Pazartesi, Temmuz 22, 2024

Yetenek açığının yeni alternatifi: “Robotlar”

Röportaj : Bikem Ögünç

Robot istihdamı, istihdamda yeni bir boyut ve yeni bir işgücü modeli! Endüstriyel dönüşüm ve teknolojinin ilerlemesiyle yaşanan bu değişimlere uyum sağlamak, yetenek açığına alternatif çözüm olmak ve potansiyel risklerin azaltılmasına yardımcı olan, bir teknolojik işgücü. Robot İstihdam Ajansı Kurucusu Canan Alkın, her beş şirketten dördünde yetenek açığı bulunduğuna dikkat çekiyor.

Robot İstihdam Ajansı, Türkiye’nin ilk robot istihdam ajansı ve dünyadaki ilk iş modeli. Ajansın amacı, dijital dönüşümü hızlandırmak ve iş dünyasında robot teknolojilerinin kullanılmasını artırmak ve entegrasyonunu sağlamak. Bu dönüşüm, işletmelerin maliyetlerini düşürmelerine, verimliliklerini artırmalarına ve rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı olmayı hedefliyor. İşletmelere doğru robot teknolojilerini belirleyerek, yatırımın geri dönüş hızını artırmayı amaçladıklarını söyleyen Robot İstihdam Ajansı Kurucusu Canan Alkın ile sanayideki robotları konuştuk.

İlk olarak şunun cevabını vererek başlayalım: Robot İstihdam Ajansı neler yapıyor?

Robotik süreç otomasyonu (RPA) ve yapay zeka (AI) çözümleri sunarak işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini destekliyor ve 48 saat içinde insan çalışan iş rollerine robotları kurguluyoruz. Bu noktada istihdamda yetenek açığının yeni alternatifi “robotlar” olacak. Dijital çalışanlar, işletmelerin tekrarlayan ve sıkıcı işlerini otomatikleştirerek verimliliği artırıyor.

Bu dijital çalışanlar finans, insan kaynakları, tedarik zinciri gibi birçok alanda kullanılabiliyor ve 7/24 çalışabiliyorlar. Kullandıkça öde modeliyle sunulan bu hizmet, işletmelere maliyet avantajı sağlıyor. Kolaboratif robotlar, insanlarla ve diğer makinelerle iş birliği yaparak üretim süreçlerini daha verimli hale getiriyor. Otonom-mobil robotlar ise sesli etkileşim,
haritalama ve güvenlik gibi özellikleri sayesinde otel, alışveriş merkezi, restoran ve hastane gibi mekanlarda hizmet verebiliyor. Araştırmalar robot teknolojilerinin gelecekte daha da yaygınlaşacağını, her 10 çalışandan ikisinin dijital çalışan olacağını öngörüyor.

Yetenek açığının yeni alternatifi: “Robotlar”
Canan Alkın
Dijitalizasyonda, robotları nereye konumlandırmalıyız?

Dijitalizasyonda robotları konumlandırmak, işletmenin ihtiyaçlarına ve süreçlerine bağlı. İşletmeler robotları verimliliklerini artırmak, maliyetleri azaltmak veya tehlikeli görevleri insan güvenliğini sağlayarak gerçekleştirmek için kullanabilirler. Üretim hattı üzerinde, üretim süreçlerinin belirli aşamalarında robotları entegre etmek, üretkenliği artırabilir ve hata olasılığını azaltabilir.

Depolama ve lojistik işlemlerinde robotlar, malzeme taşıma, sıralama, paketleme ve depolama gibi görevleri yerine getirebilir. Bu, depo verimliliğini artırabilir ve siparişleri daha hızlı bir şekilde işleme koyabilir. Hastanelerde, bakım merkezlerinde ve yaşlı bakım tesislerinde hasta bakımı ve tedavi süreçlerinde kullanılabilir. Perakende sektöründe, otomatik kasalar ve akıllı depolama sistemleri gibi robotlar, müşteri hizmetlerini artırabilir ve satın alma sürecini iyileştirebilir.

