse de deneyimli personelimiz, Sözer kalite anlayışı ile bayrağı daha ileri nesillere taşıyabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Sahip olduğumuz değerin bilincinde olarak her zaman katma değer oluşturma çabasıyla çalışmalarımıza heyecanla devam ediyoruz.

Sözer Makina olarak hizmet verdiğiniz başlıca sektörler ve ürün grupları nelerdir? 

Günümüzde Sözer Makina olarak bizler başta boya olmak üzere kimya, inşaat, kozmetik, ziraat, ilaç, gibi sektörlerde hizmet vermekteyiz. Başlıca uzmanlık alanımız, farklı yoğunluklara hizmet verebilen karıştırıcılar oluşturmaktadır. Ürün gamımız içinde; karıştırıcılar, vakumlu ve sıyırıcılı hızlı devirli mikserler, ıslak öğütme ve ezme makineleri, yüksek kapasiteli platform mikserleri, orta viskozitedeki ürünler için planet malaksör makineleri, kombine-çok milli vakumlu, sıyırıcılı mikserler, yüksek viskozitedeki ürünler için zet-mikser makineleri, putty mikserleri, sıvı doldurma ve tartma makineleri, kazan boşaltma presleri, karıştırma pervaneleri ve çeşitli pompalar gibi bir çok makine yer alıyor. Tüm ürünlerimizin yüksek kapasiteli tiplerinin yanında, küçük ölçekli üretimler için ayrıca laboratuvar tiplerinin de üretimini gerçekleştiriyoruz. Türkiye’mizin büyümesiyle beraber Sözer markasının bilinirliği yurt dışında da artmaya başlamıştır. 1986 senesinde ilk ihracatını yapan firmamız bugün 75 seneyi aşkın bilgi birikimi ve tecrübesiyle yıllık üretiminin %65’ini 52 farklı ülkeye ihraç etmektedir.

Makinalarımızı imal ederken dünyadaki makina teknolojisini ve özellikle de Avrupa’da bulunan rakiplerimizin ürünlerini dikkatle incelemekteyiz. Bu noktada şunu da belirtmek istiyoruz özellikle son yıllarda Avrupa’da katıldığımız ve makinalarımızı sergilediğimiz fuarlarda ürünlerimizin tasarım ve teknolojik açıdan onlarla rahat bir şekilde rekabet edebilecek düzeyde olduğunu, avantajlı fiyatlarımızla da birçok firmanın önünde yer aldığımızın geri dönüşlerini almaktayız. Ayrıca dünyanın neresi olursa olsun satış sonrası kurulum, teknik servis hizmeti ve her daim yedek parça temini noktasında çözümler sunabiliyoruz. Bugün Türkiye’de veya gönderim yaptığımız hiçbir ülkede çalışmayan bir makinamızın dahi olmaması bizim gurur kaynağımızdır.

Sözer Makina, özellikle son 40 yılını kimya sanayisinde kullanılmakta olan makinaların imalatında geçirmiş bir firmadır. En önemli ve firmamızı farklı kılan özelliğimiz müşteri odaklı imalat yapıyor olmamızdır. Ürünlerimizde standardı oluştururken kullanıcı yorumları yıllar içerisinde değerlendirilmiş olup makinalarımız şekillenmiştir ve sürekli Ar-Ge çalışmaları yapılarak yeni tip makinalar üretilmeye çalışılmıştır. Örneğin bir kullanıcı olarak, makinamızda şöyle bir özellik olursa üretim süreçlerini aşağıya çekip ürün kalitesini şöyle arttırabilirsiniz önerisini müşterimize sunduğumuzda bu kullanıcının da hoşuna gitmektedir. Her zaman amacımız katma değeri yüksek makinalar üreterek farklılık yaratıp kullanıcıların imal ettikleri ürünlerin imal ediliş süreçlerini aşağıya çekerken, kalitelerini de bir o kadar yukarı ötelemektir. Ayrıca kazan-kazan prensipleri doğrultusunda iş ortaklarımızla içinde bulunduğumuz ticari ilişkiyi daha üst seviyelere çekmek süreklilik arz eden hedeflerimizdendir.

Makina ve üretim sistemlerinizi geliştirmek için yaptığınız Ar-Ge çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Teknolojideki son gelişmelere uyum sağlamak için nasıl çalışmalar yapıyorsunuz?

