Proil Oleo Genel Müdürü Nural Evin ile Söyleşi

15 Şubat 2021

Proil Oleo firmasının Genel Müdürü Sayın Nural Evin ile firmanın kuruluş amacına ve faaliyet alanlarına değindiğimiz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Aynı zamanda Evin bizlere firmanın pandemi sürecinde almış olduğu aksiyonlardan bahsetti.

Nural Evin

Nural Evin

Okurlarımıza kendinizden, profesyonel geçmişinizden bahseder misiniz?

1970 Ordu doğumluyum. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümü’nden mezun oldum. Sonrasında Alemdar Kimya da 19 yıl, Kalite Kontrol, Ar-Ge ve Yönetim Sistemleri Müdürlükleri yaptım. Alemdar Kimya’nın Cargill’e satış aşamasında May Group bünyesine katıldım. 5 yıl boyunca Üretim ve Operasyon Direktörlüğü kademesinde görev aldım. 3 yıldır da Proil’de Genel Müdür olarak görevime devam etmekteyim.

Çalışma hayatım boyunca çok geniş kaynağı olan bitkisel yağlar (palm, tohum, koko, çekirdek kaynaklı), yağ asitleri, esterler, amidler, gliserin, margarin, emülgatörler gibi oleokimyasalların üretilmesi, kalite kontrolü, ürün geliştirmesi ve tesis kurulumlarında teknik departmanlarda aktif görev aldım.

Şirketinizin kuruluş amacı nedir?

Proil’in kuruluşunda sürdürülebilir, biodegradable, çevre ve insan sağlığı için en ufak bir risk taşımayacak, katma değeri yüksek, stratejik ürünlerin üretilmesinde öncü olmak amaçlanmıştır. Firmamız ülkemizde üretilmeyen, Know How gerekliliği olan ithal ürünlere bağımlılığı azaltmak ve ithal ürünler ile rekabetçi olabilmek için çalışmalarını bu yönde yoğunlaştırmıştır ve hali hazırda ithal edilen 6 ürünü ülkemizde üreterek hem sanayimizin güçlenmesini sağlamaktayız hem de dışa bağımlılığı azaltmaktayız.

Kuruluşumuzun en büyük motivasyonlarından biri de kardeş kuruluşumuz olan Petroyağ’ın Türkiye ve dış pazarda sanayinin ihtiyaç duyduğu proses kolaylaştırıcı endüstriyel yağların bitkisel muadillerini tasarlamak ve geliştirmekti. Bu doğrultuda her geçen gün yeni sektörlerde özel tasarımlı ürünlerin üretimine yönelik çalışmalarımız hızla sürmektedir. Bu faaliyetlerimizde yerli hammaddelerin ve girdilerin kullanımına da ağrılık veriyoruz. Firmanın yerli girdi oranı her geçen gün artarken, yerli ürün satışı/ithal ürün satışı oranımız da paralel olarak artmaktadır.

Ürün çeşitleriniz nelerdir ve hangi sektörlere hizmet vermektesiniz?

Proil gıda sektörü ile yoğun çalışmaktadır. Ekmek hamurunun bıçaklarında proses yağı olarak kullanılan Kesart yağında BROİL markası ile ülkemizde ve yurt dışında pek çok ülkede ilk sırada yer almaktadır. Gıda alanında bu ürüne ilave olarak, kek üretiminde ilk başarılı sonuç veren yerli tava yağını ürettik. Yine şeker kaplamalı sakızlarda bant yağlayıcı yağların üretimini yapmaktayız. Yine gıda endüstrisinde, esans, renk pigment çözücü ester bazlı ürünlerin üretimi yapılmaktadır.

Gıda ile temas eden proses yağlayıcı ürünlerin üretimi ve satışı yapılmaktadır, bunlara örnek olarak alüminyum kapların ve streç filmlerin üretilmesinde kullanılan yağları verebiliriz.

Kozmetik sektöründe, yağlayıcı, çözücü esterlerin üretimi ve satışını yapmaktayız.

Veteriner İlaç sektörüne çözücü yağların üretiminde öncü olduğumuzu ve bu alanda ihracatta çevre ülkeler ile ihracat potansiyelinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

Ar-Ge’ye bakış açınız nedir? Firmanızda gerçekleştirdiğiniz Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Ar-Ge, bizim amaç ve hedeflerimize ulaşmada en büyük desteği veren departmanlarımızdan biridir. İnovatif ürünleri pazara sunabilmek için tecrübeli, eğitimli iş gücüne ve sağlam alt yapıya ihtiyaç olduğu aşikardır. Bu sebeple Petroyağ bünyesinde 2017 yılında Sanayi Bakanlığı onaylı sektöründe ilk Ar-Ge merkezi kuruldu. Ar-Ge merkezimizde 23 personelimiz var. Bu arkadaşlarımızdan biri doktora mezunu ve 7’si yüksek lisans mezunudur. Arkadaşlarımızı ayrıca şirket olarak akademik çalışmalar için teşvik etmekteyiz. TÜBİTAK ve Avrupa Birliği Projeleri ile devam eden çalışmaları olan merkezimizin, personel sayısı her geçen gün artırılmaktadır. Hatta pandemi döneminde kadrolarımıza, 5 yeni arkadaşımız katıldı.