Ofis ortamları ve yönetim süreçlerinde tekrarlayan görevleri otomatikleştirebilirler. Tarım
sektöründe robotlar, otomatik hasat, bitki bakımı ve zirai ilaçlama gibi görevleri yerine getirebilir. Aynı şekilde, tarım dışı alanlarda, temizlik, güvenlik ve bakım gibi işlerde kullanılabilirler.

Sanayide robotlardan ne ölçüde, nasıl faydalanılır?

Geçtiğimiz günlerde bir konferansa konuşmacı olarak davet edildim ve sunum hazırlığım sırasında Türkiye iş kazası istatistiklerini inceledim. 2023 yılında 1932 işçi, 2022 yılında 1843 işçi hayatını kaybetmiş. Robotlar her şeyden önce iş kazalarını önleyebilir ve çalışanların güvenliğini sağlayabilir. Biz bardağın ne yazık ki hep boş tarafına odaklanıyoruz.
Tehlikeli veya zorlu çalışma koşullarında, robotlar insan işçilerin yerine geçebilir ve riskli görevleri üstlenebilirler.

Bir fabrika işçisi günde ortalama 10.000 adım atıyor bir de yükü olduğunu düşününce; bir yerden bir yere malzeme/ürün taşıma, ağırlık kaldırma gibi fonksiyonları robotlar üstlenebilirler. Salt ölümlü kazalar değil, bu tür işleri insanların yapması da ciddi sağlık problemlerine yol açıyor. Skolyoz omurga ve bel ağrıları gibi…

Endüstriyel robotlar, üretim hattında tekrarlanabilir görevleri hızlı ve kesin bir şekilde gerçekleştirebilirler. Bu, üretim verimliliğini artırarak işletmenin üretim kapasitesini ve çıktısını yükseltebilir. Robotlar, insan işgücüne kıyasla uzun süre boyunca düşük bir maliyetle çalışabilirler.

Ayrıca, robotlar hata oranlarını azaltabilir ve malzeme atıklarını minimize ederek üretim maliyetlerini düşürebilirler, ürün kalitesinin artmasına yardımcı olurlar. Robotlar, parçaları hassas bir şekilde monte edebilir, kaynak işlemlerini düzgün bir şekilde gerçekleştirilebilir ve kalite kontrol süreçlerine katkıda bulunabilirler. Akıllı robotlar, sensörler aracılığıyla
çevrelerindeki verileri toplayabilir ve bu verileri analiz edebilirler. Bu, işletmelerin üretim süreçlerini optimize etmelerine ve verimliliklerini artırmalarına yardımcı olabilir.

Yetenek açığının yeni alternatifi: “Robotlar”

Robot istihdamını anlatır mısınız?

Robot istihdamı, istihdamda yeni bir boyut ve yeni bir işgücü modeli! Endüstriyel dönüşüm ve teknolojinin ilerlemesiyle yaşanan bu değişimlere uyum sağlamak, yetenek açığına alternatif çözüm olmak ve potansiyel risklerin azaltılmasına yardımcı olan, bir teknolojik işgücüdür. Her beş şirketten dördünde yetenek açığı bulunuyor, Amerika’da vasıflı kişiler
depolarda çalışmak istemiyorlar.

Bu nedenle son dönemlerde insansı robotlarda ciddi bir gelişme ve atak yaşanıyor. Robot istihdamı, “İnsanları çıkaralım, yerine robotları alalım” demek değil. Bu yaklaşım, “insanların yeteneklerinden ve robotların otomasyon avantajlarından en iyi şekilde faydalanmayı amaçlamak” demek. İnsanları robotlarla desteklemenin bir yolu, insanların robotlarla çalışma becerilerini geliştirmektir.

Bu, çalışanlara robotlarla etkileşimde bulunmayı, onları programlamayı ve bakımını yapmayı öğretmek anlamına geliyor. Bu şekilde, iş gücü robot teknolojisine daha iyi adapte olabilir ve iş süreçlerini optimize etmeye yardımcı olabilir. Robotlar hızları nedeniyle insan çalışanlara zaman kazandırır; en büyük şikayetimiz de zamansızlık ve her yere yetişememek değil mi zaten? İşte harcayacağımız süreyi sevdiklerimize ayırmak daha
güzel olmaz mı?