Sözer Makina olarak KOSGEB ve TÜBİTAK projelerine önem veriyoruz. Çeşitli dönemlerde hazırladığımız projelerle desteklerden faydalanıyoruz. KOSGEB genel destek projeleri adı altında sunduğu nitelikli eleman, yurt dışı fuar katılım, yazılım, katalog ve reklam desteği gibi birçok başlığı kapsayan desteklerden uzun yıllardır zaten faydalanıyoruz. TÜBİTAK projeleri kapsamında da çeşitli projeler gerçekleştirdik ve bu doğrultuda halen devam eden çalışmalarımız mevcuttur. Sanayiüniversite iş birliği çalışmaları yapmaya çalışıyoruz bu bağlamda bazı üniversitlerin Ar-Ge merkezlerinden faydalanmaya çalışıyoruz. Örneğin, yakın bir geçmişte Türkiye’de bu özelliklerde ve çeşitlerde hiç üretilmemiş bir makinenin projesini hayata geçirmiştik. Normalde hedef müşteri kitlesi 1500-3.000.000 centipoise arası yoğunlukta ürünlerin imalatını yapan firmalar işlemlerini sonuçlandırabilmek için 2 farklı makinaya ihtiyaçları oluyordu.

Geliştirdiğimiz yeni dizayn makina ile yıllardır zaten üretilen hızlı devirli mikser teknolojisi ile yine yıllardır üretimini yaptığımız planet malaksör sistemini tek bir makina da toplayarak “Kombine Planet Mikser Makinası” projesini hayata geçirmiştik. O dönemde gerek yurt içi gerekse yurt dışında bulunan müşterilerimizin bu makinayla ilgili ciddi talepleri vardı. Tasarımları ve prototip üretimlerinin tamamlanmasına müteakip nihai üretimine başlandı ve oldukça yüksek adette satışı gerçekleşti. Bu makinanın, değişik kapasitelerde ve tiplerde olan modelleri de geçen bu çok kısa zaman içerisinde üretildi ve yine yüksek adette gerek dış gerekse de iç piyasada satışları gerçekleştirildi. Hayata geçirilen bu Ar-Ge projesi sayesinde kullanıcı maliyeti yaklaşık yüzde 70, nihai üretim süresi de yüzde 40 oranında azalmış oldu.

Bunların haricinde makinalarımız ve kurduğumuz sistemler kapsamında daha birçok geliştirme çalışmaları fabrikamızın Ar-Ge departmanında yürütülmektedir. Dünyada ve ülkemizde, konumuzla ilgili olan teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Fabrikamızda özellikle üretim departmanlarında Endüstri 4.0 çalışmalarını titizlikle yürüyoruz. Yeni dünya düzeninde birçok cihaz ve sistem artık insan kontrolünden çıkmaya başlamaktadır. Bizde, gerek kendi makinalarımızda gerekse de üretim hattında kullandığımız tüm ekipmanlarda dijital yazılımlara sahip cihazlar kullanmaya gayret gösteriyoruz. Çünkü bir sistemde yazılıma bağlı çalışma ne kadar çok olursa istenilen sonuca oluşma süresi de o kadar hızlı ve sorunsuz olmaktadır. Bu bağlamda da sürekli teknolojiyi yakından takip etmeye özen gösteriyoruz. Sahip olduğumuz kalite belgelerimiz doğrultusunda bir yandan kendi firma iç denetimlerimizi kalite birimimiz ile sürdürürken bir yandan da dönem dönem bağımsız denetim firmalarına bu işlemleri yaptırıyoruz.

Firma bünyemizde bulunan mühendis, tekniker ve tüm nitelikli personellerimizi, dönem dönem konularıyla ilgili eğitimlere gönderiyoruz. Her birim ile yıl sonlarında değerlendirme toplantıları yapıyoruz. Bu toplantılarda hedeflerimizi, yaptıklarımızı ve yapamadıklarımızı sorguluyoruz. Yapamadıklarımız noktasında, başarısızlığın sebebini sorguluyor ve yaşadıklarımızdan sonuçlar çıkartarak bunu bir tecrübeye dönüştürmeye çalışıyoruz. Bu tecrübelerin ışığında başarıya ulaşan yeni yolda hedeflerimizi sağlam temeller üzerine oturtmuş oluyoruz.

