Cumartesi, Ekim 23, 2021

Suba Kimya Kurucusu Kenan Bayraktar ile Söyleşi

Suba Kimya Kurucusu Sayın Kenan Bayraktar ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Bayraktar, firmasının Türkiye’de ilklere imza atan çalışmalarını ve geliştirdikleri ürünler ile ilgili detayları bizlerle paylaştı.

Kenan Bayraktar
Kenan Bayraktar

Okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve sektördeki profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Üniversite sonrası New York, ABD’ye giderek ekonomi alanında master yaptım.

İlk iş hayatına ABD’de başladım. KISKA Construction USA’da mühendis olarak 3 yıl çalıştım. Askerlik görevi için 1993 sonunda Türkiye’ye kesin dönüş yaparak İstanbul’a yerleştim.

Arkadaşlarım ile kurduğumuz bilgisayar yazılım ve donanım firmasının başına geçtim. Ortak olduğum InterActive Bilgisayar A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlüğü’nü yaptım. Daha sonra 3 yıl ALSA Tesisat Ltd. Şti.’de Genel Müdür olarak çalıştım.

Kimya sektörüne 2003 yılında MOBEL Kimya Ltd. Şti.’de Genel Müdür Yardımcılığı yaparak başladım. 2009 yılında SUBA Kimya Ltd. Şti. kurarak kendi firmamda çalışmaya devam ettim.

SUBA Kimya’nın kuruluşundan bugüne gelişim sürecinizden bahsedebilir misiniz?

2009 yılında su bazlı alkid reçine üretimi için İstanbul Deri Sanayisi’nde bir reaktör ve mikser ile üretime başladık. Su bazlı alkid, akrilik modifiye hibrid alkid ve polyester reçine üretimi ile faaliyetimize devam ettik. Proje bazlı özel boyalar ve vernikler de üreterek sektörün ihtiyacı olan düşük VOC içerikli ürünlerin satışını gerçekleştirdik.

Kurulduğumuz günden bu yana Türkiye’de üretimi olmayan yenilikçi ürünlere odaklandık. Ağırlıklı olarak ithal edilen reçine ve boyaların yerli alternatiflerini üretmeye çalıştık. Su bazlı, alkid esaslı metal astar ve sonkat boyalar konusunda sektöre liderlik ettik.

2017 yılında ASAL Kimya’dan Atilla Asal ile bir ortaklık gerçekleştirerek güç birliği yaptık. Kapasite arttırılması ile alkid ve polimer sentez ürünler geliştirildik. Bu süreçte önemli büyük projelerde ürünlerimiz ile yer aldık.

Boya sektörüne sunduğunuz ürün gruplarınız nelerdir? Çalışmalarınız ve hizmetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Su bazlı alkid konusunda 10 yılı aşkın bir süredir sektörde birçok firma ile çalışmaktayız. Su bazlı alkid üretiminde en önemli kriter hızlı kuruma süresi ve uzun raf ömrünü sağlamaktır. Bu konuda yabancı rakiplerimize göre bile başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz.

Alkidlerin metal üzeri uygulama performansları uzun yıllardır bilinen bir özelliğidir. Biz mevcut solvent bazlı alkid performansını yanıcı parlayıcı olmayan, çevreci ve düşük VOC içeren su bazlı alkid ile sektöre kazandırdık.

“Kurulduğumuz günden bu yana Türkiye’de üretimi olmayan yenilikçi ürünlere odaklandık.”

Su bazlı alkid ile başlayan üretimimiz sektörün taleplerine göre geliştirildi. Türkiye’de ilk su bazlı akrilik-alkid hibrid reçine ve su bazlı polyester reçine üretimini ve satışını gerçekleştirdik.

Akrilik-Alkid hibrid reçine hem akrilik hem de alkid özelliklerini içeren, birçok yüzeye mükemmel yapışan, ahşap, metal ve duvar uygulamalarında kullanılabilen bir reçinedir. Polyester reçine ile fırın sistem 120-180°C’lerde kürlenen boya ve vernikler yapılmaktadır.

Ürettiğimiz reçineler için müşterilerimize özel formülasyon desteği vererek, onların sorunsuz üretim yapmaları için her türlü bilgi paylaşımı yapmaktayız.

Düşük VOC boya ve vernik üretimi için değişik uygulama alanlarına göre çözüm üretmekteyiz. Ürünlerimiz; metal astar ve boyalar, ahşap mobilya grubu ürünler ve dekoratif boyalar için uygun olup, bu alanlarda çevreci çözümler üretmeye uygundur.

Kurulduğumuz günden beri su bazlı çevreci ürünlere odaklandık. İnsanımızın ve çevremizin zararlı solventlere en az şekilde maruz kalmaları için çalışmalar yürütmekteyiz. Solvent bazlı ürünlere alternatifler geliştirdik. Solvent bazlı ürünlerin performans ve fiyat avantajlarını yakalamaya çalıştık.

Çalışmalarımızı erişilebilirliği olan hammaddeler üzerinden yürütmeye çalışıyoruz. Biz sürekli gelişim odaklı çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz reçinelerin yüksek dayanımı olması, kolay uygulanabilir olması, taşıma ve uygulama güvenliği olması bizim için önemli kriterlerdir. Ürün kalitemiz ve standart üretim konusunda son derece hassas çalışmaya gayret ediyoruz.

