Perşembe, Nisan 25, 2024

Bahar Aylarında Saman Nezlesine Dikkat Edin

Alerjik rinit yani saman nezlesi iş ve sosyal yaşamda kısıtlamalara neden olduğu için özellikle bahar aylarında havadaki polen miktarının artmasıyla birçok kişi için problem oluyor.

Vücutta kaşıntı, kızarıklık, burunda şeffaf renkli akıntı ve şişme, sık sık arka arkaya hapşırma ve gözlerde kaşıntı gibi şikayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Prof. Dr. Mustafa Cem Özbek, alerjik rinit ve tedavisi ile ilgili bilgi verdi.

Alerji; vücut bağışıklık sisteminin aslında zararlı olmayan bitki poleni, ev tozu akarı veya hayvan tüylerinin zararlı gibi algılanarak vücudun bunlara karşı bir bakıma gereksiz yere antikor üretmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Böylelikle polen veya diğer alerjenler vücut bağışıklık sisteminin hafızasında zararlı olarak kaydedilmektedir.

Antikor, bağışıklık sisteminde bir kere üretildikten sonra, vücudun aynı alerjen madde ile her karşılaşmasında histamin adı verilen madde otomatik olarak üretilir. Kişi ne kadar çok alerjen ile karşılaşırsa vücudun buna vereceği tepki yani salgılanan histamin de o kadar fazla olur.

Alerji Nezle ile Karıştırılmamalıdır

Alerji toplumun %10-%25 ini etkileyen bir hastalıktır. Burun akıntısı, hapşırma, gözlerde yaşarmanın yanı sıra, burun tıkanıklığına da neden olduğundan geceleri uyku kalitesinin düşmesine neden olabilmektedir. Burun tıkanıklığı aynı zamanda gözaltlarında oluşan morluklara neden olmaktadır.

Alerjisi olan kişilerde sinüzit, orta kulak enfeksiyonları ve astım gibi hastalıklar daha sık görülürler. Alerjiye bağlı burun akıntısı ile solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı ortaya çıkan burun akıntıları başlangıçta bazen karıştırılabilmektedir.

Alerjik akıntılar sırasında kişide ateş olmaz ve kişi çoğunlukla kendini iyi hisseder. Halsizlik burun tıkanıklığının verdiği uyku sıkıntısına bağlıdır ancak hiçbir zaman bir solunum yolu enfeksiyonunda görülen kadar olmaz.

Ev Tozu ve Ağaç Polenleri Alerji Nedeni

Ağaç polenleri daha çok Mayıs-Haziran ayında, çimen polenleri ise Temmuz-Ağustos ve yabani ot polenleri ise Eylül-Ekim aylarında problem oluşturmaktadırlar. Tüm yıla yayılan alerji nedenleri sıklıkla ev tozu, küf ve ev hayvanlarına bağlıdır.

Polen yoğunluğu en fazla Mayıs-Haziran aylarındadır. İklim koşullarına bağlı olarak Nisan ortası ve Temmuz ortasına kadar da bu yoğunluk uzayabilir. Polen alerjisi olan birinin kapalı ortamda çalışması ile serada çalışması veya günün çoğunu açık alanlarda geçirmesi ile evde veya işte geçirmesi farklı sonuçlar doğurmaktadır.

Polen yoğunluğu, hava yağmurlu ise daha az, rüzgarlı ve güneşli ise daha fazladır. Sabah saatleri de polen yoğunluğunun fazla olduğu zamanlardır. Alerjisi fazla olan kişiler rüzgarlı ve güneşli günlerde dışarıda fazla kalmamalı, bu süre içinde de gözleri gözlük takarak ve mümkünse ağzını burnunu kapatarak dolaşmalıdır.

Eve geldiğinde kıyafetlerini başka bir odada çıkarmalı ve saçlarda çok polen biriktiğinden tercihen saçlarını ve mümkünse duş alarak tüm vücudundaki polenleri en aza indirmelidir. Polenin fazla olduğu aylarda ev ve özellikle yatılan oda kısa süreli havalandırılmalıdır.

En güzel korunma şekli alerjenden kaçınmadır ancak bu her zaman sağlanamamakta ve yeterli olmamaktadır. Alerjenden kaçınma yetersiz kaldığı zamanlarda ilaç tedavisi gerekmektedir.

Her hastanın alerjene verdiği reaksiyon farklı olduğundan ve alerjen yoğunluğu günden güne değişebildiğinden dolayı her hastada, hatta her gün için farklı tedaviler uygulanmaktadır.

Burun akıntısı ve tıkanıklığı fazla olan bir hastaya öncelikle burun içi kullanılan kortizon veya antihistaminik dediğimiz histamin salınımını engelleyen spreyler verilmesi daha doğru olacaktır.

Burun spreyi ile yeterli sonuç alınamayan veya gözde kaşıntı gibi vücudun başka bölgelerinde de sorunu olan hastalarda antihistaminik denilen haplar kullanılabilir. Bazen tüm bu ilaçlara rağmen hastaların şikayetleri devam edebilmektedir. Böyle durumlarda ağızdan ikinci bir alerji ilacı verilebilir.

Tüm ilaçların birden başlanması yerine ilaçların teker teker verilerek hastadaki etkinliğinin gözlenmesi daha doğrudur. Böylelikle gereksiz yere fazladan ilaç kullanımının önüne geçilmiş olunur.

Tüm bu tedavilere rağmen hastada şiddetli alerji bulguları devam ediyorsa, kortizon iğneler de uygulanabilmektedir. Fakat kortizon iğne her zaman son çare olarak düşünülmeli ve hastaya ilaç hakkında yeterli bilgilendirme yapılmalıdır.

Bu iğnelerin en önemli sakıncası böbrek üstü bezlerini baskılayarak hormon dengelerinde bozulmaya neden olmasıdır.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Öne çıkan haberler