İhracat faaliyetlerinizi anlatabilir misiniz? Yurt dışında ağırlıklı olarak hangi ülkelere ne tür ürün satışları gerçekleştiriyorsunuz?

1986 senesinde ilk ihracatımızı gerçekleştirdiğimiz günden bu yana gerek Türkiye’de gerekse dünyada her şey çok değişmiştir. Bu değişim aslında hiç bitmeyecek bir yolculuktur. Satış yapma tekniklerinden tutun da satış sonrası, hatta satış süreci sonrasında biten garanti süreci sonrası anlayış bile değişmiştir. Yani değişmeyen tek şey değişim kelimesidir. Sözer Makina, 76 yıl önce kurulduğunda gerek milli değerleri gerekse de Ali Sözer’in vizyonu doğrultusunda aslında hep daima büyümeyi, büyürken de gelişmeyi hedeflemiştir. 2021 sene sonu itibariyle 52 farklı ülkede çalışan makinalarımızın olması en büyük gurur taşlarımızdan biridir. Bu noktaya gelmek, inanın hiç kolay olmadı, dış piyasalarda bir yandan Türk olmanın verdiği gururu yaşarken bir yandan da o birçok ön yargıyı kırmak için ciddi mücadeleler verdik. Neticede makinalar ve sistemler kuruyoruz, ciddi mühendislik ve teknik bilgi donanımı gerektiren işler yapıyoruz. Ayrıca yapılan, tesis veya makina kurulumu ile sonlanmamaktadır. Özellikle yaşayan fabrikalarda satış sonrası sahada veya uzaktan verdiğimiz teknik hizmet çok ciddi önem arz eden bir durum haline gelmiştir. Bunları da doğru ve efektif bir şekilde müşterilerimize sağlamaktayız.

Sözer Makina, dış ticaret birimi; yönetim kararıyla sene başlarında kendilerine hedef ülkeler seçerler. Bu seçimi yaparken o günün şartları, Türkiye’nin o ülkedeki tercih edilebilme durumu gibi birçok kriterde göz önüne alınır. Daha sonra o ülke veya bölgede konumuzla ile ilgili fuar, seminer, kongre olup olmadığına bakılır. Varsa katılım talebi oluşturulur. Bunların haricinde kurumların bağlı bulundukları birlikler, organizasyonlar ile iletişime geçilir ve ilgili firmalardan randevular alınarak öncelikle online sunumlar yapılır ve mutlaka en az 3
firmaya fiziki ziyaret gerçekleştirilir.

Dünya genelinde hitap ettiğimiz sektörler kapsamında düzenli olarak düzenlenen tüm fuarların neredeyse hemen hepsinde yerimizi almaktayız. Bizlerle daha önce hiç çalışmamış bir firma yetkilisine basit bir kartvizit verdiğimizde, Sözer Makina ismini duyan veya logomuzu gören hemen herkes firmamızı bildiğini söylemektedir. Bu sonucu bizim son 20-25 yılda dış piyasada katıldığımız fuar, sergi, kongre veya müşteri ziyaretleri ile elde ettiğimizi net olarak söyleyebiliriz. İhracat faaliyeti kapsamında yaptığınız bir ziyaret o gün için siparişe dönüşmeyebilir ancak bıraktığınız kaliteli izlenim, teknik sunum ve özellikle dış piyasada ki rekabetçi fiyat anlayışınız varsa orta veya uzun vadede mutlaka geri dönüş alabilmektesiniz. Bizler bu manada ihracat anlayışımızı devamlı sürdürmekteyiz.

Ayrıca bir diğer ihracat faaliyetlerimiz kapsamında hali hazırda firmamıza bağlı olarak çalışan, ilgili ülkelerde ticari faaliyetlerini sürdüren distribütörlerimiz bulunmaktadır. Bu firmaların sayısı henüz istediğimiz miktarda değildir ancak ilgili ülkelerde çeşitli firmalar ile temaslarımız devam etmektedir. Kazan-kazan presibi ile yola çıkılan distribütör çalışma anlayışı oldukça güzel sonuçlar elde etmemize vesile olmaktadır. Bazı ülkelerde insanlar, kendi milletinden kişilerle temas kurmayı daha çok sevmektedirler, kendilerini daha güvende hissetmektedirler. Biz de bu güveni verebilecek ve daha önemlisi sürdürebilecek firmalarla ve kişilerle anlaşmalar yapıyoruz. Bu sayede o ülkedeki etkinliğimizi daha kuvvetli noktalara ulaştırabiliyoruz.