Ar-Ge çalışmalarımızda Sanayi-Üniversite-Özel Sektör üçgenini yurt dışında olduğu gibi kullanıp daha verimli hale getirmek istiyoruz. Projelerimizin, ticarete dönüşme oranını sık periyotta takip edip, verimliliğini geliştirmeye yönelik her türlü aksiyonun da alındığını söyleyebiliriz.

Yeni ürünlerin piyasaya çıkarılmasındaki zorluklar nelerdir?

Yeni ürünü pazara sokmak için insan ve tesis yatırımları şarttır. Özellikle inovatif ürünler üretiliyorsa tedarik kaynağı, teknoloji, Pazar büyüklüğü, rakip analizi çok önem kazanmaktadır. Hele ki; yapılan bir araştırma sonucuna göre yalnızca ürünlerin %10’unun üç yıl sonra hala piyasada ve hala karlı olduğunu göstermekte olduğu paylaşılmışken. Bu bakımdan yeni ürün çalışması öncesinde çok iyi bir fizibilitenin yapılmış olması şarttır.

Bir diğer konu ülkemizde yerli üretimin çok stratejik bir konu olduğu söylemlerine karşılık, sanayide bu konuda elini taşın altına almada bir çekince ve isteksizlik maalesef gördüğümüz ve yaşadığımız bir gerçektir. Firmaların satınalma departmanları Ar-Ge ve yönetimleri yeni yerli ürünlerin kullanılmasında ikna eder pozisyondadır.

Görülen o dur ki; yerli ürünün kullanımı için düşük fiyat ve uzun vade karşımıza koşul olarak çıkabilmektedir. Yerli ürünleri alternatif olarak görmekten ziyade ana tedarik ürünü olarak algılamaya yönelik bir bakış açısı geliştirmemizin şart olduğu düşüncesindeyim. Bunu başardığımızda yeni ürün geliştirmede yerli üreticilerimiz çok daha atılımcı, istekli ve gayretli olacaktır.

Dünya bir anda pandemi sürecine girdi. Peki firmanızda bu beklenmedik durum karşısında hangi aksiyonlar alındı? Bu süreç nasıl ilerledi?

Proil olarak Pandemi dönemine biz yatırım ile girdik. Geliştirdiğimiz yeni ürünlerin üretiminde özel alt yapı gerekliliğinin olması, artan satış hacmimiz, standartlara uygun alanların ve ekipmanların oluşturulması için Petroyağ ile aynı çatı altında Gebze’deyken Köseköy’e taşınmamızı gerçekleştirdik. Ağustos ayında Köseköy’de kurulan fabrikamızı devreye aldık. Yasal izinler ile ISO 9000, 1400, 45001, 22000 standartlarını aldık. Pladis in denetimini başarı ile geçtik.

Tüm bu çalışmaları, pandemi döneminde alınması zorunlu tedbirler ile gerçekleştirdik. Önlemleri almada vakit kaybetmeden harekete geçtik. Koşullarının belirlenmesinde tüm çalışma arkadaşlarımız ile iletişimi çok sıkı tutarak gönüllü katılımlarını sağladık. Kendimizi güvence altına almak adına gerekli adımları attık. Bunları 4 ana başlıkta topladık; Sağlığımız, Güvenliğimiz, Birlikteliğimiz ve Güvencemiz, Geleceğimiz… Bu saydıklarımız firma çalışanlarımız tarafından çok benimsendi ve başarı ile uygulandı. Başarımızdaki en değerli kaynak anlayış ve birliktelikti.

Ticari faaliyetlerimize yönelik; ihtiyaçlarımız saptadık ve tedarik zinciri yönetimine çok önem verdik. Tüm alternatiflerimizi değerlendirme, standardize etmeye özen gösterdik. Müşterilerimiz ile çok sıkı iletişim kurarak, finansımızı da iyi yöneterek stok seviyemizi düşük tutmadık, optimize ettik. Yeni ürünlerimizde müşterilerimize tedariklerinde sıkıntı yaşamayacaklarının güvencesini verdik. Ticari faaliyetlerimiz iş ortaklıkları ve iş birlikleri ile güçlendirdik.

Proil

Dijital alt yapımız sayesinde uzaktan çalışma opsiyonunu, imkanı olan departmanlarımızda uyguladık. Teknik personelimiz dönüşümlü çalışmaya geçti. Sosyal alanlarımızın kullanımında düzenlemeler yaptık.

Pandemi döneminde kadromuza yeni deneyimli arkadaşlarımız katıldı ve eğitime her zamankinden fazla ağırlık verdik.

 

Detaylı bilgi için; http://www.proiloleo.com/?utm=Turkchem-roportaj-2021