Son dönemde çalışanların temel kaygılarından biri robotların işleri elimizden alacağı… Böyle bir şey mūmkün mü? Diyelim ki bu gerçek oldu bu değişim/dönüşüm nasıl yönetilmeli?

Çalışanların endişeleri doğal bir reaksiyon elbette ancak bu teknolojilerin işgücü piyasasını etkileyeceği de aşikar… Belki bir çoğumuz sadece mavi yaka iş rollerini etkileyeceğini düşünüyor ancak durum öyle değil; her geçen gün beyaz yaka iş rollerinde görev yapan robotlarımızın sayısı artıyor. Muhasebeden finansa, insan kaynaklarından, lojistiğe ve raporlara kadar robotlar her alanda çalışıyorlar. Ancak ne olursa olsun, robotların işleri tamamen insanların elinden alacağı bir senaryo çok mümkün değil veya imkansız. Elbette belirli iş rollerinde robotların kullanımıyla birlikte işlerin dönüşeceği ve bazı işlerin değişebileceği de bir gerçek.

Çalışanlara bu teknolojilerin doğru anlatıldığını düşünmüyorum, doğru anlatılması halinde iş yükünü paylaşan, mobbing yapmayan, hatasız çalışan, kendisine yardım eden bir robot takım arkadaşına kim “hayır” diyebilir ki? Türkiye’deki istihdamın yer değiştirebilmesi için önce bu teknolojilerin yaygınlaşması gerekiyor ve buna endişe etmek için maalesef çok erken.

Türkiye’de halen robot kullanım sayısı diğer ülkelere bakıldığında çok çok az, bel kemiğimizi oluşturan KOBİ’lerimize bu teknolojileri anlatarak bir an önce dünyayla rekabet edebilir bir hale getirmeliyiz yoksa makas çok açılacak.

Dünya genelinde mevcut teknolojiler, işlerin %50’sinin otomasyonla yapılmasına olanak sağlayacak nitelikte. Türkiye’de mevcut teknolojilerle her 10 meslekten altısı yüzde 30 oranında otomatize edilebilir durumda. Oturup endişe etmek yerine ne üretebileceğimize, yeni dünya ve iş düzeninin bir parçası olabilmek için yeni fikirler üretmeye, düşünmeye ve harekete ihtiyacımız var.

Robotlarla bir arada çalışmak ve yaşamaya dair tavsiyeleriniz neler?

Robotlarla bir arada çalışmak ve yaşamak, iş dünyasında ve günlük hayatta giderek daha yaygın hale gelecek. Bu durumdan kaçamayız! Bu nedenle, bir an önce robotlarla etkileşimde bulunma ve onlarla birlikte çalışma becerilerini geliştirmek, geleceğin iş dünyasında rekabet avantajı sağlamaya odaklanmalıyız.

İnsanlar ve robotlar arasında uyumlu bir çalışma ortamı oluşturmak için birbirini desteklemek ve iletişimde kalmak önemlidir. Robotlarla birlikte çalışmak sürekli öğrenmeye ve gelişime açık olmak, iş birliğini ve verimliliği artırabilir. En nihayetinde robotun nereye kadar görev alacağı tamamen organizasyonun kararına bağlıdır.

Nvidia CEO’sunun son açıklaması şöyle; robotları kullanıp karını artıran ve insan işe almayan hiçbir şirket görmedim. Karlılık yapan her şirket kaçınılmaz istihdam sağlayacaktır. Bu iş rolü finans uzmanı yerine dijital fabrika sorumlusu olabilir, hepsi bu. Robotların yetenekleriyle insanın yeteneklerini birleştiren şirketler katlanarak büyüyecek ve bu oyunda
kalacaklar. Bu yeni bir çağ ve bu iş birliğinin adı, insan + makine iş birliği. Robotlarla takım arkadaşı olmak zorundayız, istesek de istemesek de! Bu insanın robotla bir yarışı değil, robotların robotlarla bir yarışıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Öne çıkan haberler