Üretimini yaptığımız tüm makinaların ve sistemlerin ihracatını yapabiliyoruz. Bugün Avrupa kıtasındaki birçok ülke olmak üzere; Afrika, Asya ve Amerika kıtalarında makine ve sistemlerimiz çalışmaktadır. Yerinde kurulum ve satış sonrası destekler verebiliyoruz. Deneyimli ve geniş teknik kadromuz sayesinde Amerika kıtasında El Salvador’da bulunan bir müşterimize dahi 48 saat içerisinde gerektiğinde yerinde müdahale yapabilmekteyiz. Bu kadar geniş bir ağ içerisinde çalıştığımız için makinalarımızda dijitalleşmeye de çok önem veriyoruz. Çünkü bazen uzaktan müdahale ile çözüm yapmak çok daha efektif olabilmektedir.

Sözer Makina’nın kalite politikasından bahsedebilir misiniz? Müşterilerinize daha iyi hizmet vermek için dikkat ettiğiniz başlıca noktalar nelerdir?

Bizler kalite konusunda aslında en basit tabirler global düşünüp lokal kararlar vermekteyiz. Toplam kalite yönetimini, firmamızın içinde bulunduğu “çalışanlarımız”, “ortaklarımız”, “müşterilerimiz”, “tedarikçilerimiz”, “çevre”, “içinde yaşadığımız toplum”, “teknoloji” ortamında başarılı olmak için, bitmek bilmeyen bir yaşam tarzı ve yolculuk olarak kabul etmekteyiz.

Firmamızda uygulanmakta olan tüm süreçlerin, uluslararası kalite düzeyinde gerçekleştirilmesi ve çalışanların katılımı ile sürekli iyileştirilmesi, faaliyetlerimiz sırasında çevrenin korunması, üretmiş olduğumuz ürünlerin, müşterilerimizin ekonomik ve teknik gereksinimlerine en uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi, vazgeçilmez prensiplerimiz arasındadır. İşletme sürecini her aşamasını bütünüyle kontrolünü amaçlayan ISO 9001:2008, 14001;2004, 18001:2007 kalite yönetim sistemlerinin gereği olarak, yüksek kalite ve verimlilik, düşük maliyet ve zamanında termin hedeflenmektedir.

Dünyaca kabul edilen çalışma standartları vardır. Bu çerçevede hep kaliteli kalabilmek için çok çalışmanız, iyi araştırmanız gerekir. Çok sevdiğim bir laf vardır; “Kalite kontrol edilmez, üretilir”. Bizler hep bu mantık çerçevesinde çalışmalarımızı yapmaya özen gösteren bir firmayız. Verimliliği arttırmak için takım liderlerimiz ve koordinatörlerimiz ile düzenli toplantılar yapıyoruz. 3. nesil olarak gelen Sözer Yönetiminin tamamının mühendis olması aynı dili konuşan ve üretime sevdalı profesyonel çalışanlarımız ile iyi harmanlanmaktadır. Sözer Makine’de görev yapan herkes en alt kademeden genel direktörümüze kadar ekip çalışmasına özen gösteren bir yapıdadır. Bizim şöyle bir sloganımız vardır, “Sözer Makina’da çalışan herkes bir yıldızdır…”. İnsanları kontrol etmektense süreçlerin kontrol edilmesi gerektiğine inanıyorum bu sayede verimlilik sisteme yansımaktadır, haliyle bu durum kişilere de yansımaktadır. Kaliteli üretirseniz, metotlarınız günümüz şartlarına uygun olursa yani güncel kalabilirseniz, teknolojiyi yakın takip edip üretiminize uygulayabilirseniz verimliliğinizi arttırmış olursunuz.

Kalite politika başlıklarımız genel hatlarıyla; müşteri ihtiyaç ve beklentilerini belirlemek, müşteri memnuniyetini sağlamak, yapılan işleri ilk defasında ve doğru olarak yapmak, çalışanlarımızın memnuniyeti ve gelişimi, tedarikçi ve müşterilerimizle kazan-kazan ilişkisi, sürekli iyileştirme ve gelişim, çevreye saygı şeklindedir.