İhracat faaliyetlerinizden bahseder misin?

İhracatımız ağırlıklı olarak komşu ülkeler, Türki Cumhuriyetler ve Kuzey Afrika ülkelerine oluyor. Son yıllarda Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna pazarlarında hareketlilik başladı. Bu ülkelerde su bazlı endüstriyel ürünlere talep arttıkça bizim de ihracat şansımız artıyor. İhracatın ülkemiz için ne kadar önemli olduğu bilinci içerisindeyiz.

Yeni teknolojik trendler kapsamında projeleriniz ve inovatif çalışmalarınız nelerdir?

Sürekli yeni teknolojileri takip etmekteyiz. Özellikle hibrid bağlayıcılar konusunda sektörde güzel gelişmeler oluyor. Su bazlı ürünlerin performansları solvent bazlıları yakaladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Fiyat olarak fark tam kapanmasa da sağladıkları çevresel avantajları bakımından kullanımları her geçen gün artıyor.

“Türkiye’de ilk su bazlı akrilik-alkid hibrid reçine ve su bazlı polyester reçine üretimini ve satışını gerçekleştirdik.”

İnovatif anlamda sürekli bir çalışma içerisindeyiz. Bu çalışmalar kolay olmuyor. Son zamanlarda ortaya çıkan hammadde sıkıntıları bizim de yeni ürünler geliştirme süreçlerimizi etkiledi. Çalışmalarımız sonlanmadan açıklamak doğru olmaz fakat çok özel ürünler üzerinde çalışmalarımızı sürdürdüğümüzü söyleyebilirim.

Son yıllarda gelişen “Yeşil üretim” anlayışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizler kurulduğumuz günden beri hem üretim sürecinde hem de geliştirdiğimiz ürünler bakımında hep yeşil bir yaklaşım içerisindeyiz. Sloganımız “Doğa ile dost ürünler” olmuştur. Tabi sektör itibari ile çok çevreci sayılmayız.

Mevcut solvent bazlı ürünlerin insan sağlığı ve çevreye verdiği zararlar biliniyor. Amacımız her zaman zararı minimize etmek oldu. Aynı zamanda yüksek performanslı “Zero VOC” ürün geliştirmek ve karbon salınımını minimize etmek üzere çalışmalar da yürütmekteyiz.

Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde diğer alanlarda gelişmeler olmasına rağmen VOC ile ilgili regülasyonlarında boya faslı henüz açılmadı. Bu faslın açılması ile su bazlı ürünlerin kullanımları artacaktır. LEED sertifikalı yapıların metal boru ve profillerinin boyanması konusunda Avrupa Birliği standartlarının altında VOC içeriği boya ve astarlar üretiminde bizim reçinelerimiz kullanılmakta.

Sürdürülebilirlik çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Sürdürülebilirlik olmazsa olmazımız. Ürün çeşitliliğimizin devamını sağlarken gelecek nesilleri de düşünmemiz gerekiyor. Geri dönüştürülmüş PET şişelerden alkid üretimi için çalışmalarımız oldu.

Önümüzdeki günlerde bu çalışmamıza hız vermek istiyoruz. Bio bazlı ürünler kullanımı ve çevreye en az zarar verebilecek hammadde seçimlerinde hassasiyet gösteriyoruz. Bu konulardaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Amacımız bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek nesilleri de düşünerek atıklar ve geri dönüşüm konularında elimizden geleni yapmak.

Ar-Ge alanında çalışan gençlere önerileriniz nelerdir? Ve eklemek istedikleriniz …

Ülkemiz kimya alanında çok geri. Bunun en önemli sebebi üniversite sanayi iş birliğinin olmaması. Bu konuda yetkililerin ciddi adımlar atmasını gönülden istiyorum. Özellikle boya teknolojileri konusunda sanayicimiz kendi imkanları ile, yabancı firmaların önerdiği reçeteleri kullanarak bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Üniversite hocalarımız ise sanayi ürünlerinin çok ötesinde teorik çalışmalarla tezlerini yazıyor. İthalatı yapılan kimya ürünlerinin birçoğunun yerel olarak üretilmemesi için bir sebep yok.

Ayrıca yerli üreticilerimiz yeni geliştirdiği bir ürünün denemelerini yaptırmak istiyorsa lütfen bu konuda ilgi gösterelim ve ürün geliştirme sürecine destek verelim. Yerli üretimi geliştirmenin yolu birbirimize yardımcı olmaktan geçiyor.

akrilik

Sektörde çalışan kimya mühendisleri arkadaşlarımızın araştırma ve geliştirme konusuna karşı tutumlarını çok yetersiz buluyorum. Yeniliklere açık değiller. Az okuyorlar yeteri kadar araştırma yapmıyorlar. Denemekten korkuyorlar. Meraklı değiller. Oysa yapılacak çok iş var.

Çok çalışmalıyız. Merak edip, sorgulayarak araştırıp, bıkmadan denemeler yaparak ülkemize faydalı birer birey olabilirler.