Pandemi Döneminde Çocuklarda Eğitim Süreci Nasıl Yönetilecek?

23 Eylül 2020

Uzman Klinik Psikolog Nuran Günana ile gerçekleştirdiğimiz röportajda çocukların pandemi dönemindeki eğitim sürecinin nasıl yönetileceği konusuna değindik. Günana, bu süreci yönetirken dikkat edilecek noktalar ile ilgili önemli bilgiler aktardı ve görüşlerini paylaştı.

Nuran Günana

Nuran Günana

Corona virüsü ile mücadele sürecinde çocukların içinde bulunduğu psikolojik durum pedagojik açıdan nasıl tanımlanıyor?

Çok açık ki bu dönem hepimiz için beklenmedik bir dönem oldu. Özellikle de çocuklar için yıkıcı etkileri daha fazla, çünkü yaşamlarında çok büyük bir değişiklikler meydana geldi ve bununla başa çıkmak zorunda kaldılar. Çocukların endişe, kaygı ve korku hissetme olasılıkları yetişkinlerin hissettikleriyle aynı oranda veya daha fazladır. Bunun nedeni, çocuklar yetişkinler kadar kaygı ve korkularını yönetme konusunda becerikli değillerdir.

Daha çok yetişkinlerin bu korku ve kaygıyla nasıl başa çıktıklarını görerek onlar da kendi korku ve kaygılarıyla başa çıkmayı öğrenirler. Bu durumda, yetişkinler ne kadar kaygılıysa onlar da o derece kaygılı olacaklardır. Üstelik çocuklara bu dönemde ebeveynlerine veya sevdikleri kişilerin başına kötü bir şey geleceği korkusu da eklenir. Çocukların ruhsal ve zihinsel iyi oluşları ailelerinin ne kadar yaratıcı şekilde üretken oldukları ve sorunlar karşısında çözüm üretme kabiliyetlerine bağlıdır.

Bu süreçte ebeveynler nasıl bir tutum içinde olmalılar ve nasıl davranmalılar?

Bazı çocuklar yaşamlarında meydana gelen değişiklere hemen ayak uydurabilirken, bazı çocuklar ise değişimlere çok zor adapte olurlar. Bunun sebebi, ailelerin çocuklarına bu süreçte nasıl rol model olduklarına ve stres faktörleri ile etkili bir şekilde nasıl başa çıkabildiklerine bağlıdır. Ailenin iyi oluşu ve ruhsal sağlamlığı da önemli bir konudur. Ailelerin kendi stres faktörleri ile nasıl başa çıkabilecekleri konusunda psikolojik destek almaları veya çeşitli okumalar yapmaları gerekir. Bu konuda son zamanlarda hastaneler ve çeşitli sağlık kuruluşları yoğun bir şekilde hizmet vermektedir. Ailelerin yaşadıkları sıkıntılar konusunda bu gibi kurum ve kuruluşlardan yardım talep etmeleri hem kendi sağlıkları hem de çocuklarının sağlıkları açısından önemli yer tutar.

“Ailelerin gerekli koşulları nasıl sağlayabileceği ile ilgili plan yapması, günlük rutin oluşturması ve psikolojik olarak da destekleyici olmaları bu sürecin daha rahat atlatılmasını sağlayacaktır.”

 

Çocuklar, uzaktan eğitimi geçtiğimiz mart ayından itibaren deneyimlediler. Bu yeni sürece adapte olmalarını kolaylaştıracak ne tür özel eğitimler ve pedagojik destek çalışmaları yapılabilir?

Koronavirüsün hayatımıza hızla girmesi bazı sistemsel düzenlemeler de yapılmasını gerektirdi. Bunlardan birisi de eğitim sistemindeki yeni düzenlemeler. Bu konuda önemli olan yine öncelikle ailenin sağladığı destek olacaktır. Ailelerin gerekli koşulları nasıl sağlayabileceği ile ilgili plan yapması, günlük rutin oluşturması ve psikolojik olarak da destekleyici olmaları bu sürecin daha rahat atlatılmasını sağlayacaktır.

Bu durum kimi aileler için zorlu bir süreç olarak görünse de işin olumlu tarafından bakmak önemli olacaktır. Bu süre zarfında çocukla birlikte düzenli bir ev programı oluşturmak, çalışma ortamı oluşturmak, onları motive etmek ve ödüllendirmek gibi destekleyici bir ortam oluşturmak önemli ve faydalı bir adım olacaktır. Okul ortamından uzak kalmak ve yeni sisteme alışmak çoğu çocuk için kaygı verici olabilir. Kaygılarını yönetebilmek açısından çocuklarla duygu ve düşünceleri hakkında konuşarak aklına takılan soruları cevaplamak hem sağlıklı bir iletişim alanı yaratacak hem de onları rahatlamalarını sağlayacaktır.

çocuklarda eğitim

Uzaktan eğitim sürecinin dijital dünya ile yakından ilgili olan Z Kuşağına sağladığı avantajlar ve dezavantajlar nelerdir?