Uzun bir pandemi dönemi atlattık, 2022 yılı için öngörüleriniz nelerdir? Gelecek projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Pandemi aslında henüz atlatılmadı ancak dünyada ve ülkemizde insanlar pandemi ile beraber yaşamayı öğrendi demek daha doğru olacaktır. Tabi bu süreç içerisinde çok can kaybı veya çok kalıcı rahatsızlık bırakan durumları yaşadık, yaşıyoruz. Bu hayatta her şey insanlar için anlayışın ne kadar doğru olduğunun farkındalığını yaşadığımız bir süreç geçiyoruz. Her an her şey olabilir ve dolayısıyla gerçeklere hazır olarak insanlar ve tüzel kurumlar faaliyetlerini ve yaşamlarını sürdürmeleri gerektiğini düşünüyorum. Pandemi ile beraber alışkanlıklarımız değişti. Online kelimesi bu süreçte hayatımıza bir çok noktada sirayet etti. Hemen herkes bu yeni normale alıştı veya alışmaya devam ediyor. İş hayatlarımızda bu bağlamda şekillendi.

Türk makina sektörü, sanayisi ve bağlı bulunduğu endüstriler son yıllarda dünya genelinde ciddi bir atılım yaptı ve bu durumun neticesinde farklı sektörlerdeki ihracatımız ülke genelinde artış kaydetti. Söz konusu atılımın devam edebilmesi için bu noktada en önemli beklentimiz özellikle ihracat desteklerinin veya kredilerin artırılmasıdır. Türk sanayisinin kalkınması, şirketlerin kendilerini geliştirmesi ile beraber devletin sanayiye bakışı ile mümkün olabilen bir unsurdur. Büyük ölçekli veya KOBİ statüsündeki firmalara sunulan teşvik, hibe ve destekler ayrım gözetmeksizin artırılmalıdır. Yapılan her iyileştirme ihracata olan ilgiyle beraber ülkemizin yurt dışındaki bilinirliğini de artıracaktır. Uzun vadede
yabancı yatırımcıların ülkemizi daha çok tercih edeceğini ve diğer sektörlerin de bundan olumlu yönde etkilenebileceğini düşünüyorum. Yarı mamul ve hammadde tedariği hususunda ithalatta tabi bu konuda ciddi önem arz eden bir noktada durmaktadır. İhracatın, ithalatı karşılama oranları önemlidir. Ülkemizde yeni fabrikalar, OSB’ler açılmalıdır, bunlar için gerek iç gerekse yabancı yatırımcılara imkanlar sunulmalıdır. Ülkemizde aslında işlenebilir veya doğal olarak nice madenler, yer altı kaynakları bulunmaktadır. Bunlarla ilgili zaman içerisinde hammadde ve yarı mamul tedariği anlamında yeni fabrikaların kurulacağını ve bu bağlamda da devam eden süreçte ithalatın azalacağını düşünüyorum. Önemli olan üretim ve ihracat odaklı anlayışın devam etmesidir.

Ülkemizde kendi çalıştığımız sektörler birçok yerde olduğu gibi çok iniş-çıkışlı bir grafik sergilemektedir. Dolayısıyla biz de bu dengelerden etkilenmekte, yatırımlarımızı da o yönde belirlemekteyiz. Ekonomik dengeler zincirleme bir etkiyle müşteri, satıcı, üretici ve tedarikçiyi de etkilemektedir. Genel Direktörümüz Ahmet Bey’in önderliğinde belirlediğimiz hedeflerimiz arasında en önemlisi üretim kapasitemizi her geçen sene artırmaktır. Endüstri 4.0 ve kalite politika anlayışlarımız gereği her departmanımızda katma değer oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Yeni pazarlarda yer almak, bulunduğumuz pazarlarda hacmimizi arttırmak, katıldığımız tüm fuarların, seminerlerin devamlılığını sağlamak genel hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Bu noktada süreklilik arz edecek şekilde dünyanın her yerinde konumuzla ilgili ziyaretler yaparak gerek firmamızın gerekse Türk mühendisliği ve
Türk makinacılığının bilinirliğini artırmak yine genel hedeflerimiz arasında yer almaktadır.