Herkesin bildiği üzere uzaktan eğitim eğitmen ve öğrencinin birbirlerinden farklı yerlerde olmalarına rağmen eş zamanlı iletişim kurabildikleri ve öğrenmenin gerçekleştiği bir süreçtir. Bunun birçok avantajı olduğu gibi dezavantajları da vardır. Okul ortamında fiziksel olarak bulunamayan çocukların bir şekilde eğitimden faydalanmaları için ve eğitime ara verilmesi nedeniyle ortaya çıkacak olan sorunları engelleyebilmek açısından birçok avantajı vardır. Bunun yanında riskleri de barındırmaktadır.

Okul ortamı çocukların akranlarıyla birlikte zaman zaman geçirdikleri ve etkileşimde bulundukları sosyalleşme mekanıdır. Dolayısıyla uzaktan eğitim çocukların akranlarıyla iletişim kurma, sosyalleşme, oyun oynama, ev dışındaki psikolojik ihtiyaçlarını giderebildikleri bir ortam sağlamaz. Diğer yandan, öğretmen öğrenci etkileşimini olumsuz yönde etkiler. Çocuklar için olumsuz yönlerin giderilmesi açısından ve tehlikeli sonuçlanan teknoloji bağımlılığının gelişmemesi açısından evde ebeveynlere büyük görevler düşmektedir. Ayrıca, bu dönemde ebeveynlerin yaşadıkları zorlukları, akıllarına takılanları ve ihtiyaçlarının ne olduğuna dair okullarla iş birliği içinde hareket etmelerinde fayda var.

Bir aylık bir uzaktan eğitimden sonra okullara dönülmesi öngörülüyor. Bu geçiş sürecinde öğretmenlerin ve ebeveynlerin çocuklara karşı tutum ve davranışları nasıl olmalıdır?

Genel olarak bakıldığında çocukların okula gitmeye istekli oldukları gözlemleniyor. Bu süreçte çocukların ruh sağlığını korumak amaçlı ebeveynlerin ve öğretmenlerin desteği çok önemli olacaktır. Ebeveynlerin yapmaları gereken çocukların endişe ve korkularını anlayıp onlara bunun normal olduğunu göstermeleri gerekir. Ebeveynlerin pandemi süreci uzaktan eğitim sisteminde korudukları düzeni korumalarında ve okul açıldıktan sonra da aynı desteği vermelerinde fayda vardır.

Çocukların bu süreçte, yaygın olarak yaşadığı psikolojik sorunlar nelerdir?

Her çocuğun yaşadığı sıkıntı düzeyi ve bu sıkıntılarla baş etme becerileri farklıdır. Pandemi süreci çocukların ruh sağlığını olumsuz yönde etkilemiştir. Çocuklarda bu süreçte en sık gözlemlenen sorunlardan biri kaygı bozukluğudur. Yani kaygı bozukluğunun belirtileri çocuğun huzursuz, gergin, odaklanmakta zorluk çekmesi, dikkat dağınıklığı, kolay sinirlenmesi ve öfke problemleri yaşamasıdır. Çocukların yaşadığı bu yeni uzaktan eğitim sürecinin ardından tekrar okula başlayacak olmaları da kaygı ve endişe yaratabilir. Bu konuda ebeveynlerin okula gönderme konusundaki endişelerini çocuğa yansıtmamaları önemlidir. Sürekli olarak çocuğa okulda dikkat etmelisin, sürekli ellerini yıkamalısın söylemleri çocuklarda farklı korku ve takıntılara neden olabilir. Ayrıca akademik başarıda düşüşe neden olabilir. Bu sebeple söylemlere ve davranışlara dikkat etmek gerekir.

Pandemi sonrası ortaya çıkan “yeni dünya düzeni” hayatımızı her yönden etkileyecek. Bu yeni dünya, pedagojik yaklaşımları nasıl etkileyecek? Bu alana ve eğitim anlayışına yeni yorumlar getirecek mi?

Pandemi sonrası yeni düzen ile tüm bilimler ve sistemlerin etkileneceği kesin. Şimdiden birçok alışık olmadığımız durumlarla karşılaştık. Eğitim sistemi de bunlardan birisi olacaktır. Eğitim sisteminde yeni inovasyonlara ihtiyaç duyulacaktır. Eğitimdeki eşitsizliğin yaşanması da yeni düzenin getirdiği olumsuz etkilerden biridir. Bir diğeri ise eğitimin online olması ikili ilişkilerde ve iletişim konusunda sorunlara neden olabileceği. Bununla birlikte elbette birçok olumlu yön de sağlayacağı kesin. Bu dönemde yaşanan dijital dönüşüm ve değişen eğitim ve sınav sistemi çocukların öz-düzenleme becerilerinin gelişimine katkı sağlayabilir. Ayrıca, eğitime her yerden ulaşabilme özgürlüğü de katacaktır.